Siyasi coğrafyamızın en önemli gündemi Ayasofya Müzesi’nin cami olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’na devridir. Cumhuriyet Türkiye’sinin bağlantısız ve bağımsız hareket ettiği irade beyanıdır Ayasofya. Habil ile Kabil’in, Olimpos Dağının çocuklarıyla, Hira Dağının sadık evlatlarının kavgasıdır Ayasofya. Ayasofya iyiyle kötünün, batıyla doğunun çekişmesidir. Geçmişin hevesleri, geleceğin hayallerdir Ayasofya. Dün olsa, Vatikan ne der? Rus Kilisesi ne der? Ekonomi, ithalat – ihracat piyasalar ne olur gibi bir sürü soruyla Ayasofya müze olarak kalmaya devam ederdi. Siyasi irade beyanını müzeden tarafa kullanırdı. Günümüz Türkiye’sinin siyasi iradesiyse kulaklarını tıkadı, İslam dünyasının hayallerini süsleyen tarihi bir olaya imza attı ve Ayasofya cami olarak hizmete açıldı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yakın siyasi tarihimizdeki en önemli olaya imza attı. Kaderimiz olan coğrafyanın sorumluluk ve ağırlığını taşıyan Cumhuriyet iradesi tabi ki de Ayasofya için artıları eksileri hesap etmiştir...
Gelenekten; geleceğe gidenlerden