Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Rusya etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

274- Kremlin ve Akdeniz 15.04.2021, Milliyet Gazetesi

Transatlantik kadar Akdeniz için yanıp tutuşan diğer bir güç Kremlin’dir. Tarih sahnesinde yer aldıkları andan itibaren, Rusya’nın Akdeniz hayali hep sıcak olarak fikir ve eylemde olmuştur. Günümüzden Çarlık Rusya yönetimine kadar giden tarihi süreçte Rus dış politikasının ana konularından birisi ‘sıcak deniz’ olarak betimlenen Akdeniz’e inmek ve egemenlik sahasını oluşturmaktır. *** Rusya’nın Akdeniz politikası için birbirinden bağımsız gibi görünse de tarihi süreç içerisinde Akdeniz için stratejik adımları olmuştur. Bunlar, Kırım’ın 1783 yılında Ruslar tarafından ilhakı, Balkanlarda Ortodoks Hristiyanların hamiliğini üstlenmesi ve panslavist bir politika izlemesi, Boğazlar üzerinde söz sahibi olmak istemesi, Yunanların bağımsızlık hareketini desteklemesi ve Kafkaslar üzerindeki nüfus mücadelesidir. İfade ettiğim tarihi süreç ve konular birbirinden bağımsız gibi görünse de Rusya’nın Akdeniz’e inme stratejisi için dönemsel olarak ileri karakol ve hamleleridir. *** Çarlık Rusya ve SSCB ...

104- İran ve Rusya’nın KKTC’yi tanıması gerek Hasan Ünal, Milliyet Gazetesi

Atılım Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Ünal, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanıtılmasıyla ilgili olarak Milliyet’e konuştu. KKTC’nin garantör ülkesi Türkiye’nin atacağı adımlarla Müslüman ülkelerin ve stratejik ortaklıklar yaptığı İran ve Rusya’nın KKTC’yi tanıması gerek dedi.   19.01.2018   Lefkoşa / Barış YORGANCI / 19.01.2018   Siz bir süredir KKTC’nin tanıtılması için Türkiye ve KKTC hükümetlerinin ortak ve kapsamlı bir kampanya başlatmaları gerektiğini söylüyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?   Evet, böyle bir girişim için şartların çok olgunlaştığını düşünüyorum. Öncelikle gerek Türkiye gerekse KKTC açısından beklentiler tüketilmiş durumda. Örneğin yakın tarihte Annan Planı’nın Türk tarafınca kabul edilip Rumlarca da ezici bir çoğunlukla reddedilmesi üzerine KKTC’nin Müslüman ülkeler tarafından tanınması amaçlı bir kampanya başlatılabilirdi; ancak o zamanki beklentiler farklıydı. Türkiye AB ile müzakerelere başlamaya ...

22-Enerji ve Kıbrıs Sorunu 07.07.2016, Milliyet Gazetesi

Türkiye, Rusya ve İsrail arası ilişkilerin Doğu Akdeniz politikası ve jeopolitiğini etkileyecek şekilde tekrar başlaması hiç şüphesiz üç büyük devlet için de ‘kazan kazan’ mantığının bir ürünüdür. Doğu Akdeniz’de enerji bağlamında diplomasi savaşları olurken Kıbrıs adasında varlığı olan iki toplum Türk ve Rum kesimi nasıl bir politika izleyeceklerdir? Bu izleyecek oldukları siyaset ve strateji gelecek devamlılıklarının birer göstergesi olacaktır. Temmuz ayının başı itibari ile Türkiye, Rusya ve İsrail ilişkilerinin iyileşmesine paralel olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) de görüşmelerini yoğun bir şekilde hızlandırmışlardır. Toplamda bir ay içinde 6 görüşme yapacak olan heyetler ana başlıklar üzerinden 6 görüşme sonrası bir sonuca varmak istemektedirler. İlk görüşme sonrası Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, yaptığı basın toplantısında “Kıbrıs’ın, enerji denkleminin dışında kalma riski var” şeklindeki beyanın Doğu Akdeniz’de devam eden enerji üzer...