Ana içeriğe atla

112- Acele işe şeytan karışır 15.03.2018, Milliyet Gazetesi

Nisan 2015’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı seçilen Sayın Mustafa Akıncı, günümüze kadar yürüttüğü müzakere sürecini kendi parametreleri doğrultusunda bir takvime bağlayarak devam ettirdi. Birleşmiş Milletler (BM) genel sekreterinin değişmesi, Kıbrıs özel temsilcisinin görev süresinin dolması, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) başkanlık seçimleri gibi dünya gündemi için önemli evreleri Kıbrıs müzakere sürecine bağladı. Son olarak da dünya gündeminden yerel gündemi meşgul eden Güney’deki Başkanlık seçimleri ve KKTC’deki genel seçimlere kadar gelindi. Bu takvim sürecini hep birlikte izledik. Bitti değimiz “an” Alplere taşınan bir müzakere dönemi, vermişti verilmemişti diye yorumlanan, sonradan verildi ama geri alındı diye duyduğumuz “harita” mevzuları oldu geçti. 4x100 metre bayrak yarışı gibi birbirini izleyen, sona gelindiğinde elde hiçbir şey olmayan bir dönemi izledik. Hız ve aceleyle yürütülen süreçte, ha şimdi oldu olacak heyecanı hepimizi mutlu etti ve yordu. Olmayınca artık olmaza kadar getirdi.

***

Kıbrıs sorunu ve müzakere süreci, aynı köyde yaşayan iki ailenin tarla sınırı için verdikleri kavga ve sonrasında barışmak için yaptıkları görüşmelerden daha önemli bir konu olduğu için müzakere ve Kıbrıs sorununa yaklaşım devlet aklı ve millet menfaati için sakin, ağır ve iki kere düşünüp bir kere hareket ederek yapılmalıdır. Yoksa Anadolu’da bolca söylenen ve her söylendiğinde haklı olunan güzel bir atasözünün dediği gibi ‘acele işe şeytan karışır’. Niyetler iyi; fakat süreç ve takvim iyi niyet için belki de olumsuz olabilir. Birey yaşamı için 5 yıllık seçilme süreci kısa bir andır. 5 yılda yarım asırdır yapılamayan, yapılmak istenebilir. Bunun için de acele edilmiş olunabilir. Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’nun siyasi yapısı ve jeopolitik konumu göz önüne alındığında Kıbrıs adasının iki toplumlu siyasi yapısına imrenerek bakacak bir dolu Orta Doğu ülkesi olduğu aşikardır. Mevcut siyasi yapı ve bölgemizdeki çatışma ortamı devam ettiği sürece KKTC’de siyaset yapıcı devlet aktörleri iç sorunlara yapısal çözümler bularak Kıbrıs Türk halkına hizmet etmelidir.

 

Derinya ve Aplıç kapıları

 

Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı, Derinya ve Aplıç kapılarında incelemelerde bulunmak için bölgede geçtiğimiz hafta sonu bir dizi ziyaret yaptı. Bu ziyaretlerinde Cumhurbaşkanı Akıncı “Derinya ve Aplıç’ın açılması kararının üzerinden neredeyse 3 yıl geçti. Türk tarafı olarak yolları bitirdik; ancak Rum tarafı Aplıç’ın güney kısmındaki 2,5 kilometre civarındaki yolu henüz tamamlayamadı.” şeklinde açıklama yaptı. Açıklamanın bütününde müzakere sürecindeki gibi bir acele ve hızlı olunması gereken bir anlam/mana yüklüdür. Burada da “acele işe şeytan karışır” atasözünü düşünerek acele etmemeliyiz. Bir iki, üç beş yıl ya da bir insan için 40-50 yıl bir ömür denebilir ve her şeydir. Fakat devletin ve milletin bekası için bir ömür denilecek süre bir “an” kadar kısadır. Kaderimiz olan coğrafyada bireyin aklından ziyade devletin aklıyla hareket etmeliyiz ki millet ve devletimiz daim olsun.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

125- Kuzey Kore ve ABD 14.06.2018, Milliyet Gazetesi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nde uluslararası ilişkiler-dış politika çalışan çevrelerin ve yayın kuruluşlarının ana gündemlerine konu olan üç ülke vardır: Rusya, İran ve Kuzey Kore. ABD’nin ‘ulusal güvenlik’ bağlamındaki dış politika yaklaşımının korkulu rüyası bu üç ülkedir. Üçünden gelebilecek nükleer saldırı tehdidi, ekonomik veya kültürel açıdan gelebilecek ve gelen reel saldırılardan daha önemlidir. ABD yapımı filmlerin ana konusu bu üç ülkedir. Hal böyle olunca geçtiğimiz aylarda “ABD ve Kuzey Kore Savaşın Eşiğinde” başlığıyla farklı yaklaşım ve bakış açılarıyla bolca haber olmuşlardır. ABD Başkanı Trump’ın aykırı devlet yönetme şeklide göz önüne alındığında eli kulağında ‘ABD, Kuzey Kore’yi vurur’ yaklaşımı yerini Trump ve Kim’in anlaşmasına bırakmıştır. İki lider geçtiğimiz salı günü Türkiye saatiyle 08:30 sularında Singapur’da bir ilk niteliğindeki görüşmelerinin ardından ortak bir metne imza atmışlardır. Trump anlaşma için “Çok kritik bir problemi çözmeye başladık. Anlaş...