Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ortadoğu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

209- Kriz ve Fırsat 16.01.2020, Milliyet Gazetesi

Kriz fırsat mıdır yoksa krizler ve sonrası süreç vuku bulduğu coğrafya ve toplulukta sonun başlangıcı, felaketin habercisi midir? Akademik dünya ve yazan, düşünen şahsiyetler sosyal bilimlerin konusuna girecek olan kriz ve fırsat gibi tanımlamalara ‘kime göre, neye göre?’ sorusuyla eldeki verileri birleştirerek yanıt aramaya giderler. Kriz ve fırsat sorusunu genelde Kıbrıs adası için, özelde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) için soralım. Kıbrıs için kriz fırsat mıdır? *** Siyasi coğrafyamız Doğu Akdeniz, Ortadoğu, Kuzey Afrika ülkeleri, Akdeniz’e kıyıdaş ülkeler ve Avrupa’yı bütün olarak ele aldığımızda krizlerin ortasında fırsatların göbeğindedir. Birleşmiş Milletler (BM)’in gündeminde yarım asırdır çözüm arayan siyasi sorun ‘Kıbrıs’tır. Krizlerin ve fırsatların ortasında ham maden gibi işleneceği günü bekleyen gizli özne de Kuzey Kıbrıs’ın siyasi varlığı KKTC’dir. *** Prof. Dr. Hasan Ünal’la 19.01.2018 tarihinde Doğu Akdeniz ve KKTC’nin gündeminde olduğu “KKTC’nin garantör ülkesi...

204- İyiler ve Kötüler 12.12.2019, Milliyet Gazetesi

Üzerine konuşulan ve yazılan en önemli siyasi coğrafya Ortadoğu olsa gerek. Ortadoğu kavramını ilk defa 1902 yılında Amerikan deniz tarihçisi Alfred Thayer Mahan, Arabistan ile Hindistan arasındaki bölgeyi ifade etmek için kullanmıştır. Bu bölge zamanın ticaret hattı, dinler merkezi ve önemli yerleşimlerinin bulunduğu coğrafyadır. İnsanlık tarihi yazıya döküldüğü andan itibaren Ortadoğu’da savaş ve gözyaşı eksik olmamıştır. Savaşın tarafları ülkeler, milletler ve dini motiflerle tanımlansa da savaşanlar “iyiler ve kötüler” olarak söylenebilir. Günümüzde Mahan’ın tanımındaki karmaşık bölgeye ilave olarak Mısır, Libya ve Kıbrıs’ı da eklersek cadı kazanı tanımlamasının yakışacağı alanı tanımlamış oluruz. Cadı kazanını iyiler ve kötülerin dönem dönem birbirine kıydığı, büyük resimde kazananın net görünmediği bir orta oyunu, aksiyon filmi veyahut tiyatro sahnesi de diyebiliriz. *** Bu aksiyonu bol coğrafyada iyilerin başını çeken Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ...

147- Deniz Hakimiyeti 08.11.2018, Milliyet Gazetesi

Siyasi coğrafyaların konumu, büyüklüğü, iklimi, deniz ve gölleri o coğrafyanın jeopolitik özelliklerini oluşturur. Ülkelerin dış politikasını etkileyen ana argüman jeopolitik kazanımlarıdır. Ülkemiz doğu ile batı siyasi coğrafyası arasında doğal bir köprüdür. Bu doğal yapısına ek olarak da inşa edilen köprüler, yollar ve havalimanları jeopolitiğine değer katmaktadır. Türkiye, Avrupa ile Ortadoğu arasında siyasi varlığıyla da Avrupa için doğal bir ileri karakol ve tampon ülke konumundadır. Ortadoğu ateş çemberinin Avrupa ülkelerine sıçramaması için insani yardım kamplarıyla Türkiye, jeopolitiğinin sorumluluk ve yükünü en iyi taşıyan ülkedir. Konumunun verdiği avantajları ve köklü devlet gelenekleriyle garantör ülkemiz Türkiye, Doğu Akdeniz deniz hakimiyet alanında da hem kendi kıta sahanlığını hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nin deniz sahalarını koruyarak, deniz hakimiyeti ve Doğu Akdeniz jeopolitiğinde ‘ben de varım’ demektedir. Deniz dibi araştırmaları ve sonrası tespit ed...

142- Hangi Akıl? 04.10.2018, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs, sorun ya da mesele olarak tanımladığımız yarım asırlık kanayan yaramızdır. Sorun ya da mesele diye ifade etme şekli pek de önemli değildir. Önemli olan bir sorun varsa o da Kıbrıs Türkünün Kıbrıs adasından ve Doğu Akdeniz’deki pozisyonundan dolayı sırasıyla eziyet ve zulüm gördüğü, sonrasında da yarım asırdır haklarının gasp edildiğidir. Yine yarım asırdır çözüm ya da barış adına bir dizi müzakere ve görüşmelerden öteye geçemeyen siyasi tarihin kör düğüm meselesidir. İnsanoğlunun en büyük siyasi organizasyonu olan Birleşmiş Milletler’in (BM) çözemediği ya da çözüyormuş gibi yapıp çözmek istemediği ana konulardan birisidir Kıbrıs. Doğu Akdeniz’in yüzmeyen uçak gemisi, Ortadoğu ve Kafkasları dinleme istasyonu, madde ile alınıp satılabilen tüm metaların pazar bulduğu, kutsalının bol olduğu eli nasırlı, yüzü güneş yanığı olan Akdenizli insanoğlunun topraklarıdır Kıbrıs. *** Günümüz siyaset yapıcılarının dönem dönem siyasi düşünceleri ve bireysel bekaları için önemsiz bir argüman ol...

140- İDLİB 20.09.2018, Milliyet Gazetesi

‘’Ortadoğu’’ başlığı ile yayımlanan yazımda siyasi coğrafyamızın kanayan yarası, insanlık dramlarının perde arkası, tiyatro alanı ve bir o kadarda medeniyetleri doğuran sonra da savaşlarla batıran topraklar olan Ortadoğu hakkında yazmıştım. Günümüz siyasi aktörleri ve güçlü devletleri Ortadoğu coğrafyası için yazıdan ve fikirden daha ötesi savaşla güç mücadelesi vermektedirler. Savaş ve barışların dinamiğini ‘’iman ve inançlar’’ beslemektedir. Sermaye ve zenginlikleri korumak da kaybetmek de gücünü bu sistemden almaktadır. Nihat Hatipoğlu 16 Mart 2012 tarihli Sabah gazetesinde yayınlanan ‘’Peygamberimizin Ortadoğu hakkındaki uyarıları’’ başlıklı yazısında Suriye için şu dizeleri kaleme almıştır. ‘’ Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Şam bölgesi ile ilgili uyarısı da Irak'la ilgili uyarısı kadar manidardır. Bugünkü Suriye, Hz. Peygamber (s.a.v.) döneminde Şam şehriyle ifade edilirdi. Burayla ilgili şöyle buyuruyor: " Şam ehlinin parasını (dinarını) ve bıçağını (muda) elinde tutamaya...

139- ORTADOĞU 13.09.2018, Milliyet Gazetesi

Bir coğrafya düşünün, kavga edeni bol, kazananı az, ezileni ve sömürüleni halkı olsun. Sonra da ezen ve sömüren insani yardım ve insanlık için tekrardan bölgede yer edinsin. Dinleri kavga etsin, insanları ayrışsın, toprakları parçalansın, kan ve göz yaşı ile sulansın. Sonrada koca koca adamlar dünyanın en büyük organizasyonu olan Birleşmiş Milletler (BM) vb kurumlarda büyük ve süslü sözler, renkli slaytlarla kaderi ezilmek olan halk için ahkam kessin.  ***  Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 34. Başkanı Dwight David Eisenhower Ortadoğu için şu yorumu yapmıştır; ‘’ Yalnız coğrafya bakımından bile bütün dünyada, stratejik yönden Ortadoğu’dan daha önemli bir bölge yoktur. Bütün gücümüz ve araçlarımızla örgütlenme yeteneğimizden, sevk ve idaremizden faydalanarak, Ortadoğu’yu kazanmak zorundayız.” demiştir. Ortadoğu 1950’li yılların Amerika’sında bile Başkan Eisenhower’ın okuduğu gibi görünmüş ve değerli kılınmıştır.  İnsanlık tarihi ve yaşlanan dünyada günümüzde halen daha...