Ana içeriğe atla

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.

 

15 adet F-15

Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında 15 adet F-15 savaş uçağını Yunanistan'a sevk etmiştir. Okyanus ötesinden gelen açıklamaysa ‘Kuzey Karolina, Seymour Johnson Hava Kuvvetleri Üssü’nde konuşlu, 336. Avcı Filosu, 4. Avcı Kanadından F-15E Strike Eagle uçaklarının, ABD'nin Avrupa-Afrika Hava Kuvvetleri Komutanlığının öncülüğünde düzenlenecek Castle Forge (Kale Oluşturma) tatbikatına katılmak üzere Yunanistan'ın Larissa Hava Üssü'ne gönderildiği’ belirtilmiştir.

***

Okyanus ötesinin bu hamlesi sonrası Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı’nın yaptığı açıklamaysa ABD F-15 uçaklarının "Gelişmiş savunma ve agresif havacılık taktikleri, müşterek terminal taarruz kontrolörü (JTAC) ile hava desteği, hava muharebe, koruma, karada ve denizdeki hedeflere taarruz ve donanmaya taarruz desteği konularında Yunan ordusu ile eğitim yapacağı” şeklindedir. Sorulması gereken soru şudur: “Yunanistan’ın son günlerde yaptığı askeri atılımlarla amacı nedir? Okyanus ötesi ve transatlantiğin şemsiyesi altında Karadeniz ve Akdeniz’de Rusya’yı mı tehdit görmektedir veyahut kadim komşusu Türkiye’yi mi düşman bellemektedir?”

***

Türk siyaset kurumu ve güvenlik teşkilatı tabii ki de komşusu Atina’nın harbe hazırlığını iyi okumakta ve takip etmektedir. Dış politika yapıcılar ve Kıbrıs siyaset kurumu bu gibi gelişmeler ışığında müzakere ve hidrokarbon çalışmalarını milli güvenlik bakışıyla dizayn etmelidir.

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...