Ana içeriğe atla

Kayıtlar

NATO etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

173- Kuzey Atlantik Antlaşma Örgütü 09.05.2019, Milliyet Gazetesi

Kuzey Atlantik Antlaşma Örgütü (NATO) 4 Nisan 1949’da 12 ülke tarafından imzalanan Kuzey Atlantik Antlaşması’na dayanarak kurulan ve farklı dönemlerde 17 ülkenin daha katıldığı uluslararası askerî ittifaktır. Dünya siyasetinde varlık göstermeye başladığı andan itibaren sözde ‘dünya güvenliğinden sorumlu tek kurum’ olarak kendini gösteren NATO’nun güvenlik adına yaptığı tüm faaliyetler Amerikan emperyalizminin uluslararası stratejilerine hizmet eder mahiyettedir. NATO askerî operasyonlarını soğuk savaş döneminde örtülü olarak yapmaktaydı. Sıcak denizlere Rus yayılmasını engellemek asıl amaç ve hedefiydi. Bu bağlamda stratejik olarak operasyonları ve askerî manevraları örtülü olarak yapmıştır. Günümüzde dönem dönem Rusya’nın yayılma politikasının bitmesine sebeple NATO’nun varlığı sorgulanır bir hal almıştır. NATO’nun iki büyük üyesi ve destekçisi Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Türkiye Cumhuriyeti’dir. Türkiye, 18 Şubat 1952’de NATO’ya üye olmuştur. O günden itibaren günümüze kadar...

135- Ekonomik Tetikçiler 16.08.2018, Milliyet Gazetesi

Yazılarım da sıkça kullanırım ‘Coğrafya Kaderdir’ bu kader insanlık tarihinden itibaren yaşamış olduğumuz siyasi alan için savaş ve gözyaşı olarak tarihe notlar düştü. Siyasi tarihimize baktığımız da savaşlar ve sonrasında büyük kayıplar vererek kazandığımız zaferler mevcuttur. Toprak bütünlüğümüzün mevcut olduğu alanı değiştirme şansımız olmadığı için iyi ya da kötü kaderimizde karşımıza çıkacak olan her konuya da razı olmuş bir milletizdir. Kurtuluş ve kuruluş yıllarımızda yokluk, hastalık, savaşlar ve dönemin ana aktör devletlerinin entrika ve oyunlarına elimizdeki imkân ve kabiliyetlerle cevap vermiş bir milletizdir. Anadolu da Kurtuluş mücadelesi vermiş, Çanakkale’de yedi düvele meydan okumuş, İzmir’de düşmanı denize dökmüş, Kıbrıs’ta Rum çetelerine ve okyanus ötesinin baskı ve yıldırmalarına karşı gelmiş, bölücü terör örgütü PKK ile savaşmış, ASALA terör örgütüne karşı mücadele etmiş ve son olarak da yüzyılın ihanet şebekesi olan FETÖ ve unsurlarına karşı 15 Temmuz gecesi ve sonr...

125- Kuzey Kore ve ABD 14.06.2018, Milliyet Gazetesi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nde uluslararası ilişkiler-dış politika çalışan çevrelerin ve yayın kuruluşlarının ana gündemlerine konu olan üç ülke vardır: Rusya, İran ve Kuzey Kore. ABD’nin ‘ulusal güvenlik’ bağlamındaki dış politika yaklaşımının korkulu rüyası bu üç ülkedir. Üçünden gelebilecek nükleer saldırı tehdidi, ekonomik veya kültürel açıdan gelebilecek ve gelen reel saldırılardan daha önemlidir. ABD yapımı filmlerin ana konusu bu üç ülkedir. Hal böyle olunca geçtiğimiz aylarda “ABD ve Kuzey Kore Savaşın Eşiğinde” başlığıyla farklı yaklaşım ve bakış açılarıyla bolca haber olmuşlardır. ABD Başkanı Trump’ın aykırı devlet yönetme şeklide göz önüne alındığında eli kulağında ‘ABD, Kuzey Kore’yi vurur’ yaklaşımı yerini Trump ve Kim’in anlaşmasına bırakmıştır. İki lider geçtiğimiz salı günü Türkiye saatiyle 08:30 sularında Singapur’da bir ilk niteliğindeki görüşmelerinin ardından ortak bir metne imza atmışlardır. Trump anlaşma için “Çok kritik bir problemi çözmeye başladık. Anlaş...

116- PESCO – Güney Kıbrıs 12.04.2018, Milliyet Gazetesi

Siyasi coğrafyamız ve gündemimiz olabildiğince dolu ve bir o kadar da değişken bir zaman dilimindedir. Doğu Akdeniz’e komşu ülkelerdeki siyasi istikrarsızlıklar genelde Kıbrıs adasını özelde Kuzey Kıbrıs’ı yakından etkilemektedir. Anavatan Türkiye’nin güney sınırlarının güvenliği için yaptığı askeri harekatlar ve sonrası insanı yardım çalışmaları gözler önündedir. Bölgesinde aktif barış ve huzur için rol alan bir Türkiye okyanus ötesi akıl ve düşünce için potansiyel tehdit ve düşmandır. Amaçları yağma ve talan olan transatlantik aklın hedef ve amaçlarına barış ve huzur için yapılan dış politika ve askeri harekatlar terstir. Anavatan Türkiye “O ne der? Bu ne der?” düşüncesiyle dış politika ve uluslararası ilişkiler çalışmalarını çok geride bırakmıştır. Milli Güvenliği ve gelecek vizyonunun ön gördüğü düşünce ve bakışla doğru bildiklerini ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ mantığıyla hayata geçirmektedir. Coğrafyada pasif devletlerin yok olacağı düşüncesiyle de hep proaktif politikalar izlem...

8- KKTC siyasi sistemi niçin tıkanmıştır? 14.04.2016, Milliyet

Tarihte kurulmuş, günümüze gelmiş, etkili ya da etkisiz tüm devletlerin kurucu iradesi ve kuran iradesi vardır. Bu kuruluş asabiyesi günümüzde karakterini, refleksini, dünyayı algılamasını ve bakışını yansıtır. Kurulduğundaki asabiyesine sadık kalan devletler, milletler modern çağda kendini yenileyerek devamlılığını, sürdürülebilirliğini sağlarlar. Köklerine sadık olmayan, değişimi gelenek görenek ve kurucu reflekslerine aykırı düşünenler tarih sahnesinde yıkılmış ve helak olmuşlardır.             Tarihi süreçte Türk devletleri de kurucu irade, asabiye ve gelenekleri üzerine kurulmuşlardır. Bu iradenin şekil almasında üç büyük müessese önemlidir. Bunlar ordu, medrese ve tekkedir. Kuruluş iradesi bu üç büyük müessesenin bir araya gelmesi ve gayreti ile oluşmuştur. Ordu nizam ve otoriteyi; medrese din ve ilmi; tekke ise ahlakı ve halk eğitimini temsil etmiştir. Ordu askerleri, devlet ve idare adamlarını; medrese münevver kadrolar...