Ana içeriğe atla

80- FETÖ ve istihbarat ağı 10.08.2017, Milliyet Gazetesi

3 Ağustos Perşembe günü yazdığım köşe yazımda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde “FETÖ yapılanması var mıdır? Sanat, siyaset ve spora, askeri ve devlet kadrolarına kadar yapılanan örgüt Kuzey Kıbrıs’ta nasıl yapılanmıştır?” gibi sorular sorarak konunun milli güvenlik meselesi olduğunu ve başta Kıbrıs sorunu ve Kuzey Kıbrıs – Türkiye ilişkilerine zarar verebilecek seviyede olduğunu belirtmek istemiştim. Yazımın içerisinde Kuzey Kıbrıs’ta ‘ibadet cumadan cumayadır’ diyerek FETÖ olamaz diyen çevrelere bilgi notu niteliğinde FETÖ’nün örgütlenme stratejisi olan ‘amaca göre örgütlenme stratejisini’ işledim. Bu stratejiyle, gittiği yere ve sosyal dokusuna göre bir yapılanma yaptıklarını anlatmak istedim.

***

Yazımın yayınlanması sonrasında eleştiriler geldi. ‘Az yazmışsınız’, ‘isim isim bunlar belli’, ‘bunları da yazın’ gibi ifadelerle tehlikeyi bilenlerden konuları dinledim. Bu ifadeler arasında ilginç bir şekilde “Bu örgüt, Annan Planı zamanından itibaren adada siyasete müdahil olmaktadır.”, “Örgüt, UBP ve CTP siyasi partilerinin kongrelerine ve seçim kampanyalarına bile karışmıştır.” şeklindeki ifadeleri de duydum ve dinledim. Şimdi FETÖ örgütüyle iltisaklı olması sebebiyle tutuklu ve yargılanması devam eden, suçlu ya da suçsuzluğu bağımsız mahkemeler tarafından belirlenecek olan akademisyen Dr. Mümtazer Türköne’nin adada siyasi çalışmalar yaptığı dönemlerde görüştüğü kişilerin de iyi irdelenmesi gerektiği şeklinde ifadeleri son üç dört günde bolca dinledim. Bunlara ilave olarak da Kuzey Kıbrıs’ta önemli bir gazetedeki köşe yazarımız KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ‘güvenlik bürokrasisi ve bazı siyasi çevreler amacını ve nedenini bilmediğimiz şekilde seçimlerde rol aldılar’ dedi. Bu bağlamda var diyen ve yok diyenlerin sayıları sanırım bir anket çalışmasıyla gün yüzüne çıkar.

***

Kuzey Kıbrıs’ta ülke imamı, bölge imamı, eğitim imamı, iş dünyası imamı, yargı-emniyet ve askeri imamı, medya imamı olmadığını, KKTC harici bir ülkede 1000 kusur öğrenci için 100’ün üzerinde ev açan örgütün, Kuzey Kıbrıs üniversitelerinde okuyan öğrenciler için de örgüt faaliyeti yaptığını düşünüyorum. Fakat belki bir gün gerekir diye de aşağıda FETÖ hakkında açık kaynaklardan toplanan bilgileri tarihe not olarak düşmek istiyorum.

 

İstihbarat ağı ve arşivi

 

Örgütün ‘amaca göre örgütlenme stratejisi’ içinde en önem verdiği alan istihbarat ağı ve arşividir. Dini motiflerden arınmış, post modern görünüme sahip ve faaliyet gösterdiği yerin sosyal dokusuna uygun olarak, F tipi 1 dolarla sicil numarası verdiği kişilerle, ecnebi üst aklın faaliyetlerini yürütmektedir.

***

Tanımladığımız örgüt mensuplarının aktardıkları bilgilerle büyük bir istihbarat arşivi oluşturmaktadırlar. Bu bilgiler faaliyet alanlarının gereksinimleri doğrultusunda, psikolojik harekat argümanı olmakla birlikte, beyaz-kara ve gri propagandalar olarak kullanılmaktadır.

Bu genel faaliyetleriyle siyasi aktörlere, yürütmenin mensuplarına ve kanaat önderlerine siyasi baskı oluşturmaktadırlar. Kuzey Kıbrıs’ta da siyasete müdahil oldukları söylemi düşünüldüğünde, yukarıdaki bilgiler daha da anlam kazanmaktadır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

125- Kuzey Kore ve ABD 14.06.2018, Milliyet Gazetesi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nde uluslararası ilişkiler-dış politika çalışan çevrelerin ve yayın kuruluşlarının ana gündemlerine konu olan üç ülke vardır: Rusya, İran ve Kuzey Kore. ABD’nin ‘ulusal güvenlik’ bağlamındaki dış politika yaklaşımının korkulu rüyası bu üç ülkedir. Üçünden gelebilecek nükleer saldırı tehdidi, ekonomik veya kültürel açıdan gelebilecek ve gelen reel saldırılardan daha önemlidir. ABD yapımı filmlerin ana konusu bu üç ülkedir. Hal böyle olunca geçtiğimiz aylarda “ABD ve Kuzey Kore Savaşın Eşiğinde” başlığıyla farklı yaklaşım ve bakış açılarıyla bolca haber olmuşlardır. ABD Başkanı Trump’ın aykırı devlet yönetme şeklide göz önüne alındığında eli kulağında ‘ABD, Kuzey Kore’yi vurur’ yaklaşımı yerini Trump ve Kim’in anlaşmasına bırakmıştır. İki lider geçtiğimiz salı günü Türkiye saatiyle 08:30 sularında Singapur’da bir ilk niteliğindeki görüşmelerinin ardından ortak bir metne imza atmışlardır. Trump anlaşma için “Çok kritik bir problemi çözmeye başladık. Anlaş...