Ana içeriğe atla

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sahip çıkmıştır. Bu direnişle Türk milleti, Ortadoğu’da toplum mühendislerinin dizaynı ile dağılan devletler gibi bir devleti olmadığını küresel ihanetin patronlarına ve okyanus ötesine göstermiştir. Türk siyasetinin aktörleri “Mevzu bahis vatansa, gerisi teferruattır.” düşüncesiyle, ideolojik bakışlarını bir kenara bırakarak devlet ve millet bekası için devlet siyasetinde bir bütün olmuşlardır. Türk milleti zor günde bir olmasını ve diri olmasını her zaman dünyaya göstermiştir. Plan ve akıl kimin olursa olsun hesap edemedikleri bir konu Türk milleti birdir ve her şart altında vatanını ve devletini koruyacaktır.

 

20 Temmuz

 

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 44. yıldönümü kutlamaları kapsamında, 19 Temmuz’u 20 Temmuz’a bağlayan gece “Şafak Nöbeti” tutulacaktır. Garantör ülkemiz Türkiye ve şanlı ordusunun 20 Temmuz 1974’te uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını kullanarak adada bozulan düzeni ve Kıbrıslı Türklerinin can ve mal güvenliğini tehlikeye atan düzene müdahale için çıkartma yaptığı yer olan Alsancak Yavuz Çıkartma Plajı bölgesinde “9. Şafak Nöbeti” tutulacaktır. Türk Milleti savaşta olduğu gibi barış döneminde de varlık sebebi olan değerleri için manevi önemi fazla olan sembolik faaliyetler yapmaktadır. 15 Temmuz FETÖ darbesi sonrası da demokrasi nöbetleri tutulmuştur. Bunun bir benzeri de 20 Temmuz 1974 öncesi yaşanan acıları anmak ve gelecek nesillere dost düşman kavramını aktarabilmek için ‘Şafak Nöbetleri’ çok önemlidir. Şafak nöbeti 20 Temmuz sabahı Mehmetçiğin adaya ayak bastığı saate kadar devam edecektir.

 

Kıbrıs Barış Harekâtı öncesi ve sırasında vatan uğruna canını veren sivil ve askerlerimizi, 15 Temmuz gecesi demokrasi ve cumhuriyet değerleri için canını feda eden şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad mekanları cennet olsun.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...