Ana içeriğe atla

26- KKTC müzakere ve FETÖ örgütü 04.08.2016, Milliyet Gazetesi

Temmuz ayını bitirip Ağustos ayına geldik. 2016 yılını Kıbrıs sorununun çözüm yılı olarak görüyoruz. Yıl sonu olarak belirlediğimiz çözüme beş ay kaldı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı ‘2016 yılı çözüm yılıdır’ demektedir. Sayın Akıncı’nın söyleminden yola çıkarak iddialı bir giriş cümlesi ile yazıma başladım. Neden olmasın, belki gerçekten 2016 bir federasyon modelli çözüm için son yıldır. Sayın Akıncı, 2016 yıl sonunu çözüm tarihi vermesinde gerekçeleri vardı. Bunlar, Amerika Birleşik Devletleri’nde başkanlık seçimi ve yeni başkan yeni gündemi, Güney Kıbrıs’ta yaklaşan seçimler ve seçime yönelik söylemler, Birleşmiş Milletler diplomatlarının görev sürelerinin sonra ermesi ve yeni diplomatların gelmesidir. Böyle kırk yılı aşkın bir süredir devam eden sorun ve görüşmelerde devamlılık esastır. Sayın Akıncı da haklı olarak seçildiği günden itibaren hızla ve gayretle devam ettirdiği görüşmelerin olumlu sonuçlanmasını istiyor. Temmuz ayındaki son görüşmenin ardından Ağustos sonuna kadar görüşmelere ara verildi. Sayın Akıncı her görüşme sonrası basın açıklamasında olumlu mesajlar vererek sürecin başarıyla devam ettiğini ve çözüme adım adım yaklaşıldığını söylüyor. Sayın Akıncı’nın bu olumlu müzakere metoduna karşılık Güney Kıbrıs’ın tavrını yazmak sağır Sultana laf anlatmaya benzemektedir. Onun için Cumhurbaşkanı Akıncı’nın basın toplantısındaki bir sözü ile konuyu özetleyelim: “Zorluklar vardır ama zorluklar aşılmak içindir. Zorluklar karşılıklı anlayış ve politik iradeyle aşılabilir.”

15 Temmuz sonrası Güney Kıbrıs ve Yunanistan siyasi temsilcilerinin söylemleri göz önüne alındığında müzakere heyetimize GKRY ile olan görüşmelerini ‘güven iyidir, güvenmemek daha iyidir’ mantığı üzerine kurmalarını tavsiye ederim.

 

F tipi örgüt Kıbrıs ağı

KKTC’de F tipi örgüt yapılanması var mıdır? Var ise ne durumdadır? 15 Temmuz sonrası KKTC Bakanlar Kurulunun FETÖ terör örgütünü, terör örgütü listesine alması bir nevi KKTC’deki varlıklarını onayladı. Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Sayın Derya Kanbay’ın Anadolu Ajansı’na verdiği mülakatta da görüldüğü üzere KKTC’de FETÖ terör örgütü faaliyeti ve yapılanması var. Kanbay’ın, ‘Bu hain teşebbüsü gerçekleştiren yapının KKTC’de de uzantılarının bulunduğunu biliyoruz ve bunların bertaraf edilmesi, faaliyetlerinin yasaklanması için öteden beri KKTC hükümetiyle işbirliğimiz, çalışmalarımız var.’ şeklinde beyanı var. Bunun yanında KKTC Başbakanı Hüseyin Özgürgün de basına verdiği mülakatta ‘En küçük ihbar değerlendiriliyor’ şeklindeki açıklaması FETÖ örgütünün üzerine gideceğini gösteriyor. 15 Temmuz gecesi deşifre olan ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın ve Genel Kurmay Başkanının bile en yakınına giren bir örgüt olduğunu düşündüğümüzde Sayın Özgürgün’e ‘şüphe varsa, şüphe yoktur’ mantığı ile hareket etmesini tavsiye ederim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

125- Kuzey Kore ve ABD 14.06.2018, Milliyet Gazetesi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nde uluslararası ilişkiler-dış politika çalışan çevrelerin ve yayın kuruluşlarının ana gündemlerine konu olan üç ülke vardır: Rusya, İran ve Kuzey Kore. ABD’nin ‘ulusal güvenlik’ bağlamındaki dış politika yaklaşımının korkulu rüyası bu üç ülkedir. Üçünden gelebilecek nükleer saldırı tehdidi, ekonomik veya kültürel açıdan gelebilecek ve gelen reel saldırılardan daha önemlidir. ABD yapımı filmlerin ana konusu bu üç ülkedir. Hal böyle olunca geçtiğimiz aylarda “ABD ve Kuzey Kore Savaşın Eşiğinde” başlığıyla farklı yaklaşım ve bakış açılarıyla bolca haber olmuşlardır. ABD Başkanı Trump’ın aykırı devlet yönetme şeklide göz önüne alındığında eli kulağında ‘ABD, Kuzey Kore’yi vurur’ yaklaşımı yerini Trump ve Kim’in anlaşmasına bırakmıştır. İki lider geçtiğimiz salı günü Türkiye saatiyle 08:30 sularında Singapur’da bir ilk niteliğindeki görüşmelerinin ardından ortak bir metne imza atmışlardır. Trump anlaşma için “Çok kritik bir problemi çözmeye başladık. Anlaş...