Ana içeriğe atla

79- KKTC’de FETÖ yapılanması? 03.08.2017, Milliyet Gazetesi

Anavatan Türkiye’de 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nu (TMK) 1. maddesinde ‘terör’ kavramı açık bir şekilde tanımlanmıştır. 3713 sayılı TMK’nın 2. maddesindeki tanımla da ‘terör örgütlerine mensup olan kişiler terör suçlusudur’ denilmektedir. 3713 sayılı TMK’nın 3. maddesinde ‘Devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozmak, askeri tesisleri tahrip ve düşman askeri hareketleri yararına anlaşma, Anayasayı ihlal, Meclise darbe, Hükümete darbe, Hükümete karşı silahlı isyan, silahlı örgüt, silah sağlama, yabancı hizmetine asker yazma ve yazdırma ve Cumhurbaşkanına suikast suçları’ mutlak terör suçu olarak nitelendirilmiştir.

***

Terör tanımı, üyesi ve suçunun hepsini defalarca Fetullahçı terör örgütü işlemiştir. Dini bir hareket mi, yoksa örgüt mü gibi boş tartışmalara gerek yoktur. FETÖ okyanus ötesinden emir alan, eli kanlı bir terör örgütüdür. 15 Temmuz 2016 akşamı da kanlı terör eylemini harekete geçirmiştir. Necip milletimiz ve milli devletimiz sayesinde başarısız olmuştur.

 

Kâinat Yapılanması

FETÖ örgütü hizmet ettiği üst aklın siyasi ve askeri plan eylem amaçları doğrultusunda dünya üzerinde eğitim ve yardım faaliyetleri yaparak hedef ülkelere sızmıştır. Bu ülkeler de gayri milli ecnebi bir üst aklın istekleri doğrultusunda siyasete ve devlete müdahil olma faaliyetleri gerçekleştirmiştir. Afrika’da kabile ve çadır devleti diye tabir edebileceğimiz kamu düzeni olmayan, alt yapısı ve şehir hayatı bile kurulmamış, adı devlet olan yapılara bile müdahil olmuştur.

 

KKTC’de FETÖ

Peki sanattan spora, siyasetten askeriyeye her türlü yapıya sızan, müdahale eden bu örgütün KKTC’deki faaliyetleri ne durumda? Doğu Akdeniz ve Orta Doğu enerji yatakları için stratejik öneme sahip olan Kıbrıs adasında ve KKTC’de FETÖ yapılanması yok mudur? Kuzey Kıbrıs güvenlik bürokrasisi, siyasi aktörleri ve hukuk yapısı FETÖ örgütünü yeterince kavrayabilmiş midir?

***

Soruların cevapları iyi düşünülmelidir. Kuzey Kıbrıs’ta kamu görevlisi bir kişinin Türkiye’de FETÖ ile ilgili göz altına alınması ve sonrasında soru işaretleriyle salınması iyi okunmalı ve üzerinde bolca düşünülmelidir. Akabinde Saraydan ‘Dinler arası diyalogda rolü vardır’ sebebiyle görevinin sürdürülmesi de manidardır. Dinler arası diyalog söylemi FETÖ örgütünün projesi ve söylemidir. Örgüt değil de jargonu saraya mı sızmıştır?

 

Amaca göre örgütlenme stratejisi

FETÖ, gittiği coğrafyanın/ülkenin değerlerine ve sosyo-kültürel yapısına uygun bir şekilde örgütlenmektedir. Türkiye’de 1970’lerden günümüze kadar uygulamış olduğu ‘örgütlenme yöntemleri’, ‘taktik’ ve ‘stratejiler’ bütüncül bir açıyla baktığımızda uygulanan yöntem değişse de amacın değişmediği anlaşılmaktadır. FETÖ, Kuzey Kıbrıs’ta kamuda, eğitim ve öğretim yaşamında, iş hayatında, yardım kuruluşlarında yerel değerleri gözeterek personel temini ve çalıştırmasını ‘amaca göre örgütlenme stratejisi’ bağlamında yapmış olabilir mi? Onun içindir ki dini motiflerle bezenen örgütü Kuzey Kıbrıs’ta aramaktansa uyguladığı taktik ve strateji bağlamında örgütü görmek ve aramak daha basittir. 170 ülkede faaliyeti olan örgütle, Anavatan Türkiye ve KKTC’nin ilişkilerini ve milli güvenliklerine zarar verecek bir yapıda olduğu düşünülerek mücadele edilmelidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

125- Kuzey Kore ve ABD 14.06.2018, Milliyet Gazetesi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nde uluslararası ilişkiler-dış politika çalışan çevrelerin ve yayın kuruluşlarının ana gündemlerine konu olan üç ülke vardır: Rusya, İran ve Kuzey Kore. ABD’nin ‘ulusal güvenlik’ bağlamındaki dış politika yaklaşımının korkulu rüyası bu üç ülkedir. Üçünden gelebilecek nükleer saldırı tehdidi, ekonomik veya kültürel açıdan gelebilecek ve gelen reel saldırılardan daha önemlidir. ABD yapımı filmlerin ana konusu bu üç ülkedir. Hal böyle olunca geçtiğimiz aylarda “ABD ve Kuzey Kore Savaşın Eşiğinde” başlığıyla farklı yaklaşım ve bakış açılarıyla bolca haber olmuşlardır. ABD Başkanı Trump’ın aykırı devlet yönetme şeklide göz önüne alındığında eli kulağında ‘ABD, Kuzey Kore’yi vurur’ yaklaşımı yerini Trump ve Kim’in anlaşmasına bırakmıştır. İki lider geçtiğimiz salı günü Türkiye saatiyle 08:30 sularında Singapur’da bir ilk niteliğindeki görüşmelerinin ardından ortak bir metne imza atmışlardır. Trump anlaşma için “Çok kritik bir problemi çözmeye başladık. Anlaş...