Ana içeriğe atla

Kayıtlar

KKTC etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

178- Avcı ile Ayı 13.06.2019, Milliyet Gazetesi

Geçen yazımda dilek ve temenniler üzerine reel politikadan uzak yaklaşımları seslendiren politik şahsiyetleri kaleme almıştım. Sosyal medyada sıkça gündem olan bir ‘caps’ vardır: “Hayaller Paris, gerçekler yaşanılan yer.” şeklinde. Paylaşan kişi kendi hayali ve içinde bulunduğu gerçekliği alaya alarak kullanır. Hem haline güler hem de içinde olduğu bulunduğu durumu fark eder. Kuzey Kıbrıs siyaset kurumunda kendi halini bilmeden, dünden itibaren kaç arpa boyu yol kat ettiğine dikkat etmeden, barış-özgürlük ve federasyon gibi sözleri kullanan bir güruh vardır. Ne hallerinden bihaber ne de söylemlerinin içi dolu mu boş mu fark etmeden konuşur dururlar. Anadolu’da dağ köylerinde kış aylarında sobanın başında avcıların ayıyla mücadelesini konu eden çok güzel hikâyeler vardır. Soğuk kış gecelerinin geçmesinde orta oyun misali zaman geçirir gider. Bizim dış politika ve müzakere üzerine özgürlükçü federasyoncu söylemlerde avcı ile ayı hikâyeleri gibidir. *** Bireyin siyaset kurumuna, sosyal çe...

169- Değişmeyen tek şey değişimdir 11.04.2019, Milliyet Gazetesi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı dönemindeki Kıbrıs müzakereleri 15 Mayıs 2015’te başlamıştı. Geçtiğimiz pazar günü Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için atadığı geçici özel danışmanı Jane Holl Lute ile yapılan görüşmeye kadar, Rum müzakere heyetiyle Türk müzakere heyeti farklı ülkelerde farklı isimlerle anılan birçok önemli görüşmeler yapmışlardır. Kıbrıs siyasi tarihi açısından Akıncı dönemi müzakereleri çok önemli bir yere sahiptir. Testere ağzı gibi inişli çıkışlı, ha oldu ha olacakla geçen bir süreçtir. Elde edilen kazanımlar da vardır, teslim edilen haritalar da. İsviçre’nin Mont Pelerin kasabasında yapılan görüşmeden, New York’ta Nami’nin siyah tişörtüyle katıldığı ve basına ‘çok önemli işler oluyor’ diye servis edilen görüşme ve müzakere süreçleri de vardır. Bu bağlamda gelinen nokta neresidir? Lute sonrası açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Burcu, Rum yönetiminin ipe un serdiğini, dönüşümlü başkanlık değil de sabit...

159- Han ve Yolcu 31.01.2019, Milliyet Gazetesi

“Günlerden bir gün, zamanın ünlü bir bilgesi hükümdarın sarayının kapısına gelir. Muhafızların hiçbiri saygıları nedeniyle onu durdurmaya çalışmazlar. Bilge sonunda hükümdarın tahtında oturduğu odaya girer. Ziyaretçisini hemen tanıyan kral saygıyla ayağa kalkıp sorar: -         Ne istiyorsun? Sana nasıl yardım edebilirim? -         Bu handa uyuyacak bir yer istiyorum, cevabını verir bilge. -         Ama burası han değil ki! der kral hafif kızgınlıkla. Benim sarayım. -         Sorabilir miyim, senden önce bu sarayda kim yaşıyordu? -         Babam, ama o öldü. -         Ondan önce kim yaşıyordu? -         Büyükbabam. O da öldü. -         O zaman burası insanların kısa bir süreliğine gelip kaldığı, sonra da terk ed...

158- Bayrak Egemenliktir! 24.01.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz hafta sonu iç siyasetimizde en çok konuşulan konu Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın Rum tarafından gelen OPEK (Sosyal Reform Birliği) Başkanı ve yöneticilerini ziyareti sırasında görüşmenin yapıldığı salonda Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve KKTC Cumhurbaşkanlığı forsunun olduğu bayrakların yerinde olmaması ve sonrası gelen tartışmalardı. Cumhurbaşkanı Sayın Akıncı da son günlerin modası olan sosyal medya üzerinden verilen siyasi mesajlar akımına katılarak geçtiğimiz Cuma akşamı 23:12’de şahsi Facebook hesabı üzerinden “Bayrak üstünden ucuz siyaset alışkanlığı hala bitmedi.” cümlesiyle başlayan mesajını yayımladı. Mesajında Sayın Akıncı “ Neymiş, Rum derneği ziyaretimize geldiği için bayraklar salondan çıkarılmış. Birkaç gün önce Spehar geldiğinde de yoktu. Lute geldiğinde de. Onu görmediniz mi? AB komisyonu başkanı Junker, AP Başkanı Shultz ve daha birçok yabancı dışişleri bakanı, devlet adamı geldiğinde de. Ve bu durum yeni değil, benden önce de hep böy...

154- İsrail ve Terör 27.12.2018, Milliyet Gazetesi

Doğu Akdeniz ve Orta Doğu için yazılan tüm yazılarda Kıbrıs adası ve stratejik önemi hakkında bolca yer verilir. Kıbrıs sorunu insanlık siyasi yaşamının en uzun süreli, çok uluslu, çözülmeyen konusudur. Okyanus ötesinin büyük kıtası Amerika’nın dış politikasında bir masası vardır. Amerika’nın dünya üzerinde faaliyet yapan Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nda (CIA) uzmanları olan önemli bir adadır. Birleşmiş Milletler’in (BM) varoluşunda dünya üzerindeki sorunlar ve çözümü konularında Kıbrıs ilk sıralarda gündemdedir. Birleşik Krallık için Orta Doğu, Kafkaslar ve Afrika’nın bir bölümünü istihbarat bağlamında dinlediği üslerinin yerleşik (Ağrotur Üssü ve Dikelya Üssü) olduğu çok önemli konusudur Kıbrıs. Avrupa Birliği (AB) için Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Kıbrıslı Türkler her daim gündemdir. Afrika ve Asya arasında kalan Hint Okyanusu’na bağlı olan Kızıl Denizi kullanan Asya’dan Avrupa’ya her türlü alınıp satılabilen değerleri taşıyan gemicilerin seyir defterinde önemli bir yeri vard...

148- Statüko 15.11.2018, Milliyet Gazetesi

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre süregelen düzenin korunması durumuna statüko denir. Statüko açık ve net bir şekilde tanımlanmıştır: Süregelen durumun korunması. *** Manidar bir toplantı tarihi, yeni açılan iki sınır kapısı ve akşamına Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın basın açıklaması... Cumhurbaşkanı Akıncı dönemi müzakerelerde akılda kalan en önemli olgu müzakerelere ve açıklamalara yüklenen anlam ve manalardır “Crans Montana Zirvesi”, “New York görüşmeleri”. Akıncı dönemi de yarım asırdır süregelen görüşmelere yüklenen anlam ve manalarla anılarak tarihin tozlu raflarında süresi geldiğinde yerini alacaktır. *** Cumhurbaşkanı Akıncı mevcut durumu statüko olarak tanımlamaktadır. “Statükonun devamı iki topluma zorluklar vermektedir.” demektedir. 1974’ün 20 Temmuz sabahı Kıbrıs adasına barış ve özgürlük gelmiştir. Kan ve gözyaşı durmuş, sınırlar çizilmiş ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne giden yol açılmıştır. 1974 öncesi düşünüldüğünde kötü günler; acılarla büyüyen bir nesil; yetim kalmı...

147- Deniz Hakimiyeti 08.11.2018, Milliyet Gazetesi

Siyasi coğrafyaların konumu, büyüklüğü, iklimi, deniz ve gölleri o coğrafyanın jeopolitik özelliklerini oluşturur. Ülkelerin dış politikasını etkileyen ana argüman jeopolitik kazanımlarıdır. Ülkemiz doğu ile batı siyasi coğrafyası arasında doğal bir köprüdür. Bu doğal yapısına ek olarak da inşa edilen köprüler, yollar ve havalimanları jeopolitiğine değer katmaktadır. Türkiye, Avrupa ile Ortadoğu arasında siyasi varlığıyla da Avrupa için doğal bir ileri karakol ve tampon ülke konumundadır. Ortadoğu ateş çemberinin Avrupa ülkelerine sıçramaması için insani yardım kamplarıyla Türkiye, jeopolitiğinin sorumluluk ve yükünü en iyi taşıyan ülkedir. Konumunun verdiği avantajları ve köklü devlet gelenekleriyle garantör ülkemiz Türkiye, Doğu Akdeniz deniz hakimiyet alanında da hem kendi kıta sahanlığını hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nin deniz sahalarını koruyarak, deniz hakimiyeti ve Doğu Akdeniz jeopolitiğinde ‘ben de varım’ demektedir. Deniz dibi araştırmaları ve sonrası tespit ed...

146- İlklerin Haftası 01.11.2018, Milliyet Gazetesi

29 Ekim 2018’de Cumhuriyet 95. yaşına girdi. Anadolu coğrafyasında 95 yıl önce Osmanlı Devleti’nin son subayları Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde dünya üzerinde söz sahibi olan devletlere karşı bağımsızlık mücadelesi verdiler ve sonucunda Cumhuriyet Türkiye’sini inşa ederek kurdular. Kurucu iradenin Lideri Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına Türk milletine batı ve muasır medeniyetleri hedef koydu. Bu ufuk ötesi bakış ve hedeflerle genç Cumhuriyet 95 yaşına çalışarak, üreterek geldi. Siyasi coğrafyasının zorlukları ve genel dünya siyasetindeki çekişme ve kutuplaşmaların dönem dönem arasında kalarak bugünkü bölgesel aktör olma yolunda çalışan Türkiye Cumhuriyetimiz beden buldu. Coğrafyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu durumlara inat Anadolu halkı devletine güveni ve bağlılığıyla tüm zorlukların üstesinden geldi. Cumhuriyetin 95. yıl dönümünde açılışı yapılan dünyanın en büyük havaalanlarından olan “İstanbul Havaalanı” muasır medeniyet seviyesini yakalayan Cumhuriy...

138- Değişen Stratejiler ve Devlet Bekası 06.09.2018, Milliyet Gazetesi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Sayın Kudret Özersay, Anavatan Türkiye ziyareti sırasında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ile yaptığı ortak basın açıklamasında ‘’Kıbrıs’ın stratejik önemi artıyor’’ demiştir. Açıklamasının devamında Özersay ‘’dengeler değişiyor, değişen stratejik konumlamada yerimizi alacağız’’ da demiştir. Evet dünya üzerinde hiçbir güç, kudret değişimin önünde duramaz. Değişimi milli ve manevi değerler doğrultusunda ülke ve vatan menfaatiyle yönetiriz. Veyahut da değişimi Yöneten, Vatan dediğimiz siyasi coğrafyamızı kendi menfaati doğrultusunda yönetir. Sonuçta değişim kaçınılmazdır. Daha iyi ve daha güzeli için değişim şarttır.  ***  Dış politika ve ülke siyaseti üzerinden açık kaynaklardan derlediğim birkaç haber üzerine değişim ve değişen stratejileri örneklemek istiyorum. Garantör ülkemiz Türkiye’nin 15 Temmuz sonrası izlediği şahin dış politika modeli ortadadır. Milli Devlet ve Beka neyi gerektiriyorsa aç...

129- Hükümdarca Çözüm 05.07.2018, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs, Akdeniz’in Sicilya ve Sardunya’dan sonra üçüncü büyük adasıdır. 9251 km² olan yüz ölçümüyle siyasi tarihimizin ve insanlık tarihinin önemli topraklarından birisidir. Siyasi yönetim ve farklı toplulukların hüküm sürdüğü önemli bir adadır. Tarih boyunca paylaşılmayan topraklardır. Kıbrıs kan ve gözyaşının hiç eksilmediği, din olgusunun belirleyici rol aldığı adadır. *** Kıbrıs adası 1960’larda “Kıbrıs Cumhuriyeti” adıyla devlete sahip olmuştur. Adanın iki büyük toplumu Türk ve Rum halklarının siyasi yönetimde var olmasıyla beden bulan bir Cumhuriyet’ti. Sonrasında yakın siyasi yaşamımıza Kıbrıs sorunu olarak giren ada, 2 farklı toplum olan Rum ve Türk halklarının yerleşim alanlarını farklılaşmasıyla iki devletli yönetime sahip olmuştur. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’dir. Bu iki devletin federasyon modelli ortak bir yönetimde birleşme görüşmeleri de yarım asırdır sonuca varılmadan devam etmektedir. Siyasi tarihin önemli aktörleri Kıbrıs s...

128- Kader Seçimi 28.06.2018, Milliyet Gazetesi

Zaman dediğimiz kavram tarih ve saat olarak belli olduğunda çok uzun olsa bile biraz sabır ve sükunetle beklenildiğinde aylar, günler, haftalar çok çabuk geçer ve hedeflenen tarih gelir. Bu zaman kavramı 24 Haziran gecesi için de geçerli oldu. 15 Temmuz gecesi sonrası Türkiye Cumhuriyeti siyasi yaşamı ve devlet yürütmesi Milli Güvenlik ve devletin bekası bağlamından şekillendirilmeye başlandı. 15 Temmuz sonrası OHAL yönetimi ile devlet kurumları tabiri yerinde olursa bağırsaklarını temizlemeye başladı. İçte ve dışta iş birliği içinde olan ihanet odakları, kamu kurum ve özel kuruluşlarda temizlendi. 16 Nisan referandumu ile de Milli Güvenliğimizin gereksinimi olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi için halk oylaması yapıldı. Devletin bekası için milletçe bu oylamada ‘Evet’ dedik. Sonrasında sistem kendi içerisinde değişime başladı. MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli Beyin gördüğü lüzum üzerine 24 Haziran’da AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile ortak tari...

127- İstikrara Devam 25.06.2018, Milliyet Gazetesi

Akdeniz ve ada yaşamının ortak özelliği mi? yoksa Kıbrıs’a özgü bir özellik midir bilinmez? Seçim günü sandığa gitmeden önce mangallar yakılır, piknik havasında seçime başlanır. Garantör ülkemiz Türkiye’de ki Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimi gölgesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak bizlerde yerel seçimleri dün gerçekleştirdik. 28 seçim bölgesinde oy verme işlemi çok büyük tatsızlıklar ve demokrasi dışı olaylar olmadan gerçekleşti.  *** Sayılarla 24 Haziran yerel seçimleri: KKTC’de 191,153 seçmen vardır. Yerel seçimler için 28 seçim bölgesinde 734 sandık kurulmuştur. 28 belediye başkanlığı için 111 aday seçime girmiştir. 280 belediye meclis üyeliği için 1092 aday yarışmıştır. 184 muhtarlık için ise 425 kişi aday olmuştur. 596 ihtiyar heyeti için ise 1043 aday yarışmıştır. Kampanya döneminde aday adalığından adaylığa geçenler sandıktan zaferle çıkmak için çalışmışlardır.  ***  28 seçim bölgesinde göze batan ve çevresinde lokomotif etkisi yaratacak bazı bölg...

124- Deniz Hakimiyet Teorisi 07.06.2018, Milliyet Gazetesi

Yarım asrı bulan Kıbrıs sorunu müzakerelerinde bir yol alınamamıştır. Dönemsel olarak çözüme yakın bir çizgi izlense de sonunda başladığı yere geri dönülmüştür. Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın göreve başlaması sonrasında bol umutlu olunan ve sonu hüsranla biten, adı zirve, yemek, konferans olan bir dizi diplomatik görüşmeler olmuştur. Gelinen noktada iki aydır konuşulan çerçeve, metin adındaki belgeye bile Güney Kıbrıs siyasileri laf kalabalığı ile geçiştirmişlerdir. Durum böyle hasıl olunca görünen köy kılavuz istemez misali çözüm Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) siyasi pozisyonu ve coğrafi çıkarımları özelinde bir tanınma kazanım yolu arama olmalıdır. Duygusal ve tarihsel bağ, bağlamında yürütülen çözüm adındaki metot, çözümsüzlük olarak Kıbrıs Türk’üne bir elli yıl daha kaybettirmemelidir. İbn-i Haldun’un ‘Coğrafya Kaderdir.’ sözünden yola çıkarak Doğu Akdeniz’deki siyasi pozisyonumuzla tanınma ve kazanım elde etmeliyiz. *** Barbaros Hayreddin Paşa “Denizlere hâkim ol...

123- Yetki Kimde? 31.05.2018, Milliyet Gazetesi

Siyaset ve genel konularda her ortamda bilir kişi gibi konuşmayı seven bir milletizdir. Fırsatını bulduğumuz her alanda taksi, otobüs, kahvehane hiç fark etmez gündemde olan konunun uzmanı gibi atıp tutar, konunun ilgili muhataplarından daha fazla şey bilen edasıyla konu hakkında hüküm bile veririz. Her atıp tutulan boş olmasa da kendi birey olarak değerlendirebileceğimiz zamanı, yetki ve etkimiz olmayan bir alanda konuşarak en büyük israfı yapmış oluruz. Bunun sebebi ise düşünce dünyamızda var olan tüm konuları dilimizin ucundan dışa vurmamızdır. Bunun bize en basit zararı ‘zaman’ gibi değerli bir olguyu haddimiz olmayan işle harcamak da olabilir. 11. yüzyılın en önemli Türk şair ve düşünürleri arasında olan Balasagunlu Yusuf olarak bilinen Kutadgu Bilig, eseri sonrası ‘Has Hacib’ unvanı alır. Birey, toplum ve devlet yönetimi ile ilgili değerlendirmeleri olan Yusuf Has Hacib, dilin erdemini, kusurunu, yararını ve zararını şöyle ifade eder: “Anlayış ve bilgiyi ulaştıran dildir. İnsanı ...

122- Çözüm: Devlet Aklı ile Tanıtım 24.05.2018, Milliyet Gazetesi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dış İşleri Bakanı (DİB) Sayın Kudret Özersay ay başında Bangladeş’in başkenti Dakka’da İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları toplantısına katıldı. Toplantı haberi KKTC Dış İşleri Bakanlığı resmi internet sayfasında “Kudret Özersay: Sesimizi her platformda duyuracağız.” başlığıyla verilmiştir. Bu başlık çok önemli ve gerekli bir konuyu KKTC’nin tüm uluslararası organizasyonlarda bir şekilde tanınmasını işaret etmektedir. Ben de bu mantık ve fikri yazılarımda ‘federasyon modelli çözüm’ yerine KKTC siyasi coğrafyadaki pozisyonunu koruyarak, jeostratejik konumu ve garantör ülkesi Türkiye’nin jeopolitik ilişkilerini de kullanarak tanınmalı şeklinde defalarca yazdım. Çözüm adı altında yapılan görüşmelerin ‘kayıkçı kavgasına’ dönüştüğü bu günlerde siyaset yapıcı devlet aklı enerjisini ve mesaisini bu yöne harcamalıdır. Bu düşünce ile sizlere yaşanmış bir hikâyeyi aktarmak istiyorum. Hikayemiz kahramanı ve mimarı Kuzey Kıbrıs aşığı emekli Büyü...

117- Filin Zinciri 19.04.2018, Milliyet Gazetesi

Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı, seçildiği günden itibaren canla başla gece gündüz demeden Kıbrıs Türkü’nün 50 yıldır gasp edilen haklarını alabilmek adına Kıbrıs Rum Yönetimi ile defalarca değişik yer ve zamanlarda müzakere masasına oturdu. Son yıllarda Kıbrıs sorunu adına önemli ve katılımlı müzakereleri Cumhurbaşkanı Akıncı yaptı. New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteriyle, Crans Montana’da garantör ülkelerin de katılımıyla yüksek seviyede ve önemde müzakereler gerçekleşti. Tam bitti, çözülüyor dediğimiz an Rum Yönetimi’nin çözümden uzak ve uzlaşıya kapalı mantığıyla görüşmeler on ay önce sonlandı. Hafta başında BM’nin ev sahipliğinde iki lider Sayın Akıncı ve Anastasiadis, akşam yemeğinde bir araya geldiler. Sayın Akıncı yemek sonrası yaptığı açıklamada “Yaptığımız toplantıda yeni bir durum ortaya çıkmadı. Taraflar Crans Montana’da hangi noktadaysa o noktada olmaya devam ediyor.” dedi. Açıklamasının devamında, “ Gelinen aşamada ben sürekli olarak söylüyorum, yanlış bir a...

113- Sosyal medya üzerinden ayar! 22.03.2018, Milliyet Gazetesi

“Devlet nedir?” diye baktığımızda karşımıza çıkan tanım, “Toprak  bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş  millet  veya milletler topluluğunun oluşturduğu  tüzel varlık”tır .  Toprak bütünlüğünden kasıt, sınırlarının belli olmasıdır. Bu toprak bütünlüğünü ülkenin siyasi coğrafyası olarak gördüğümüzde bu coğrafya üzerinde bir başkente ihtiyaç vardır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) başkenti Lefkoşa’dır.  Anayasa hukukçusu Mümtaz Soysal, “Anayasa sözünde temel kuruluş anlamı var. Anayasa öyle bir yasa ki, devletin temel yapısını ve bu yapının başlıca işleyiş kurallarını gösteriyor.” diyor. KKTC Anayasa’sının 1. maddesi “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti, sosyal adalet ve hukukun üstünlüğü ilkelerine dayanan laik bir Cumhuriyettir.” der. 2. maddenin 4. fıkrası Cumhuriyet’in başkenti Lefkoşa’dır der. Egemenlik başlığı olan 3. maddenin 3. fıkrası “Halkın hiçbir zümresi, kesimi ve kişisi, egemenliği kendine mal edemez.” der; aynı m...

112- Acele işe şeytan karışır 15.03.2018, Milliyet Gazetesi

Nisan 2015’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı seçilen Sayın Mustafa Akıncı, günümüze kadar yürüttüğü müzakere sürecini kendi parametreleri doğrultusunda bir takvime bağlayarak devam ettirdi. Birleşmiş Milletler (BM) genel sekreterinin değişmesi, Kıbrıs özel temsilcisinin görev süresinin dolması, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) başkanlık seçimleri gibi dünya gündemi için önemli evreleri Kıbrıs müzakere sürecine bağladı. Son olarak da dünya gündeminden yerel gündemi meşgul eden Güney’deki Başkanlık seçimleri ve KKTC’deki genel seçimlere kadar gelindi. Bu takvim sürecini hep birlikte izledik. Bitti değimiz “an” Alplere taşınan bir müzakere dönemi, vermişti verilmemişti diye yorumlanan, sonradan verildi ama geri alındı diye duyduğumuz “harita” mevzuları oldu geçti. 4x100 metre bayrak yarışı gibi birbirini izleyen, sona gelindiğinde elde hiçbir şey olmayan bir dönemi izledik. Hız ve aceleyle yürütülen süreçte, ha şimdi oldu olacak heyecanı hepimizi mutlu etti ve yordu. ...

111- Hidrokarbon Yatakları ve Kıbrıs Sorunu 08.03.2018, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs sorunu ve müzakere süreci hikayesinin dönem dönem psikolojik hareketlerle yürütülen evreleri olmuştur. Bu dönemleri tarih sahnesinde hatırlayacak olursak Kıbrıs Rumlarının Kıbrıs Türklerine karşı moral ve motivasyonlarının düşmesi için yaptıkları müzikli savaştır. Bestesi ve güftesi Yesari Asım Arsoy’a ait olan Nevin Demirdöven’in seslendirdiği “Bekledim de Gelmedin” şarkısı üzerinden yürüttüğü psikolojik savaştır.   İlk dörtlüğünü hatırlayacak olursak: “Bekledim de gelmedin Sevdiğimi bilmedin Göz yaşımı silmedin Hiç mi beni sevmedin?” şeklindedir. Rum terör örgütlerinin Kıbrıs Türklerine yaptığı zulüme karşı Kıbrıs adasına çıkartma yapması beklenen Mehmetçik için Rumların kullandığı bir argümandır.   Kıbrıs Türkleri de bu propagandaya karşı aynı şekilde karşılık vermişlerdir. Bestesi Rüştü Şardağ ait olan “Bir Gece Ansızın Gelebilirim” şarkısını Yaşar Özel’in seslendirmesiyle Rum psikolojik savaşına karşı kontra hamle olarak kullanmıştır.   “Bu kadar yürekten çağı...