Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mavi Vatan etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

386- Mavi Vatan’da Türkiye Yüzyılı – Doğu Akdeniz, Kıbrıs 08.06.2023, Milliyet Gazetesi

"Mavi Vatan" terimi, Türkiye'nin denizlerini ve kıta sahanlığını ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Türkiye'nin denizlerine kıyısı olan bölgeleri ve bu alanlarda gerçekleştirilen faaliyetlerin yanı sıra, deniz kaynaklarından elde edilebilecek ekonomik kazanımlar da bu kavramın içinde yer alır. Bu nedenle, "Mavi Vatan" tanımı Türkiye'nin denizlerinin stratejik önemini vurgulayan bir kavram olarak Türk devlet aklının önemli bir çıktısıdır. Mavi Vatan 462 bin km 2  alanı betimlemektedir. Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz’deki denizlerimiz Mavi Vatan’ın bölgeleridir. Ege’deki kıta sahanlığı sorunu ve FIR Hattı meselesi, egemenliği tartışmalı adalar meselesi, Karadeniz ve Doğu Akdeniz’deki enerji yatakları Mavi Vatan’ın için en önemli argümanlardır. *** Türkiye Yüzyılı için Mavi Vatan’ın önemi ve anlamı, gelecek ve enerjinin paylaşımı bakımından hayati önemdedir. Karadeniz’deki denizaltı kaynaklarımızın tespiti ve işletilmesi ihtilafsız ve sorunsuz Türki...

381- Mavi Vatan’daki İleri Karakolumuz TCG Anadolu 04.05.2023, Milliyet Gazetesi

Türkiye siyasi ve coğrafya özellikleri sebebiyle dünya siyaset kurumunda vuku bulan önemli olayların hepsinde masada yer almıştır. Hikâyenin öznesi, yüklemi ya da gizli öznesi olarak tarih sahnesinde olduğu gibi günümüzde de önemini korumaktadır. Ankara merkezine pergelin sabit ayağını bastığımızda diğer ayağı dini, siyasi ve stratejik olan her alana temas etmektedir. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, “Pergelin iğneli ayağı sabittir benim dinimde, ama diğer ayağıyla yetmiş iki milleti dolaşırım.” demiştir. Mimar Sinan ise “Tıpkı bir pergel gibi bir ayağım sabit olarak merkez ve çevreyi gözlemledim, yay çizerek görgümü artırmak için diyarlar gezdim.” demiştir. Türk siyaset ve devlet aklının inanç ve teknik yönden beslendiği iki tarihi şahsiyet bir nevi yaşadıkları Türkiye’ye coğrafyasının ve içindeki milletleri ve çevreyi betimlemişlerdir. *** Türk devlet aklı Ankara merkezli bakışla, Doğu Akdeniz’i, Ege ve Batı Trakya’yı, Karadeniz ve Ortadoğu coğrafyasını iyi okuyarak doğru hamleler yapmak z...

364- TCG Anadolu 05.01.2023, Milliyet Gazetesi

Okyanus ötesinin eski başkanı Truman, ABD’nin batısında yapılacak petrol arama ve çıkarma işleri için ‘kıta sahanlığı’ olarak adlandırılan, ülkelerin deniz yetkilerini tanımlayarak denizlerin de ülkelerin bir parçası olduğunu kabul eden bir anlayışı 1947 yılında ortaya koymuştur. Cenevre Deniz Hukuk Sözleşmeleri, 29 Nisan 1958’de Cenevre’de imzalanıp 30 Eylül 1962’de yürürlüğe girmiştir. Türkiye, bu sözleşmelere taraf ülke değildir. 4 Ana Sözleşmeden oluşan 1958 Cenevre Sözleşmeleri, yerini 10 Aralık 1982’de imzalanan BM Deniz Hukuku Sözleşmesine bırakmıştır. Yukarıdaki tarihi süreçteki sözleşmeler Türkiye’nin denizlerdeki Mavi Vatan doktrininin zeminini hazırlamıştır. *** Türkiye Mavi Vatanı için 2 Mart 2004’te BM’ye verdiği notayla bazı batı bölgelerinde egemenlik hakları olduğunu ilk kez iddia etmiştir. BM’ye verilen 4 Ekim 2005 tarihli notada ise 32°   16’’ 18’ ila 28° Doğu boylamı arasında, 34° Kuzey enleminin kuzeyinde kalan deniz alanlarının kendi kıta sahanlığı ol...

182- Mavi Vatan 11.07.2019, Milliyet Gazetesi

Bir devletin uluslararası hukuk ve uluslararası sözleşmelerle resmiyete alınan hak ve menfaatleri vardır. Bunlar siyasi sınırları, hava sahası, karasularıdır. Yurtiçinin emniyetinin olmazsa olmaz olduğu gibi karasuları ve hava sahasının da emniyeti o devlet için hayati önemdedir. Geçen yazımda konuya ilişkin S-400 alımı ve Türkiye’nin havadan gelebilecek tehditlere karşı savunmasının elzem olduğunu belirtmiştim. Lefkoşa yakınlarına düşen S-200 sonrası da S-400’ün Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) için hayati öneme sahip olduğu teyit edilmiş oldu. Malum siyasi coğrafyamız bir tarafı okyanus, bir tarafı tek bir ülkenin olduğu bir alanda değildir. Bu sebeple de uluslararası ilişki çalışmalarımız güvenlik politikaları göz önüne alınarak şekillenmelidir.  *** Hava savunmamızın önemli olduğu kadar, kara sularımızın savunulması da önemlidir. Alfred Mahan’ın geliştirdiği “Deniz Hâkimiyet Teorisi” ...