Ana içeriğe atla

247- Cumhurbaşkanlığı Seçimi 08.10.2020, Milliyet Gazetesi

Dünyayı etkisi altına alan Covid-19’dan dolayı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanlığı seçimleri ertelenmişti. Kıbrıs Türklerinin en yüksek seçilmişinin makamı olan Cumhurbaşkanı seçimleri önümüzdeki Pazar günü yapılacak. Bu seçim, Akdeniz ve Ege’de Yunanistan’ın enerji ve mavi vatandaki gergin siyaseti, pandemi dönemi, işgalci Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırması gibi Hirbit savaşlarının gölgesinde gidilen ilginç bir seçim olacaktır. 

***

Kıbrıs Türk siyaset kurumunu teşkil eden sağ ve sol siyasi kulvarların bolca aday çıkardığı bir seçim. Sağda anavatan vurgusu, federasyon olmadan tam bağımsız KKTC, solda federasyon ve işgalci T.C. yaftasının siyasi argüman olduğu bir süreç. Sağ jargonda Rum siyaset kurumları ve gizli servisi seçimleri manipüle ediyor, sol jargonda T.C. ve milliyetçi odaklar seçime karışıyor. Sol jargon pandemi sürecinde hükümet ve Başbakan sınıfta kaldı, süreç başarısız; sağ jargon pandemi kontrol altına alındı, pandemi hastanesi açılıyor, su boru hattı tamiri yapılıyor, Maraş açılacak.

***

Sağ veyahut sol siyasi yapılar hiç düşündü mü Kıbrıs Türk seçmeni argüman olarak kamuoyuna servis ettikleri söylemlerin kaç tanesini itibar ediyor diye. Kıbrıs Türk seçmeninin sandığa gitmesinde bu söylemlerin kaçı etkilidir. Bu ve bunun gibi soruların cevaplarını seçim akşamı kullanılan genel oy sayısı ve toplam seçmenin karşılaştırılması verecektir. Kıbrıs Türkünün, demokrasi insan hak ve özgürlüklerine saygısı coğrafyadaki milletlerle kıyaslandığında ilk üçtedir. Fakat Kıbrıs seçmeni sandık ve seçimlerden bıkkındır. Siyaset kurumunun iktidar veyahut muhalefet fark etmez, hamaset söylemleri seçmeni yıldırmıştır. Bu vesileyle adaylar ve siyaset kurumunu teşkil eden düşünceler, seçim sonrası siyasetlerini icraatla gündemde tutarak yapmalı, Kıbrıs Türküne karşılıksız hizmet etmelidir.

 

5. Kol Faaliyetleri

Sol siyaset kurumu söylem ve kampanya argümanlarından umudunu kesmiş olacak ki, 5. Kol faaliyetlerine hız vermiş bir durumdadır. Kuzey Kıbrıs’ta en yoğun açılan mecra internet tabanlı hizmet veren sözüm ona gazetelerdir. Avrupa Birliği ve farklı vakıfların fonladığı/kullandığı çamur at izi kalsın mantığıyla çalışan halkı manipüle etmek isteyen kirli operasyonel hücrelerdir. Bunlardan bir tanesi ‘özgür gazete’ adıyla gündeme gelmiştir. Adının manasına yakışmayan, Başbakan Ersin Tatar ve kabineden bir bakanın bir otel lobisindeki giriş ve çıkışını onu karşılayan ve uğurlayan kişilerle selamlaşmasını gündemine taşımıştır. Sonra da çok gizli bir işi deşifre etmiş gibi övünmektedir. Sol siyaset kurumu da bu sözüm ona önemli haberi seçime argüman yapmaktadır. Tükenen federasyon, tükenen söylemlerini Türkiye karşıtlığıyla canlı tutmak istemektedir. Şimdi bu düşünceden medet uman sol adaylar 1974 öncesi yürütülen faaliyetlere 1974 sonrası vakıftırlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bin yıllık bir hafıza ve tecrübeye sahiptir. Bu bahisle umduğunuz ve medet beklediğiniz düşünce Kıbrıs Türk seçmeninde karşılık bulmaz. Eğer gizli, devlet ve millet menfaatine bir faaliyet yürütülecekse inanın en son sizin haberiniz olur. 11 Ekim seçimleri sonrası kazanan kim olur, sorusunun cevabını Kıbrıs Türk seçmeni verecektir. Fakat seçilecek olan aday yeni Cumhurbaşkanı siyasi ideolojiden arınmış bir siyaset tarzıyla iki devlet bir millet mantığıyla garantör ülkesi Türkiye ile siyaset yapmalıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...