Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Milliyet Gazetesi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...

299- Özel Kuvvetler 07.10.2021, Milliyet Gazetesi

Okyanus ötesinin küresel alanda istihbarat ve araştırma üreten özel kurumu Stratfor, 2021 yılı son çeyreği hakkında kehanetlerini 27 Eylül’deki raporunda servis etmiştir. İnsanlığın ve siyaset kurumun kanayan yarası olan ‘göç’ ve sonuçları, Avrupa’yı bekleyen finansal sorunlar ve özelde ülkemizi ilgilendiren konuları raporunda işlemiştir. Raporda ülkemizdeki sosyal ve siyasal yapıyı incelediği ve mevcut sistemimiz ve doğrularımıza aba altından sopa gösteren haliyle yer vermiştir. Türkiye için yükselen değerin ‘yerlicilik’ (nativism) olduğunu ifade etmiştir. İfadesi sonrası ülkemizde yerli olarak betimlediği halkımızın göçmenlere ve göçmen politikasına karşı olduğunu ifade etmiştir. Raporun içerisinde “Türkiye duvar inşa ediyor” başlığı altında ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve siyaset kurumumuzun mülteci dalgasını önlemek için yaptığı faaliyetler var’ diyerek Türkiye ve siyaset kurumunu suçlamıştır. Gölge CIA olarak tanımlanan Stratfor’un raporunu kaleme alan akla sormak lazım: ABD – Me...

298- Federasyona açığım 30.09.2021, Milliyet Gazetesi

New York dönüşü Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Ercan’da yaptığı basın açıklamasında “Yapılan bu kutsal ve değerli mücadeleye kimse gölge düşürmesin. Kimse yaptığımız işi küçümsemesin, hiç yakışmıyor.” Demiştir. Sayın Tatar söylemiyle yerden göğe kadar haklıdır. Kıbrıs adasında çözüm adına topraktan taviz, 1974 sonrası adaya göç eden yurttaşların statüleri dahil her türlü teslimiyet ve taviz Rum müzakere heyetine servis edilmiştir. Çözüm adına kimliksiz siyaseti yürütenler, garantör ülkemiz Türkiye ve Cumhurbaşkanı Tatar’ın ‘iki eşit devletli çözüm’ fikrine karşı kampanya yürütmektedirler. Cumhurbaşkanı Tatar BM Genel Sekreteri Guterres ve komşu lider Anastasiadis’le görüşmesinde “Tarihten ve uluslararası anlaşmalardan doğan, egemen eşitliğimiz ve eşit uluslararası statümüz kabul edilmeden bizim resmi olarak müzakere masasına oturmamız mümkün değildir.” demiştir. Sayın Tatar müzakere sürecine geçmeden önce mevcut halimizle statümüzü tanıyın demektedir. Durulan nokta çok doğrudur. Mevcut, hal...

297- Güvenlik Konseyi 23.09.2021, Milliyet Gazetesi

Birleşmiş Milletler (BM), dünya barışını ve güvenliğini korumak ve uluslararasında ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliğini oluşturmak için 24 Ekim 1945’te kurulan uluslararası bir örgüttür. Birleşmiş Milletler kendisini ifada ettiğinde “Adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği uluslararasında tüm ülkelere sağlamayı amaç edinmiş küresel bir kuruluş” olarak tanımlamaktadır. Uluslararası ilişkilerde kuvvet kullanılmasını evrensel düzeyde yasaklayan ilk antlaşma 26 Haziran 1945’te 50 ülke tarafından imzalan Birleşmiş Milletler Antlaşmasıdır. Günümüzde BM’ye 193 üye ülke vardır. BM tanımlarda ifade edilen insanlık için faydalı tüm faaliyetleri yapmak için çeşitli organlarla icrasını sürdürmektedir. BM’nin en etkili organıysa Birlermiş Milletler Güvenlik Konseyi’dir (BMGK). Güvenlik Konseyi üye ülkeler arasında güvenliği ve barışı korumakla yükümlü en güçlü organdır. BM’nin diğer organları sadece tavsiye kararı alabilirken Uluslararası Adalet divanı ile birlikte bağ...

296- BM Zirvesi 16.09.2021, Milliyet Gazetesi

Geçen yıl Birleşmiş Milletler (BM) zirvesine dünya liderleri pandemi sebebiyle telekonferans yöntemiyle katılmışlardı. Bu yıl aşının dünyada yaygınlaşması ve vakaların kısmi kontrolü sayesinde BM zirvesi New York’taki merkezinde liderlerin ve ilgili siyasilerin katılımıyla gerçekleşecek. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 18 Eylül’de ilgili personeliyle birlikte New York’a gidecek. Cumhurbaşkanı Tatar seçildiği günden itibaren ‘Kıbrıs meselesinde federal anlayışın çözüm olmadığını’ dile getirmektedir. Sayın Tatar iki ayrı devlet ve iki toplumun adada var olduğunu ve kendi yönetimlerine sahip çıkarak iki ayrı devletin iş birliğiyle Kıbrıs sorununa çözüm bulunacağını ifade etmektedir. Kıbrıs sorununa çözüm için Cumhurbaşkanı Tatar’ın beyanatı “Artık ortaklık falan yok. Türkiye de bu siyaseti destekliyor. Federal temelli bir anlayışla bulunamadı; ama bulunursa çoğunluk azınlığı yönetmeye başlayacak. Zaman içerisinde özellikle Avrupa Birliği'nde olan Kıbrıs Federal Cumhuriyeti tamamıyla Türkiy...

295- Türkiye – Mısır ve Doğu Akdeniz 09.09.2021, Milliyet Gazetesi

Siyasi coğrafyamız ve ülkemiz kriz ve kaosların ortasında birliğini ve dirliğini korumak için Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren siyasi, askeri ve diplomasi kanallarını meşru yollardan kullanarak varlığını korumuştur. Yakın siyasi tarihimizde Türk siyaset kurumu ve devlet yönetimi, bölücü terör örgütü PKK, hariciye personelimize karşı yürütülen ASALA terör eylemleri, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Türküne karşı yapılan EOKA saldırıları gibi yazmakla bitmeyecek bir sürü faalinin belli lakin hep anonim kalan örgütlerle mücadele ederek günümüze kadar gelmiştir. *** Türk siyaset kurumu tarihi sorumlulukları ve uluslararası hukuktan aldığı yetkiyle hak ve menfaatini her alanda koruyup kollayabilecek imkân ve kabiliyete sahiptir. Bu imkân ve yetkiyle başta Doğu Akdeniz’de Kıbrıs meselesi ve enerji yataklarının tespiti ve işletilmesi konusu için de kararlı duruşunu Doğu Akdeniz’deki komşuları, muhatapları ve yancılarına defalarca göstermiştir. Güncel siyasi konumuz olan Afganistan’dan ABD’nin çek...

294- Rauf Denktaş 02.09.2021, Milliyet Gazetesi

Türkiye’de Kıbrıs denildiğinde akla ilk gelen isim Rauf Denktaş’tır. Denktaş ismini yediden yetmişe herkes tarihe mal olmuş kimliği ve kişiliğiyle bilir. Rauf Denktaş, gelecek nesillere aktarılması ve öğretilmesi gereken, tarihe geçmiş Kıbrıs Türkünün ve KKTC devletinin kurucu Cumhurbaşkanıdır. Kıbrıs adasında Türk kimliğinin verdiği kurtuluştan kuruluşa giden sürenin her gününde Denktaş vardır. Mücadele yıllarındaki iradesi ve toplum önündeki liderliği diğer toplum lideriyle birlikte Kıbrıs Türkünü mücadeleden kurtuluşa ve siyasi olarak kuruluşa götürmüştür. Velhasıl kelam Rauf Denktaş, Kıbrıs Türkü için olmazsa olmaz tarihi kimliği ve devlet adamıdır. Denktaş’ın ünü ve şöhreti Kıbrıs adasının sınırlarının çokça üstündedir. Türk dünyasında gönüllerde halen daha hatırlanmakta ve rahmetle yad edilmektedir. *** Siyasi tarihe damga vurmuş Denktaş’ın vefatı sonrası Lefkoşa’daki anıt mezarı pek de iç acıcı bir halde değildir. Dr. Burhan Nalbatoğlu Caddesi üzerinde Cumhuriyet Parkı içerisind...

293- Kıbrıs Cumhuriyeti 26.08.2021, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs Cumhuriyeti; günümüz siyaset sahnesinde fiili olarak Kıbrıs adasının güneyini yöneten devlettir. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin resmi dili olarak kabul edilen diller Rumca ve Türkçe’dir. Kıbrıs Cumhuriyeti “Zürih ve Londra Antlaşması” diye anılan Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallığın yetkililerinin katılımıyla Kıbrıs’taki Rum ve Türk toplumları arasında imzalanan ve üç ülkenin garantörlüğünde kurulan devlettir. Garantörlük antlaşması için görüşmelere taraflar adına Rum halkını temsilen Başpiskopos Makarios, Türk tarafını temsilen Dr. Fazıl Küçük katılmıştır. Zürih ve Londra Antlaşmaları 11 Şubat 1959’da Zürih’te, 19 Şubat 1959’da Londra’da yapılmıştır. Görüşmeler sonrası 19 Şubat 1959 Londra Antlaşması sonrası Kıbrıs Cumhuriyeti bağımsız bir devlet olarak 16 Ağustos 1960 tarihinde kurulmuştur. *** Garantörlük antlaşmasıyla Kıbrıs adasında Kıbrıslı Rumların ve Türklerin imza altına koyduğu kural ve kaidelerle Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yönetimi Rumlar ve Türklerin siyaset kurumlarına tes...

292- ABD – Taliban İlişkisi 19.08.2021, Milliyet Gazetesi

İngiliz diplomat Jane Marriott vaktiyle yazdığı ve İngiliz Avam kamerasına sunduğu “Arap Dünyasında Eğitim” konulu raporu, Afganistan ve Taliban gündemi sonrası en çok konuşulan ve sosyal medyada paylaşılan metin olmuştur. Bayan Marriot’un raporunun en çarpıcı kısmı “En zeki öğrenciler tıp ve mühendislik okuyorlar. İkinci derece mezunlar ise iş idaresi ve iktisat gibi bölümleri okuyarak birinci derece mezunların yöneticisi oluyorlar. Üçüncü derece mezunlar ise siyasete yöneliyorlar ve ülkenin siyasetçileri olarak birinci ve ikinci derece mezunlara hükmediyorlar. Fakat eğitimde tamamen başarısız olanlar ise ordu ve emniyete katılarak siyaset ve iktisata tahakküm ederek onları mevkilerinden indirip isterlerse öldürüyorlar. Gerçekten dehşet verici olansa asla hiçbir okula gitmeyenler din adamı oluyorlar ve herkesin kendilerine itaat etmesini sağlıyorlar.” şeklinde betimlediği kısımdır. Günümüzde Ortadoğu ve Arap coğrafyasında yaşananları izlediğimizde diplomat hanımın raporundaki paragraf...

291- Erenköy’de İsveçli 12.08.2021, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs adasını fiili olarak ikiye bölen teşekkül Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü’dür. 1960 sonrası 1974’e kadar geçen süreçte Rum terör faaliyetlerine sadece gözlemci kalarak Rum Kilisesi ve EOKA tarafında varlığını sürdürmüştür. Kıbrıs Türkünüyse kaderine terk ederek yoktan var ettiği mücadelesini sadece izlemiştir. Mücadele yıllarında bilhassa Erenköy bölgesindeki saldırılara sessiz kalarak tarafını belli etmiştir. Güncel siyasi gelişmeler ışığında Kıbrıs’ta varlığını devam ettiren BM Barış Gücü ve Güney Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne alınmasıyla AB organları Kıbrıs’ta Türk varlığına duyarsız kalmaya devam etmektedirler. Yarım asırdır devam eden müzakereler AB’nin çözümden çok çözümsüzlüğün tarafı olduğunu Türk siyaset kurumu karar alıcılarına göstermiştir. Gelinen süreçte adada iki devletli çözüm ön görülmektedir. Kıbrıs Türkü’ne AB organlarının merhem olamayacağı aşikardır. Hal böyle olunca BM Barış Gücü’nün varlığı da Kıbrıs adasında sorgulanmalıdır. Görev süresinin uzatılması ve...

290- Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 05.08.2021

Yangınlar, doğal afetler, mülteci sorunu ve güncel dış politik konular Türkiye ve Kıbrıs siyasi coğrafyasının ana gündem maddeleridir. İç ve dış politikanın belirlenmesi bu başlıkların durumuyla yakından ilgilidir. Türk siyaset kurumu tarihsel bağ ve sorumlulukları, güncel milli güvenlik siyaseti ve millet ve devletinin çıkarlarını göz önüne alarak Doğu Akdeniz, Ege, Balkanlar ve Kafkasya siyasetini devlet politikası haline getirerek coğrafyada devamlılığını sürdürmektedir. Bu bakış ve siyasetle Türkiye siyaset kurumu liderlerinden Sayın Devlet Bahçeli’nin Türkgün gazetesine verdiği mülakatta Doğu Akdeniz’in mihenk taşı Kıbrıs ve müzakere süreci için “Müzakereler çuvalladı. Herkes kendi yolunu tercih etti. Biz Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni destekliyoruz. Akıncı benim muhatabım değil. Onun seviyesine inemem. Onun dengi ve eşiti Rumlardır. Çarpıtmasın, AKEL mensubu mu, değil mi? EOKA militanı mı, değil mi? Onu söylesin.” şeklinde konuşmuştur. Burada en çarpıcı mesaj “Biz Kıbrıs Türk Cumhuri...

289- Altın Pasaport 29.09.2021, Milliyet Gazetesi

Rum lider Nikos Anastasiadis, Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’nin Maraş atılımına karşı Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportlarının geri isteneceğini “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımayanlar pasaportuna sahip olamaz.” siyasi söylemiyle duyurmuştur. Anadolu’da güzel bir deyim olan “Gelin oyun bilmez, yerim dar dermiş.” Anastasiadis’in tavrına çok uygundur. Komşu lider tekrar aday olmayacağını duyurarak siyaseten emekli olacağını açıklamıştır. Rum siyaset kurumu ve Rum Kilisesi adı ‘altın pasaportla’ anılan Nikos’u siyaset kurumunda şaibeliler arşivinin tozlu raflarına koyacaktır. Anastasiadis Kıbrıs Türklerindeki Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportunu almak gibi bir söylem geliştireceğine, başta Körfez ülkeleri ve diğer yancılarına yüksek fiyatlar ödeterek dağıttığı vatandaşlık ve pasaportların hesabını vermelidir. Bir diğer pasaport isteme söyleminde de Nikos beyin, “Ersin Tatar olmak üzere Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımayanların ve ayrı devlet olduklarını savunanların pasaportlarının geri almak” olduğunu ifade etmişt...

288- Zafer’in 47. Yılı 22.07.2021, Milliyet. Gazetesi

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 47. yıldönümü garantör ülke Türkiye’nin devlet ve siyaset erkanının geniş katılımıyla gerçekleşti. Bu, Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk 20 Temmuz törenidir. Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı makamı garantörü Türkiye’yle birlikte “Doğu Akdeniz”, “Kıbrıs Sorunu” gibi önemli politik meselelerde ‘iki devlet, bir millet’ mantığıyla hareket etmekte ve önündeki sorunlara mantık ve kazan-kazan ile çözüm arayarak siyaset üretmektedir. Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu ve Kıbrıs Türkleri Mutlu Barış Harekatı’nın 47. yılında Kıbrıs adasındaki siyasi çözüm arayışlarının Rum siyaset kurumuyla yürümeyeceğini görmüşlerdir. Bu sebeple Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs adası için Ankara ile birlikte ‘iki devletli’ çözüm fikrini muhataplarına söylemektedir. Kıbrıs adası Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs olarak iki ayrı siyasi teşekkülle yönetilmektedir. Kuzey Kıbrıs’ın Avrupa Birliği siyasi ve ekonomik batağı içinde olmayışı Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu için bir artıdır. Doğu Akdeniz...

287- 15 Temmuz’u Unutma! 15.07.2021, Milliyet Gazetesi

Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihanet projesi Fettullahçı Terör Örgütü (FETÖ)’dür. 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece hain planları hayata geçip şeytani emellerine ulaşabilselerdi Cumhuriyet Türkiyesi rejim değiştirir, iç savaş yurt genelinde hasıl olur, Avrupa ve Ortadoğu siyasi coğrafyasının güçlü ülkesi Türkiye, karmaşanın hâkim olduğu en önemli çatışma alanına dönüşürdü. Lakin ihanetin şeytansı projesi milletimiz ve siyaset kurumunun dik duruşu sayesinde emeline kavuşamadan bertaraf oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halka seslenmesi, milletimizin devletine olan inancı, şehit ve gazilerimizin kahramanlıklarıyla hain örgüt FETÖ başarısız oldu.   15 Temmuz sonrası FETÖ bitmiş midir? Tabi ki ‘hayır’, bitmemiştir. Bal peteği şeklinde işçi arı gibi çalışarak uzun süre ihanet gününe hazırlanan yapı tüm olasılık ve ihtimalleri göz önünde tutarak sahaya sürdüğü nüvelerini deşifre etmeden hücre sistemiyle ayırmış, olası başarı ya da başarısızlığa karşı yeni oyun için insan ...

286- Güçlü Türkiye, Güçlü KKTC 08.07.2021, Milliyet Gazetesi

Siyaset kurumu ve aktörleri milleti için yasama ve yürütme faaliyetlerini icra etmekle sorumludurlar. Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu ve aktörleri de milli ve gayri milli faaliyetleriyle bir şekilde millet ve devletine hizmet etmektedirler. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türkünün seçtiği en üst makamdaki siyasi aktördür. Siyaseti ve beşerî ilişkileri insan odaklıdır. Sosyal ilişkileri güçlü, nefis ve egosunu bir kenara bırakmış, milletinin içinden kopmadan devlet siyasetini yürütmektedir. Sayın Tatar anavatan Türkiye’de Elâzığ ilinde verdiği konferansta “BM Güvenlik Konseyi’nin kararı, çözümün önündeki en büyük engeldir. Çözüm önerimizden vazgeçecek veya geri adım atacak değiliz.” diyerek Kıbrıs Türkünün menfaati dışı olan tüm önerilere karşı olduklarını ve devlet ve millet aklıyla hedeflenen çözüme sadık olduklarının vurgusunu yapmıştır. Sayın Tatar konuşmasında Kuzey Kıbrıs ve Türkiye ilişkisini “Güçlü Türkiye, Güçlü KKTC” ifadesiyle özetlemiştir. ***  Siyaset kurumunda gayri mill...

285- Sözde Çözüm 01.07.2021, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs adasında yarım asrı geçmiş ‘Kıbrıs Sorunu’ olarak tanımlanan Kıbrıs Türklerinin hak ve özgürlüklerinin Rum siyaset kurumu tarafından gasp edildiği bir sorun vardır. Bu sorunun çözümü adına Kıbrıs adasındaki siyasi taraflar ve sivil toplum ‘çözüm’ adını verdiği kendi dünya görüşünü temsil eden fikir ve eylemleri yaşama koymak için faaliyet yapmaktadır. Kıbrıs Sorununda çözümü federasyon fikriyle çözmeye çalışan ‘federasyoncular’ için çözüm Kıbrıs Adası’ndaki barış ve huzurun teminatı, garantör ülke Türkiye ve silahlı gücü Mehmetçiklerin adayı terk etmesi ve 1974 sonrası adaya yerleşen Anadolu Türkünün adadan ayrılmasıdır. Annan Planı sürecinde konuşulduğu haliyle Kuzey Kıbrıs’ın önemli stratejik bölgelerinin Rum Yönetimi’ne teslimi fikriyse federasyoncu olarak tabir ettiğimiz güruhun sözde çözümüdür. Federasyoncuların sözde çözümü kısaca Mehmetçiğin adayı terk etmesi, toprak teslimi ve Türk nüfusunun azalmasıdır. Bu fikirler güncel siyaset ve reel politikte hayatın olağan akışına...

284-Renkli Devrimler 24.06.2021, Milliyet Gazetesi

Geçen haftaki yazımda 5. kol faaliyetleri olarak kabul edilen, halkın ve siyasi grupların duygu ve hislerine oynanarak yapılan manipülasyon ve yanıltmaları aktarmıştım. İstenilen amaç hasıl olduğunda siyasi otoritenin değişmesi, güçlü bir iktidarın zayıflaması gibi sonuçlar gün yüzüne çıkmaktadır. Bu hedef için en önemli malzemeyse insandır. Fikri ve ideolojik olarak manifestoları kaleme alan sosyoloji ve toplum bilimleri çalışan gölge yazarlardır. Devamında muhalefet ruhuna işlemiş kitle, kitleler içerisinde atılmış itilmiş bireyler en ön saflarda yer alan argümanlardır. Kuzey Kıbrıs’ta en deli cesaretiyle gazetecilikle casusluk arası manşet atan kendi tanımıyla ‘sürüden kovulan idealist kuzu’ en önemli argüman ve aktördür.  *** Lefkoşa ‘Atatürk Meydanı’ diğer adıyla Sarayönü’ndeki Dikilitaş’ı (Venedik Sütunu) merkez alırsak kuş uçuşu 2-3 saatlik etrafımızdaki siyasi coğrafya da ‘renkli devrimler’ vasıtasıyla halk ve siyasi otorite karşı karşıya getirilmiştir. *** ‘Yasemin Devrimi...

283- Kıbrıs’ta 5.Kol Faaliyetleri 17.06.2021, Milliyet Gazetesi

Beşinci Kol Faaliyeti, İspanya iç savaşı sırasında (1936-1939) milliyetçi güçlere önderlik eden İspanyol General Francisco Franco Bahamonde tarafından söylenmiştir. İç savaşta Madrid’e orduların saldırdığı sırada Madrid içlerinde General Franco’ya bağlı istihbarat yetkililerinin şehirde ayaklanma çıkarmasıyla Madrid’in düşmesi ve ele geçirilmesi hızlanmıştır. General Franco Madrid’e saldırı esnasında “Şehri dört koldan kuşattık, beşinci kolumuz da içeride.” ifadesini kullanmıştır. Tanım olarak Beşinci Kol faaliyetleri ‘fiilî mücadele ile ele geçirilemeyen bir kitleyi ya da devleti propaganda, casusluk, sabotaj ya da terör yoluyla manevî etkiye maruz bırakmak suretiyle müdahaleye uygun hale getirmek ya da fiilî savaş esnasında savaşı daha kolay kazanmak için yapılan her türlü manevî yıkıcı çalışmadır.’ şeklinde tanımlanmaktadır. *** Kuzey Kıbrıs’ta Annan Planı döneminden itibaren sivil toplum hareketi adı altındaki faaliyetleri yakinen izlemekte fayda vardır. Referandum sürecinde “Yes b...

282- Siyasi Etik 10.06.2021, Milliyet Gazetesi

Siyaset kurumu ve millet, etle kemik misali birbirinden ayrılmaz iki öznedir. Halkın içinden, halk iradesiyle seçilen zümre, devlet düzeninde sırasıyla yasama ve yürütmede görev alarak vazife-i asliyesini ‘memur’ sıfatıyla yerine getirir. Devlet, kuvvetler ayrılığı ile ‘yasama, yürütme ve yargı’ organlarından teşekkül eder. Yasama ve yürütme, halk iradesinin sandıkta tecelli etmesiyle vücut bulur. Yargı ise muktedir olan devlet adına hukukun bağımsız ve tarafsız yorumlanmasıdır. Bu muhteşem üçlüye ilave olarak da halk adına denetleme vazifesi gelişmiş demokrasilerde basın yayın organlarına verilmiştir. Hal böyle olunca, siyaset kurumu etik kurallarıyla çalıştığında basın yayın yapılan iş ve icraatların halka aktarılmasında iletişim vasıtasıdır. Siyaset kurumu ve milleti için çalışan organizma etik ve erdemden uzaklaşırsa basın yayın organları halk adına denetleme ve ifşa için en önemli kurum/kuruluştur. *** Geçtiğimiz Salı günü Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Sayın Devlet Bahçeli, TB...

281- YPG demek PKK demektir! 03.06.2021, Milliyet Gazetesi

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Biden’ın görüşmesi öncesi diyebileceğimiz bir zamanda, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman Türkiye’yi ziyaret etti. Bakan Sherman, Türkiye’de muhataplarıyla siyasi görüşmeleri sonrası İstanbul ziyareti sırasında Fener Rum Patriği Bartholomeos’u da ziyaret etti. Hanımefendi Sherman Türk siyasetinin sinir uçları denilebilecek İstanbul Sözleşmesi ve dini özgürlükler söylemlerini konuşmalarında sıklıkla dile getirdi. Açıklamalarında ‘insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün önemine vurgu yaptı. Önem atfettiği konular düşünüldüğünde Türkiye insan haklarına saygıyı Suriyeli mültecilere yaptığı ev sahipliğiyle dünyaya ve ABD’ye göstermiş durumdadır. ***  Türkiye için YPG demek, PKK demek olduğunu bildiği halde NATO’daki en büyük ortağımız ABD, Suriye’nin kuzeyi, Türkiye’nin güney kara sınırındaki faaliyet yapan PKK’nın Suriye kolu YPG’ye destekle ne yapmak istemektedir? 16 Mayıs tarihinde Suriye’nin...