Ana içeriğe atla

229- İnsan-Savaş ve Din 04.06.2020, Milliyet Gazetesi

İnsanlık tarihi incelendiğinde huzur ve barışla geçen yıllar savaş ve kaosla geçen yıllara göre çok az olsa gerek. İlk insanla beraber avcı-toplayıcı yaşam biçimindeki savaş, insanlığın doğayla verdiği mücadele süreci, yaşamak için topladığı ve öldürdüğü süreçtir diyebiliriz. Kıt kaynağını kendi ailesine saklamak için verdiği mücadele belki de bireyden aileye ve topluma geçişi tetiklemiştir. Tarım ekonomisi ve tarımın katma değeri Avrupa şehir devletleri arasında savaşların ve yağmaların olmasının başlıca sebebidir. İnsanın özünde mücadele etmek ve yaşamak için savaşmak gibi hissiyatları vardır. İnsanlığın endüstri 4.0’ı yaşadığı günümüzde bile ilk günkü savaş dürtüleri insanlık için günceldir. İnsanlık savaş metot ve yöntemlerini teknoloji ilerledikçe geliştirmektedir. İnsanlık, bu gelişimi barış ve huzurun tesisi için kullanmamaktadır. Sadece dönemsel olarak savaş ve barışlara ara vermek, yeni savaşları planlamak adına diplomasi metoduyla ateşkes sürecine gitmiştir.

***

İnsanlık, evrende su için savaşmıştır. Tarım ve tokluk hissi için savaşmıştır. Enerji başlığı altında başta petrol ve yeraltı zenginlikleri için savaşmıştır. İmparatorlukların devamı, siyasi ikballerin bekası için savaşmıştır. Tokluk sonrası savaşları çıkarabilmek ve meşrulaştırmak için insanlık din olgusuyla süreci meşrulaştırarak savaşları resmî kılmıştır.

***

Günümüz insanlığı pandemi sürecinde korona virüsüne karşı topyekûn bir savaşın içindedir. Bu savaşın amacı az da olsa karın doyurmak, güneşli günlerde bedelsiz bir şekilde özgür olmak ve insanlığın sağlığıdır. Korona virüsüyle verdiği savaşta insanlık için düşman, gözle görülmeyen elle tutulamayan ölümcül bir virüstür. Din, dil, renk ve ırk ayrımı gözetmeksiniz ortak düşman insanlığın canını almaktadır. Farklı din ve dildeki milletler ortak düşman için cami, kilise, sinagog ve benzeri ibadet yerlerinde dualar etmişlerdir.

***

Demokrasi ve insan hakları denildiğinde dünyanın jandarmalığına soyunan okyanus ötesinin büyük kıtası ve devleti Amerika’da ırk ve renk temelli sokak savaşları kendini göstermiştir. Sonbaharda yapılması planlanan ABD başkanlık seçimlerine argüman oluşturabilecek türden siyahi Amerikalıların kamu ve ticari yaşamı sekteye uğratarak hak aradığı bir savaş süreci mevcuttur. Sokaktaki gösterileri karşı kamunun güvenliği halkın huzur ve refahı için Başkan Trump ve hükümeti kolluk güçleri marifetiyle müdahale ederek savaşın bir tarafını oluşturmaktadır. Kim haklı kim haksızı binlerce kilometre öteden belirleme cabası beyhudedir; fakat gözle görülür bir huzursuzluk ve gerginlik olduğu aşikârdır. 

*** 

Doğu Akdeniz’in en önemli siyasi konusu çözümsüzlüğü çözüm kabul etmiş Kıbrıs için de çeşitli savaş ve kaoslar vardır. Korona virüsünün verdiği psikolojik burhandan mıdır veyahut başka siyasi düşüncelerden midir bilinmez Limasol’da bulunan Din İşleri Başkanlığına bağlı Köprülü Hacı İbrahim Ağa Camisine geçtiğimiz günlerde 3 molotof kokteyli atılmış ve cami duvarına İslam karşıtı ifadeler yazılmıştır. İnsanlık biraz sağlığa kavuştuğunda savaşa hazır politik bir psikolojiye sahiptir. Fakat bunca olumsuzluğa karşı da insanlık için barış ve huzur her zaman vardır. Bölge siyasetini iyi okuyacak ve kavrayacak siyasi aktörler süreci başarıyla yönetebilirler. Yeter ki kaos ortamına maruz kalan siyasi irade devlet millet aklıyla süreci okusun ve yönetsin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

125- Kuzey Kore ve ABD 14.06.2018, Milliyet Gazetesi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nde uluslararası ilişkiler-dış politika çalışan çevrelerin ve yayın kuruluşlarının ana gündemlerine konu olan üç ülke vardır: Rusya, İran ve Kuzey Kore. ABD’nin ‘ulusal güvenlik’ bağlamındaki dış politika yaklaşımının korkulu rüyası bu üç ülkedir. Üçünden gelebilecek nükleer saldırı tehdidi, ekonomik veya kültürel açıdan gelebilecek ve gelen reel saldırılardan daha önemlidir. ABD yapımı filmlerin ana konusu bu üç ülkedir. Hal böyle olunca geçtiğimiz aylarda “ABD ve Kuzey Kore Savaşın Eşiğinde” başlığıyla farklı yaklaşım ve bakış açılarıyla bolca haber olmuşlardır. ABD Başkanı Trump’ın aykırı devlet yönetme şeklide göz önüne alındığında eli kulağında ‘ABD, Kuzey Kore’yi vurur’ yaklaşımı yerini Trump ve Kim’in anlaşmasına bırakmıştır. İki lider geçtiğimiz salı günü Türkiye saatiyle 08:30 sularında Singapur’da bir ilk niteliğindeki görüşmelerinin ardından ortak bir metne imza atmışlardır. Trump anlaşma için “Çok kritik bir problemi çözmeye başladık. Anlaş...