Avrupa toplumu, gelişmiş medeni ve çağdaş yönetimle yönetilen şehir ve ülkeler olarak hep aklımızdadır. Yaşadığımız siyasi alanda slogan niteliğinde kullandığımız ‘muasır medeniyet seviyesine ulaşmak’taki ‘muasır devletler’ Batı devletleridir. Batı’dan kastımız da Avrupa kıtasında yer alan başta 2. Dünya Savaşı’nın galip devletleri diyebiliriz. Onların modern yaşamlarını, süslü ve gösterişli hayatlarını, oralara gitmesek ve görmesek de bu sözde muasır toplumları televizyon aracılığıyla evlerimize girmesiyle imrenerek izliyoruz. Kıbrıs adası için de Batı ve muasır devletlerinin oluşturduğu AB (Avrupa Birliği) çözümün ve Kıbrıslı Türkün kurtuluşu olarak gösterilmektedir. Sözüm ona çözüm ve kurtuluş olarak betimlediğimiz muasır devletler ve AB gerçekten de çözüm ve kurtuluş mudur? Kamuoyundan takip ettiğimiz son günlerde ‘sarı yelek’ gösterileri olarak basında yer alan Fransa’nın başkenti Paris’te yapılan eylemler muasır ve batı devletlerinin içinde bulunduğu son durumu ve geldiği sözde g...
Gelenekten; geleceğe gidenlerden