Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mustafa Akıncı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

161- Beyaz Zambaklar Ülkesinde 14.02.2019, Milliyet Gazetesi

Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı “Federasyon iki devletli çözümünün alternatifi değildir. Statükonun alternatifidir.” diyor. Rum lider Nicos Anastasiadis ise “Akıncı’nın ‘siyasi eşitlik’ görüşü, ‘siyasi eşitsizlikle’ eşit.” diyor. AKEL Basın Sözcüsü Stefanos Stefanu ise “Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nicos Anastasiadis’in ‘bölünmeye göz yumduğunu’, Türk yetkililerin açıklamalarına sert bir muhalefet yapacağına federasyon fikrini destekler nitelikte “Bölünmeye göz açıp kapıyor.” diyor. Geçtiğimiz hafta Ankara ziyareti gerçekleştiren Yunanistan Başbakanı Aleksis Tsipras ise “Kıbrıs’ın kaynakları adadaki Türklere ve Rumlara ait” şeklindeki açıklamasıyla Cumhurbaşkanı Akıncı’nın ‘çözüm sonrası ortak zenginliğimiz’ diye betimlediği fikre destek oluyor. Rum Hükümet Sözcüsü Prodromos Prodromu da “Türk tarafı Guterres belgesiyle ilgili görüşmelerini yazılı olarak belirtmeli.” diyor. Okuduğunuz gibi koca koca adamlar farklı düşünce ve bakışlarla özelde Kıbrıs adası, genelde ise Doğu Akdeni...

159- Han ve Yolcu 31.01.2019, Milliyet Gazetesi

“Günlerden bir gün, zamanın ünlü bir bilgesi hükümdarın sarayının kapısına gelir. Muhafızların hiçbiri saygıları nedeniyle onu durdurmaya çalışmazlar. Bilge sonunda hükümdarın tahtında oturduğu odaya girer. Ziyaretçisini hemen tanıyan kral saygıyla ayağa kalkıp sorar: -         Ne istiyorsun? Sana nasıl yardım edebilirim? -         Bu handa uyuyacak bir yer istiyorum, cevabını verir bilge. -         Ama burası han değil ki! der kral hafif kızgınlıkla. Benim sarayım. -         Sorabilir miyim, senden önce bu sarayda kim yaşıyordu? -         Babam, ama o öldü. -         Ondan önce kim yaşıyordu? -         Büyükbabam. O da öldü. -         O zaman burası insanların kısa bir süreliğine gelip kaldığı, sonra da terk ed...

155- Hoş Geldin 2019 03.01.2019, Milliyet Gazetesi

Koskoca bir yılı geride bıraktık. Neşe, mutluluk ve hüzünlerin birbirinin içine girdiği koca bir yıl bitti gitti. 1 Ocak sabahı düşündüğümüzde 365 gün 52 hafta koskocaman bir yıl yeni umutların, yeni hayallerin, yeni hedeflerin yüklendiği bir takvim önümüzde başlamayı bekliyor. Peki bu takvim yılına başlamaya birey olarak biz hazır mıyız? Peki bizleri yöneten siyasiler ve sistem hazır mı? Malum bir yıl tek başına geçmez. Birbirine girmiş karmakarışık bir sistemdir. Zamanı dolduran, ayları yılları tüketen, hedefe vardıran ya da varamayan.    2018’in hayallerini planlarını düşündüğümüzde, nasıl geçtiğinin muhasebesini yaptığımızda 2019’un da nasıl geçeceği üç aşağı beş yukarı ortadadır. Bu düşünce ve fikirle de bu yılki plan, umut ve hayalleri reel politik kurallara göre inşa etsek çok da iyi yapmış oluruz. Örneğin kişisel hedeflerimizi, sağlık ve ekonomik sebepleri göz önüne alarak revize etmeli ve planlamalıyız. Nitekim düşüncede güzel olan her şey eylemde düşünüldüğü kadar ko...

148- Statüko 15.11.2018, Milliyet Gazetesi

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre süregelen düzenin korunması durumuna statüko denir. Statüko açık ve net bir şekilde tanımlanmıştır: Süregelen durumun korunması. *** Manidar bir toplantı tarihi, yeni açılan iki sınır kapısı ve akşamına Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın basın açıklaması... Cumhurbaşkanı Akıncı dönemi müzakerelerde akılda kalan en önemli olgu müzakerelere ve açıklamalara yüklenen anlam ve manalardır “Crans Montana Zirvesi”, “New York görüşmeleri”. Akıncı dönemi de yarım asırdır süregelen görüşmelere yüklenen anlam ve manalarla anılarak tarihin tozlu raflarında süresi geldiğinde yerini alacaktır. *** Cumhurbaşkanı Akıncı mevcut durumu statüko olarak tanımlamaktadır. “Statükonun devamı iki topluma zorluklar vermektedir.” demektedir. 1974’ün 20 Temmuz sabahı Kıbrıs adasına barış ve özgürlük gelmiştir. Kan ve gözyaşı durmuş, sınırlar çizilmiş ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne giden yol açılmıştır. 1974 öncesi düşünüldüğünde kötü günler; acılarla büyüyen bir nesil; yetim kalmı...

108- Afrin neyse Kıbrıs da odur 15.02.2018, Milliyet Gazetesi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı göreve başladığından itibaren yürüttüğü müzakereler sırasında sıkça ifade ettiği düşünce “Kıbrıs adasının yer altı ve yer üstü zenginlikleri çözüm sonrası ortak zenginliğimiz olacaktır.” dır. Bu ifadeyle müzakere sürecinde Sayın Akıncı, Rum lider Anastasiadis’e karşı tek taraflı yürüttükleri hidrokarbon çalışmalarını eleştirmek için diplomasi diliyle yanlışı dile getirmiştir. Ne yazık ki Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Kıbrıs adasında siyasi varlık olarak kendilerinden başkasını tanımadıkları için bu diplomasi dilinden ve incelikten hiçbir anlam çıkarmamışlardır. Geçtiğimiz yıl yaz aylarında Kıbrıs Konferansı niteliğindeki görüşmelerde masayı dağıtan ve yıkan taraf olarak uluslararası sistemde çözümsüzlüğü savunan ülke olmuştur. KKTC ve garantör ülkesi Türkiye uluslararası sistemde Annan Planında olduğu gibi Kıbrıs Konferansında çözümden ve iki devletli yönetimden yana olmuştur.   Türkiye’nin sınır güvenliğin...

107- Dört Ortaklı Hükümet 08.02.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz son dört beş ay Kıbrıs adası için seçim dönemiydi. Güneyde yapılan Başkanlık seçimlerinin galibi ikinci turda oyların %55,99’unu alarak yeniden Başkan seçilen Nicos Anastasiadis oldu. Kuzey Kıbrıs seçimlerinin galibiyse geçtiğimiz hükümetin büyük ortağı Ulusal Birlik Partisi (UBP) oldu. Fakat sandıktan birinci parti çıkan UBP, tek başına hükümet kurma sayısına erişemediği için şimdilik ana muhalefet partisi olarak Cumhuriyet Meclisi’nde yerini aldı. Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Halkın Partisi (HP), Demokrat Parti (DP) ve Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Sayın Tufan Erhürman Başbakanlığında dörtlü koalisyon hükümetini kurdular. Kıbrıs Türk seçmeni kampanya sürecindeki PR çalışmalarının etkisiyle ve genel değerlendirmesiyle Cumhuriyet Meclisi’nde çok partili bir yapıya onay verdi. Günümüz demokrasisi politik hesap ve oyunlar sayesinde çoğunluğun yerine azınlık küçük partilerin birleşerek geneli yönetmesine izin veriyor. Bu demokrasinin verdiği izinle dört parti ortak bir d...

85- Gerekçeli karar! 14.09.2017, Milliyet Gazetesi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Hüseyin Özgürgün’ün 21 Ağustos 2017 tarihli KKTC Cumhurbaşkanlığ’ına gönderdiği “Din İşleri Başkanı’nın görevden alınması” hakkındaki isteği, Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı tarafından 5 Eylül’de Cumhurbaşkanlığı sitesinde okuduğumuz yazıyla ilgili kişinin görevden alınması için “Bilgi ve belgelerle gerekçeli hale getirilmesi ve kimin önerildiğinin belirtilmesi” hususlarını dile getirerek ilgili isteği ‘ret’ etti. Yazının devamında Sayın Akıncı “Bu tür kurumların yönetimine ilişkin bir karar verirken güçlü dayanaklara sahip olunması gerektiği”ne vurgu yapmıştır. Din İşleri Başkanlığı gibi bir kurum çok özenle seçilmiş yöneticilerin olması gereken bir yapıdadır. İslam Dini yapısı itibariyle terörden uzak, barış ve hoşgörü dinidir.   Kamu vicdanı ve gerekçeli kararı Yasama, yürütme ve yargı güçler ayrılığı demokrasinin olmazsa olmazıdır. Bu üç güce ilaveten de basın dördüncü güç olarak değerlendirilmektedir. Bu dördüncü gücün köşe yaza...

70- Prens Anastasiadis 01.06.2017, Milliyet Gazetesi

Rum lider Anastasiadis’in pragmatist bir kimliğe sahip olduğunu, şahsi küçük olan çıkarı ve hırsları için yapmayacağı hiçbir şeyin olmadığını, yaklaşan seçimler sürecinde müzakerelerin bir yol almayacağını defalarca olduğu gibi geçen hafta da yazmıştım. Rum lider, seçime dönük tarzını her geçen gün arttırarak devam etmektedir. Bu pragmatist tavrını Kıbrıs adasının güneyinde yaşayan Rum halkı ve kuzeyde yaşayan Türk halkının ortak geleceği için değil, şahsi çıkar ve menfaati için kullanmaktadır. *** İtalyan Rönesans hareketinin önemli aktörlerinden birisi olan 1469-1527 yıllarında Floransa Cumhuriyeti’nde yaşayan devlet adamı, askeri stratejist, tarih ve politika biliminin kurucusu olan Niccolo Machiavelli’nin yazdığı ve “Makyavelist” düşüncenin temelini oluşturan Türkçe’ye de çevrilen “Prens” adlı eserinde bir hükümdarın saltanatını nasıl ayakta tutabileceği ve hükümdarlığını nasıl daha da güçlendireceğini anlatmıştır. Makyevel’e göre ahlaki ilkeler her özel durumun ihtiyaçlarına tamam...

66- Güvenlik politikaları üzerine 04.05.2017, Milliyet Gazetesi

Türk dış politikası dönem dönem farklı çizgiler üzerine kurulmaktadır. Cumhuriyetin ilk yılları dış politika yaklaşımımız kurucu iradenin ve Türkiye’yi kuran devrim ve reformları yapan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dış politika vizyonu üzerine kurulmuştur. Bu vizyon “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözleriyle çizdiği barış ve demokrasinin kurallarının benimsendiği insan hak ve özgürlüklerinin değerli olduğu bir vizyondur. Kurtuluş mücadelesinden Türk milleti yüzünün akıyla çıkmış; emperyalist devletlerin sömürü politikalarına kafa tutmuş, Haçlı zihniyetini mağlup etmiştir. Cumhuriyet ilan edilmiş, kurucu irade genç Türkiye Cumhuriyeti’ni uluslararası siyasette kabul ettirmiştir. Bu ortamda ‘aba altından sopa gösterir’ gibi ‘ülkemizde barış varsa, dünyada da barış vardır’ diyerek genç Cumhuriyet kendini dünya devletlerine saydırmıştır. Coğrafyasının zaman içerisinde kendine getirdiği zorlukları da kadim Türk milleti yaşamış, bu zorluklar içerisinde başta komşuları olmak üzere siyas...

61-Yolun sonu görünüyor… 30.03.2017, Milliyet Gazetesi

Bana ne yazdan bahardan Bana ne borandan kardan Aşağıdan yukarıdan Yolun sonu görünüyor   Dursun Ali Akınet’in “Görünüyor” şiirinin ilk kıtası. Musa Eroğlu başta olmak üzere Türk halk müziği okuyan ses sanatçılarının seslendirdiği güzel türkü ‘Yolun sonu görünüyor’dur. Ne de uygun değil mi Kıbrıs sorununda gelinen noktaya? *** Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı, 27 Mart tarihinde Türk Maarif Koleji Tarih ve Kültür kolunun “Kıbrıs Sorununun Dünü, Bugünü ve Yarını” isimli panelinde “Karar ve gerçekle yüzleşme zamanı geldi” diyerek son zamanlardaki reel politikaya en uygun ifadesini kullanmıştır. *** 20 aydır yaptığı anlamlı mücadele, kendisi için de sona yaklaşmıştır. Cumhurbaşkanı Sayın Akıncı’nın sağ duyusu, çözüme olan inancı 40 kusur yıldır gasp edilmiş, Kıbrıs Türk’ünün haklarını geri alma isteği ve arzusu Rum yönetiminin ucuz siyasi oyunları ve planları sayesinde hep yarım, hep arafta kalmıştır. Yine Sayın Akıncı’nın gayret ve iyimser yaklaşımına, ...

59-‘O Adam’ların hikayesi… 16.03.2017, Milliyet Gazetesi

KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın göstergeleri ve müzakere süreci hakkında geçen Perşembe bir yazı kaleme almıştım. Kendi penceresinden baktığında gördüğü göstergelerin yeterince sağlıklı olmadığını, garantör ülkelerin bakışıyla da göstergeleri ve şartları yenilemesini dile getirmiştim. Bu geniş bakış ve büyük resimdeki şartları görmek realpolitikte çözüme daha yakın olunacağının işaretleridir demiştim. Üzerinden bir hafta geçmeden garantör ülke Türkiye’nin, Kıbrıs sorununa taraf Avrupa Birliği ve üyesi Hollanda ile yaşadığı sorun, Kıbrıs sorunu için de önemli bir olaydır. AB’de yükselen ırkçı söylemler ve din üzerine kurulan siyaset, islamafobiyi de yükselterek uluslararası bir sorun olmaktadır. AB ülkelerinin iç politikalarında başka bir inanç ve ırka tahammül edemezken Kıbrıs adasında yakın tarihi acılarla dolu iki milleti ve inancı nasıl federasyon modelli bir yapıda birleştirirler. *** Cumhurbaşkanı Akıncı bir açıklamasında ‘çözüm çabalarından vazgeçmediklerini’ söyledi....

56- Arafta kalan liderler… 23.02.2017, Milliyet Gazetesi

Türk Dil Kurumu’na göre “Araf: İslam inancına göre cennet ile cehennem arasında bir yer” olarak tanımlanmıştır. Arafın üzerine çok şiirler yazılmış, şarkılar bestelenmiştir. Dönem dönem yazılıp bestelenen bu şiirler, yazılar ve anılar insanlığın tüm evrende zaman zaman arafta kaldığının göstergesi olsa gerek. Başka kaynaklara göre de araf,  c ennet ile cehennem arasındaki kum tepesi olarak tanımlanır. Bu tanımlamalardan anlaşıldığınca kumda kalan kişiyi bir güç veya bir düşünce, bir tarafa iterek arafta kalmaktan kurtarmaktadır. Bir nevi arada kalma durumunu seçememek manasında yorumlayabiliriz. İnsan her an arafta kalabilmektedir. Mesela bir alışveriş sırasında tercih ettiği bir ürünle başka bir ürün için bile düşüncemiz arafta kalır. Televizyon kanallarında izlemek istediği program ve film için bile arafta kalır insan. Bu düşünce ve tanımlar üzerine siz de kendi araflarınızı boş bir kâğıda yazınız. Zihninizi yoran, özünde basit; ama arada kalmışlık duygusuyla zor olan seçenekleri...

55- Çözüm yolunda Enosis hayali 16.02.2017, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs müzakere süreci, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın büyük gayret ve özverisiyle harita teslimleri gölgesinde hızlı bir şekilde devam etmektedir. Mart ayında yapılması planlanan ikinci 5’li ismiyle tabir edilen yurt dışı seyahat planları yapılmakta, koşar adım müzakereler sona doğru yaklaşmaktadır. Cumhurbaşkanı Akıncı’nın gayret ve hevesi ne yazık ki tek başına bir anlam ifade etmemektedir. Sürecin olumlu bir şekilde sonlanabilmesi için müzakere heyetinin muhatabı Güney Kıbrıs lideri Anastasiadis ve heyetinin de bir o kadar gayret ve tavizle çözüm için süreci yönetmesi gerekmektedir. Ayrıca Kıbrıs Rum heyeti Güney Kıbrıs’ta siyaseti etkileyebilecek ve istediği zaman da etkileyen kiliseyi aşması gerekmektedir. Kolay yazılan, basit okunan; ama uygulamada hiç de kolay aşılamayacak engeller vardır. Bunlara ilave olarak Güney Kıbrıs meclisinde Rum gençlere Enosis ruhunu aşılayabilmek için getirilen, tarafsız kalarak ya da oy vererek tüm meclisin onay...

43- Neyi veriyorsun! 01.12.2016, Milliyet Gazetesi

Neyi veriyorsun! 01.12.2016   Uzunca bir süredir umut ve heyecanla izlediğimiz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın sürdürdüğü Kıbrıs sorununa dair görüşmeler, ikinci Mont Pelerin zirvesiyle yıkılmış, umutlarımız ve hayallerimiz sonlanmıştır. Yoğunlaşan, seyrelen, hızlanan, yavaşlayan, New York’a giden, İsviçre’ye taşınan, bir hafta araya giren ve sonra tekrar kırk yılda çözülmeyenin iki günde çözme hayaliyle toplanan federasyon modelli çözüm çökmüştür. Ercan Havalimanı’ndaki açıklamasında ‘güzel bir haber vermek isterdim ama ne yazık ki olmadı’ manasında bir açıklama yapan Akıncı, üzgün ve yorgundur. Görüşmeler esnasında çözüm için yeterince taviz vermiş ve yine de bir umut olamamış, çözümü yakalayamamıştır. Her fırsatta kendi savını parametreleriyle savunmuş ve sınırlandırdığı süreç 2016 sonu olduğu için son 30 güne girmiştir. Kırk yıllık sorun otuz günde nasıl çözülür bilinmez; ama bir umut ve hayalle bu sayılı günleri de bekleyeceğiz. Nasrettin ...

42-Taviz ve teslimiyetle söz sahibi olunmaz 24.11.2016, Milliyet Gazetesi

Taviz ve teslimiyetle söz sahibi olunmaz 24.11.2016   Kıbrıs müzakere süreci, zirveler, liderlerin buluşması ve uluslararası aktörlerin müdahil olması ile gelinen süreç Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın seçilmesi ile tekrardan hareketlenmiş ve çözüme yaklaşıldığı hissini uyandırmıştır. Cumhurbaşkanı Akıncı’nın seçim sürecinde kampanyasının sıklet merkezinin çözüm ve barış sloganları üzerine kurması ‘çözüm eşittir Akıncı’ mantığını oluşturmuştur. Göreve başladığı tarihten itibaren kendisi ile özdeşleşen ‘çözüm ve barış’ anlamlarına uygun bir şekilde elinden geldiği kadar, ‘iki Limasollu’ adaya barış getirecek sınırlar kalkacak ve federasyon modelli çözümde birleşilecek tezini anlatmış ve savunmuştur. Akıncı kendi savları doğrultusunda çözüm için de 2016 yıl sonunu hedef koymuş ve dönemsel olarak, yoğun ve gizli bir diplomasi çalışması yürüterek süreci New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un başkanlığında ‘mini zirveye’ ve s...

39- Gizli Cemiyetlerin Mekanı Mont Pelerin 03.11.2016, Milliyet Gazetesi

KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı ve Rum lider Nicos Anastasiadis’in müzakere sürecinde ayrıntılarını ele alarak konuşmadıkları iki konu var: ‘Toprak’ ile ‘güvenlik ve garantiler’. Bu iki başlık harici tüm konularda uzunca bir süredir, adı döneme ve genel konjonktüre uygun olarak zaman zaman değişen ‘yoğunlaşan/seyrelen’ bu iki başlığın yanında kırtasiye diye tabir edebileceğimiz konulardır. Bu başlıklara ilişkin sıkça demeçler verilmiş, önemli yollar alındığı iddia edilmiş; lakin bu iki konuda bir evrak ve kağıt üzerinde imza konmadığı için diğer görüşmelerde kırtasiyenin  ötesine geçilememiştir.  *** Bu bağlamda, ‘yönetim ve güç paylaşımı’ başlığı altında siyasi eşitliğin esası dönüşümlü başkanlık da meçhul bir kırtasiye argümanı olarak tozlanmış çekmecede durmaktadır. 7 – 11 Kasım tarihleri arasında BM Genel Sekreteri Ban-Ki Moon’un da açılışını yapacağı, İsviçre’de Alpler’in Kuzey yamacında yer alan Rhone Vadisi ile Cenevre Gölü’ne nazır Le Mirodor Otel’de gerçe...

37- Beşeri Güvenlik – Enerji ve KKTC 20.10.2016, Milliyet Gazetesi

Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Ahmet Arslan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı (KKTC) Sayın Mustafa Akıncı ile geçtiğimiz günlerde görüştüler. Sayın Akıncı, 48 yıllık müzakere sürecinde doyum noktasına gelindiğini ifade ederek Rum tarafı ile olumlu bir sonuca ilerlendiğini açıkladı. Bakan Arslan ile yapılan görüşmede ulaşım ve Kıbrıslı Türkler için gereken altyapının tamamlanması konuşulurken, Bakan Arslan Rum tarafının da huzur ve refaha giden süreçte buna ayak uydurmasını umduğunu belirtti.   Enerji jeopolitiği ve KKTC Doğu Akdeniz’de jeopolitik ve jeostratejik açıdan büyük önem taşıyan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Dünya Enerji Kongresi’ne katılmasıyla enerjinin Kıbrıs adasının konumu itibariyle, gelecekteki yeni projelerde kilit konudur. Kuzey Kıbrıs’ın, Rum tarafının da sürdürdüğü gibi ve hatta federal modelli devlet yapısı gerçekleştiğinde de sürdüreceği enerji politikaları, Kıbrıs adasının gelecekteki jeostratejik konum...

34- Zirvedeki ideolojik yalnızlık 29.09.2016, Milliyet Gazetesi

  Yoğunlaştırılmış birinci ve ikinci müzakere süreci sonrasına baktığımızda, Cumhurbaşkanı Akıncı'nın söylemleri üzerine ‘çok anlam yüklediğimiz’ BM’de gerçekleşen ‘üçlü zirve’ diye tabir edilen mini toplantı, geçtiğimiz Pazar BM Genel Sekreteri Ban’nın iki toplum liderlerini karşısına almasıyla gerçekleşti. *** Bu görüşmeyi BM Genel Sekreterliği (BM Sözcü), Twitter hesabından 140 karaktere sığan ‘Kıbrıs görüşmeleri başladı’ mesajı ve yukarıdaki mana ve ifadeler bakımından çok önemli olan fotoğrafla kamuoyuna servis etti. Müzakere, süreç, Kıbrıs Sorunu, üçlü ve devamında beşli görüşmeler üzerine yazılan çizilen çokça da yorum yapılan genel süreç sanırım bu fotoğrafta anlam ve ifade buldu.   Komşu lider Anastasiadis Bu fotoğraf üzerinden, konunun uzmanı olmadığımı belirterek görüşmeyi yorumlamak ve yazmak isterim. Fotoğrafa baktığımızda Anastasiadis'in başı ağır gelmiş olacak ki eliyle başı düşmesin diye destek olmuş. Aklında, Güney’deki gelecek zamanda iç siyasi olaylar ve yak...

33- KKTC kamuda reform 22.09.2016, Milliyet Gazetesi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın göreve başlaması ile Kıbrıs müzakereleri Güney Kıbrıs Rum Yönetimiyle müzakere masasında soruna çözüm bulmak için tekrar yoğun bir şekilde başladı. Cumhurbaşkanı Akıncı’nın anlam ve önem arz ettiği  ‘ yoğunlaştırılmış müzakere’ şekliyle de süreç, kendisini Birleşmiş Milletler zirvesine taşıdı. Sayın Akıncı personelleri ve hükümet yetkilileriyle BM zirvesine katılmak üzere New York ’ a gitti. Burada yapacağı ikili temaslar ve 25 Eylül günü BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon ve Kıbrıs Rum Yönetim lideri Anastasiadis ile üçlü yapacağı görüşme bugüne kadar yapılan müzakerelerin en önemli zirvesi olacaktır. Bundan sonra yapılacak olan görüşmelerin farklı bir boyutta başlamasının toplantısı ve öncüsü niteliğindedir. Gündemimiz ‘Kıbrıs Sorunu’ üzerine iç politika ve dış politika olarak hep doludur. Kuzey Kıbrıs’ta müzakere sürecinde başka sorun yokmuş gibi tüm enerjimizi buna harcar ve yaşam alanlarından bi-haber gitmekteyiz....

31- Kördüğüm Kıbrıs 08.09.2016, Milliyet Gazetesi

Eylül ayının gelmesiyle birlikte, Ağustos sıcaklarının yerini serin akşamlar aldı. Havanın erken kararması, güneşi kuşatan kara bulutlar çoğumuzun içinde bir hüzün mevsimi olan sonbaharın buruk hislerini yaşatıyor. Doğu Akdeniz’in en önemli adası Kıbrıs, ruhsal, psikolojik ve siyasetiyle kasvetli, hırçın ve bir o kadar üzgün, duygu yüklü karmaşık bir zamandadır. 23 Ağustosta başlayan ve 14 Eylülde son bulacak olan yoğunlaştırılmış müzakere süreci de bu hüzün mevsiminden etkilenmiş olacak ki bir o kadar hırçın, belirsiz ve gerilim üzere giden bir durumdadır. Kıbrıs sorununda taraf olan kurum, topluluk, ülke ve postmodern tabirle ‘üst akıl’ gibi taraflar da bu süreçte belli-belirsiz, kendi istek, arzu, menfaatleri doğrultusunda müdahil olmak ve etkilemek üzere girişimler yapmaktadırlar. Bu da süreci etkilemektedir. Liderler -Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın söylemiyle- aynı kuşaktan olmaları ortak akıl ve ortak çözüm hedeflerinin olduğu kanısını yansıtıyor. Hedef ortak olunca yaşadıkları...