Ana içeriğe atla

363- 3’üncü Yeorgios 29.12.2022, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs sorunu çıkışı ve çözümsüzlüğe giden tarihi süreçteki en etkili kurum ‘Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi’ desem yanlış bir ifade kullanmış olmam sanırım. Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi’nin kuruluşundan günümüze kadar geçen sürede Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulma evresi, 1974 Mutlu Barış Harekatı’na giden süreç ve sonrası, müzakerelerde Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi Rum siyaset kurumu karar alıcısı adına “Sen Sinod Meclisi” gibi çalışmış ve Rum siyasetine yön vermiştir. Ortodoks kiliselerinin başpiskoposu ve ona bağlı piskoposları bulunur. Başpiskopos kendi piskoposlarını seçer ve piskoposlarından oluşturduğu meclise “Sen Sinod Meclisi” denir. Sen Sinod Meclisi, kilise adına alınacak olan kararları almakla yükümlü olsa da Kıbrıs Sorunu adına siyaset kurumunun aldığı kararlar bu mecliste alınmış gibidir. 3. Makarios’tan itibaren Rum siyaset kurumu kiliseyle eşgüdüm çalışmakta ve bir nevi kilisenin sözcülüğünü yapmaktadır.

***

Gerçek adı Irodotos Dimitriou olan 2. Hrisostomos 7 Kasım 2022 tarihinde vefat etmiştir. 2. Hrisostomos 5 Kasım 2006’dan vefat günü olan 7 Kasım 2022 yılına kadar Kıbrıs Cumhuriyeti sorumluluk bölgesinde Kıbrıs Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu olarak görev yapmış, Kıbrıs adasının Türksüz olması için elinden geleni ardına koymamıştır. Kamuoyuna açık söylemlerinde sorumluluğu olan dini konulardan ziyade ‘Kıbrıs Sorunu’ adına verdiği siyasi çözümsüzlük üzerine kurduğu beyanatlarıyla Kıbrıs tarihinde yerini almıştır. 2. Hrisostomos 3 Mayıs 2011 tarihinde “Kıbrıs’ın siyaset dünyası 1974 ve sonrasında istilacının haksızlığını göstermekte başarısız oldu. Aşamalı olarak, zaman zaman verilen tavizlerle, bizim taraf kapana kısıldı.” demiştir. İfadesinde Kıbrıs Türklerinin ve Türkiye’yi ‘istilacı’ olarak suçlamıştır. 2. Hrisostomos 2013 yılında yaptığı başka bir açıklamada ise, güneyde araştırılması devam eden doğalgaz kaynaklarının müzakerelerde yer alması gerektiğini belirtmiş ve siyasilere mesaj vermiştir. Başpiskopos, Rum Hükümeti’ne bir çözüm planı hazırlamasını ve bunu Kıbrıs sorunu müzakerelerinde gündeme getirmesi çağrısında bulunmuş, doğalgazın Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik katalizör rol oynayabileceğini veya her şeyi yerle bir edecek büyük bir bomba olabileceğini de ifade etmiştir. Kıbrıs sorununa çözüm bulunmadan da doğalgazın değerlendirilebileceğini belirten açıklamasında, 2. Hrisostomos doğalgaz konusunun hem olumlu hem de olumsuz yanları bulunduğunu ve eğer dikkatli bir biçimde yönetilmezse bumerang olabileceğini söylemiştir. Görüldüğü üzere vefat eden Hrisostomos müzakerelerden enerjiye kadar her alanda beyanatlarının siyasi bir figür gibi vermiştir.

 

Baf Metropoliti Yeorgios

Kendinden önceki başpiskoposların siyasi söylemleri gibi Hrisostomos da söylemlerini gerçekleştiremeden gitmiştir. Yerine Baf Metropoliti Yeorgios seçilmiştir. Sen Sinod Meclisi’nin geçen hafta sonu yaptığı seçimli toplantıda 16 üyenin 11’inden oy alarak Başpiskopos olmuştur. Tüm ritüellerin yerine getirildiği bir orta oyunla seçilen ve ‘3’üncü Yeorgios’ adını kullanacak olan başpiskopos ilk açıklamasında, seçilmesine olanak tanıyan Tanrıya ve kendisine oy veren Sen Sinod Meclisi üyelerine yönelik teşekkürlerini ve halkın çoğunun ‘istila ve işgalden’ kaynaklanan sorunun çözümünü beklediğini söyleyerek ilk siyasi açıklamasını taç giyme merasimi öncesi yapmıştır.

***

Görüleceği üzere dün olduğu gibi bugün ve yarın da ‘Kıbrıs Sorunu’ adına Rum muhatap siyasilerden ziyade Kilise ve başpiskoposu olmalıdır. Kıbrıs Rum zihniyeti 1974 öncesi ne ise bugün de odur.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...