Ana içeriğe atla

178- Avcı ile Ayı 13.06.2019, Milliyet Gazetesi

Geçen yazımda dilek ve temenniler üzerine reel politikadan uzak yaklaşımları seslendiren politik şahsiyetleri kaleme almıştım. Sosyal medyada sıkça gündem olan bir ‘caps’ vardır: “Hayaller Paris, gerçekler yaşanılan yer.” şeklinde. Paylaşan kişi kendi hayali ve içinde bulunduğu gerçekliği alaya alarak kullanır. Hem haline güler hem de içinde olduğu bulunduğu durumu fark eder. Kuzey Kıbrıs siyaset kurumunda kendi halini bilmeden, dünden itibaren kaç arpa boyu yol kat ettiğine dikkat etmeden, barış-özgürlük ve federasyon gibi sözleri kullanan bir güruh vardır. Ne hallerinden bihaber ne de söylemlerinin içi dolu mu boş mu fark etmeden konuşur dururlar. Anadolu’da dağ köylerinde kış aylarında sobanın başında avcıların ayıyla mücadelesini konu eden çok güzel hikâyeler vardır. Soğuk kış gecelerinin geçmesinde orta oyun misali zaman geçirir gider. Bizim dış politika ve müzakere üzerine özgürlükçü federasyoncu söylemlerde avcı ile ayı hikâyeleri gibidir.

***

Bireyin siyaset kurumuna, sosyal çevresine ve içinde bulunduğu ortamın olumsuzlarını yenebilmek adına kendini motive etmesi hayal kurması elbette güzeldir. Lakin bu hayal ve motivasyon süreç içerisinde aşırı dozda alındığı taktirde gözleri kör, kulakları sağır edebilir. Lefkoşa Sarayönü’nde Atatürk Meydanı’ndaki Venedik Sütunu (Dikilitaş)’ı merkez sıfır noktamız olarak alırsak sıfır noktasından itibaren kuş uçumu 1-2 saatlik komşu siyasi coğrafyalarımızda başta 2.Dünya Savaşı galip devletlerini ve sıcak denizlere inme hayali olan Rusya’nın içinde olduğu örtülü bir savaşı görebiliriz. Top ve tüfekle olduğu kadar günümüzde Doğu Akdeniz’in hâkimiyeti sermaye ve enerji üzerine kurulu bir mücadeleyle de yapılmaktadır. İçeresinde olduğumuz ateş çemberini görmek için siyaset kurumunun ana aktörleri güvenlik bürokrasisinden radar üzerinde ilgili brifingleri alarak denizlerimize yakın yerlerdeki savaş gemileri hakkında bilgi alabilirler. Bahse konu bilgilendirme sonrası avcı ve ayı hikâyesinin yarattığı rahatlıktan kurtulabilirler.

***

İlk günden bugüne çözüm sonrası ortak zenginlik dediğimiz yeraltı kaynakları zivanya arkadaşımız Anastasiadis ve paydaşlarıyla yönetilmek ve sömürülmek üzeredir. Hal böyle olunca federasyon hayali kâbusa dönüşmek üzeredir. KKTC hükümetinin yetkilendirdiği Türk Petrolleri ve ilgili gemi çalışanlarını hakkında Rum yönetimince alınan tutuklama kararı bile tek başına federasyon modelli çözümü bitirecek bir nedendir. Hal böyle iken ilgili güruhun federasyon ısrarı niyedir? Ersin Tatar hükümetinin ortaya attığı çözüm fikirlerinin tamamen reddetmektense diplomasi yoluyla masada hayatın olağan akışına göre şekil vermek devlet ve millet aklına hizmettir. Ret yaklaşımı milli olmayan gayri resmi fikir ve düşünceye hizmetten öteye gidemeyecek bir yaklaşımdır.

***

Kişi, kurum ve siyasi gruplar renk ve şekilleriyle ayrılmadan ortak bir fikirle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için devlet ve millet aklıyla jeopolitik kazanımlarını yol haritasında argüman yaparak Kıbrıs Türkü için birlik içinde çalışmalıdırlar.

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

125- Kuzey Kore ve ABD 14.06.2018, Milliyet Gazetesi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nde uluslararası ilişkiler-dış politika çalışan çevrelerin ve yayın kuruluşlarının ana gündemlerine konu olan üç ülke vardır: Rusya, İran ve Kuzey Kore. ABD’nin ‘ulusal güvenlik’ bağlamındaki dış politika yaklaşımının korkulu rüyası bu üç ülkedir. Üçünden gelebilecek nükleer saldırı tehdidi, ekonomik veya kültürel açıdan gelebilecek ve gelen reel saldırılardan daha önemlidir. ABD yapımı filmlerin ana konusu bu üç ülkedir. Hal böyle olunca geçtiğimiz aylarda “ABD ve Kuzey Kore Savaşın Eşiğinde” başlığıyla farklı yaklaşım ve bakış açılarıyla bolca haber olmuşlardır. ABD Başkanı Trump’ın aykırı devlet yönetme şeklide göz önüne alındığında eli kulağında ‘ABD, Kuzey Kore’yi vurur’ yaklaşımı yerini Trump ve Kim’in anlaşmasına bırakmıştır. İki lider geçtiğimiz salı günü Türkiye saatiyle 08:30 sularında Singapur’da bir ilk niteliğindeki görüşmelerinin ardından ortak bir metne imza atmışlardır. Trump anlaşma için “Çok kritik bir problemi çözmeye başladık. Anlaş...

9-Ortak Akıl Sürdürülebilir Hükümet 21.04.2016, Milliyet Gazetesi

Bir önceki yazımı siyasi sistemin ve genel olarak siyaset kurumunun neden tıkandığı ve çağın gereksinimlerini niçin karşılayamadığı, değişimini/dönüşümünü neye göre yapmaz ise başarısız olacağını ve halk iradesinin vermiş olduğu yetkiyi neden sağlıklı kullanamadığı üzerine yazmıştım.             Kuzey Kıbrıs’ta Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası, siyaset sahnesine baş karakter olarak dahil olan KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’dır. Akıncı ile başlayan müzakere, devlet aklı ve millet menfaati ile sürmektedir. Bu dönemin başarılı bir şekilde devam etmesinin arka planında iyi bir ekip vardır. Akıncı’nın yakın geçmişte bir siyasi partide aktif rol almaması da Cumhurbaşkanlığındaki rolünü, siyasi tarzını, ideolojik fikirden uzak, devlet ve millet menfaati ile görmesini sağlamıştır. Cumhurbaşkanlığı çalışmalarına paralel olarak gidemeyen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi ise siyasi çıkmaza girmiş ve geçen haftalarda hükü...