Ana içeriğe atla

257- Kafkasya 17.12.2020, Milliyet Gazetesi

Kafkasya, Karadeniz ve Hazar Denizi arasında yer alan bölgedir. Kuzey ve Güney Kafkasya olarak ikiye ayrılır. Bağımsız ve egemen devletlerin teşekkül ettiği bölge, Güney Kafkasya’dır. Kuzey Kafkasya bölgesi ise Rusya içerisinde kalan bölgedir. Kafkasya olarak tanımladığımız bölgede 21 farklı dil konuşulmaktadır. Farklı dillerin olduğu bu kaotik coğrafyada farklı milletler ve farklı dini inanışlar da birbiri içine geçmiş halde yaşamaktadır.

***

Azerbaycan’ın Karabağ özgürlüğü için verdiği mücadele sürecinde bolca kamuoyunda yer alan Kafkasya, en az Doğu Akdeniz ve Ortadoğu kadar siyaset kurumları için önemli, geçiş mahiyetinde olan coğrafyadır. Kuzey Kafkasya, Rusya resmi sınırları içinde kalan 13 farklı ülkeden oluşmaktadır. Güney Kafkasya ise Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan olarak uluslararası sistemin tanıdığı devletlerdir. Güney Kafkasya’da bir diğer siyasi tanınmayan teşekküller de Abhazya, Dağlık Karabağ ve Güney Osetya’dır. Yüz ölçümü ve siyaset gündeminde oluşturduğu varlık, sessiz sedasız olsa da kendi içerisinde fırtınaların koptuğu ve bu fırtınaların komşuları ve uluslararası ilişkileri derinden etkileyecek önemli siyasi ve askeri çatışma ortamının olduğu coğrafyadır.

***

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Azerbaycan ziyaretinde okuduğu, Türk kimliğinin gönül coğrafyasında sızı olan toprakların betimlendiği “Aras’ı ayırdılar, Kum ile doldurdular, Ben senden ayrılmazdım, Zor ile ayırdılar. Ay Lâçin, can Lâçin, Men sene kurban Lâçin” şiiri ABD’ye rağmen Türkiye’nin ilişkilerini iyi tuttuğu İran’ı rahatsız etti. Dışişleri Bakanları üzerinden sitemlerini dile getirdiler, sonrası Türk Dışişleri de gerekli cevap verdi ve konu yanlış anlama mahiyetinde sonladı.

***

Bir şiir sonrası ticari ve siyasi ilişkileri iyi olan iki ülke bir anda gerilimin ortasında buluyor kendini. Şiirde bahsi geçen Aras Nehri, Bingöl Dağlarında doğan Ermenistan, Azerbaycan ve İran sınırlarından Kura nehrine dökülen 1072 km uzunluğunda bir nehirdir. Milletlerin gönül coğrafyaları aynı Aras Nehri gibidir. Doğup ve yol aldığı, aktığı alana sınır çekilmez, set örülmez. Siyaset kurumunun teşekkül ettirdiği sınırlar belki insan geçişleri için bir önlem ve set olabilir. Lakin gönül ve duygu coğrafyası için set olamazlar; fikirde, söylemde, hasret ve birlik olgusu her daim yaşar gider. Bu duygu yoğunluğunu betimleyen bir diğer şair de merhum Arif Nihat Asya’dır. Arif Nihat şiirinde “Ağlayın, parmakları nur, sularından kınalı kızlarım. Ağlasın Meraga göklerinden, Meraga'ya bakıp yıldızlarım. Şu yakın suların, kolu neden bükülmez? Fırat niçin, Dicle niçin, Aras niçin benden doğar, bana dökülmez?” Türk devletinin gönül coğrafyası sınırlarla belirlenmiş siyasi coğrafyasının çok da ötesindedir. Bu sebeple Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın okuduğu şiir bir nevi devletimizin zihnindeki yakın veyahut uzak olan hedeflerin şiirle dışa vurulmuş halidir.

 

Rotaları da kolları da biz büküyoruz

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, TBMM’de bütçe görüşmeleri esnasında Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Türkü ve Türkiye’nin yaptığı enerji çalışmaları ve Türk varlığından rahatsız olan transatlantik yapıya cevaben “Bugün kimse Türkiye’nin kolunu bükmeye çalışamaz, tam tersi bize doğrultulan Doğu Akdeniz’de rotaları da kolları da biz büküyoruz. Bundan emin olun.” demiştir. Türk dış politikasının en önemli aktörü Bakan Çavuşoğlu, açık ve net bir şekilde Doğu Akdeniz ve siyasi coğrafyamızda faaliyetlerimizi yapıyoruz, demiştir. Kıbrıs siyaset kurumu bu kararlı Kafkasya’daki ve Akdeniz’deki Türk duruşunu iyi okumalı ve Kıbrıs Türkü için gerekli stratejik adımları atmalıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...