Ana içeriğe atla

6- Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan, inAydın, Haziran 2017

Merhaba güzel Aydın. Ramazan ayının bereketi, huzuru, sıcaklığıyla birlikte bin aydan hayırlı ayda yine sizinleyim. Dilerim ki manevi değeri çok olan bu ayda da tüm diledikleriniz gerçekleşir. Müslüman toplumların kılavuzu olan yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim Ramazan ayında indirilmiştir. Kur’an-ı Kerim, insanoğluna iyiliği ve kötülüğü ayırt ettirmek, hidayet göstermek ve sonsuz kurtuluşa ermek için indirilmiş ve bizlere kılavuzluk etmektedir. Bulunduğumuz bu ayda yapılan bedenen ve madden ibadetlerimiz amel defterimize daha çok sevap kazandırır. Kısaca maneviyatımızı gözden geçirdiğimiz, yaratanın verdiği rızka bolca şükrettiğimiz, nefsimizi zincirlediğimiz hayırlı bir aydayız.

 

Birlik ve beraberlik

Yüce Türk milletini birbirine bağlayan, milli ruhumuzun yanı sıra dinimizde de olan, hoşgörü ve kul sevgisidir. Batılılar Türkiye ziyaretleri sonrasında Türkleri en çok cömert, misafirperver ve sıcak insanlar olarak betimler. Bizi güçlü yapan da bu vazgeçilmez değerlerimizdir. Bu topraklarda yaşayan diğer inanışların mensuplarıyla aynı kültürel mirası ve yaşam alanını paylaştığımız milletimizle saygı ve hoşgörü çerçevesinde yaşamalıyız. Toplumsal dayanışma, küreselleşen dünyamızda egemen milletlerin önemle güçlendirmesi ve ayakta tutması gereken bir birlik ve beraberlik duygusundan ibarettir. Toplumsal ayrışma, iç huzurumuzdan güvenliğimize kadar yaşamın her evresini etkileyen bir durumdur. İslam dini birlik ve beraberliği savunan bir dindir. Toplumdaki sosyoekonomik farklar, farklı politik görüşler, kültürel farklılıklar birbirimizle yardımlaşmamaya ve dayanışma içerisinde olmamaya sebebiyet vermemelidir. Unutulmamalıdır ki, dinimiz kardeşliği savunur. Bölünüp parçalanmak güçsüzlüktür. Coğrafi birliğimiz milli birliğimizin temelidir. İslam dininin bize buyurduğu kardeşlik de bunun en büyük bağlayıcı gücüdür. Bizler komşusu aç iken tok yatmayan bir milletin bireyleriyiz. Türk milleti, inancı ne olursa olsun, İslam coğrafyasında hayatının belli veya çoğu kısmında İslam dininin değerleriyle yaşamaktadır. Her görüşü içinde barındırabilen geniş topraklarımızdaki ayrılıklarımız ve farklı görüşlerimiz zenginliğimizdir. Bu, Osmanlı İmparatorluğu döneminden bu yana böyledir ve yine böyle devam edecektir.

 

AB ve İslamafobi

Buna karşın Avrupa kıtası, son yılların en dinamik insan göçüyle farklı milletlere ev sahipliği yapıyor olsa da bizlerin hoşgörüsünün çokça gerisinde yer almakta. Avrupa milleti, batı medeniyetinin üstünlüğünü savunurken insani değerlerden uzak, etnik ve dini farklılıkları yüzünden insanları ayrıştıran bir politika yürütmektedir. Almanya, Fransa ve Hollanda gibi Avrupa Birliği ülkelerinde aşırı sağcı popülist partiler son dönemde yükselişe geçmiş, radikal milliyetçiliği savunmuştur. İslam ve mülteci karşıtı söylemleriyle toplumda farklı etnik kökenli ve dini gruplara ait bireylere huzursuz bir ortam yaratmıştır. Avrupa’da büyüyen islamofobi oralarda yaşayan yurttaşlarımızı da etkilemekte. “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” düşüncesiyle milli kimliklerine bağlılıklarını anavatan sevgisi ve özlemiyle göstermektedirler. Avrupa’da yaşayan yurttaşlarımız entegrasyon sayesinde gerek batı mantığıyla gerekse Türk kültürüyle yaşamlarını sürdürmektedirler. Aynı boyutta olmasa da yurdumuzdaki Ramazan ayı coşkusu Türk milletinin yaşadığı coğrafyalarda da görülmektedir.

 

Ramazan ayı ve oruç tutmak

Aydın ilimizin çeşitli yerlerinde, Türkiye’nin genelinde ve diğer ülkelerde yaşayan Müslüman aleminin düzenlediği iftar sofralarında bereketi ve kardeşliği görmekteyiz. Bu ayda düzenlenen iftar yemekleri kardeşliğimizi ve beraberliğimizi güçlendirirken sofralarımızdaki rızıklara şükretmemize vesile olur. Ailemizle, dostlarımızla ve belki de hiç tanımadığımız insanlarla paylaştığımız soframız sahur ve iftarlarımızı şenlendirir. Minarelere asılan ve üzerinde Ramazan ayının güzelliği ve faydaları yazan mahyalar gecemize ışık tutar. “Oruç tut, sıhhat bul” gibi mahyalarla bu bin aydan hayırlı ayda tutulan orucun vücut sağlığına da faydalı olduğu hatırlatılır. Oruç tutmanın bireysel ve toplumsal faydaları bir yana hangi amaçla oruç tuttuğumuzu unutmamamız gerekir. Oruç tutmak kötülüklerden arındığımız, nimetlere şükrettiğimiz, fakirleri düşündüğümüz, israftan kaçındığımız bir yaşamı bize sunar. Yaratanın emrettiği bu ibadete teslimiyet ahirette mükâfatlandırılacaktır. Sonsuz mutluluğa erişmek için iman etmeye, ibadet etmeye ve oruç tutmaya ne kadar da muhtaç olduğumuzu gösterir Allah’ın bize farz kıldıkları.

 

Bireysel Muhakeme

Herkesin günahı ve sevabı kendine olduğu gibi, rahat bir vicdan, huzurlu bir yaşantı dileyenlere davranışlarını da ona göre düzenlemeleri kendinedir. Muhakeme ederek neyin doğru, neyin yanlış olduğunu tartacağımız, ona göre akıl yürüteceğimiz süre verelim kendimize. Aile ve arkadaş ortamında, iş yerimizde ve hayatımızda canımızı sıkan durumlara fevri bir şekilde karşılık vermemek gerekir bazen. Öyle ki emek verdiğimiz her girişimin sonucunu, bazen sabırla bekledikten sonra görebiliriz ancak.

 

Milletin Muhakemesi

16 Nisan’da oyladığımız Anayasa Değişikliği referandumunda çıkan sonuç ve yürürlüğe giren yeni Anayasa da izleyip göreceğimiz bir evrededir. Türkiye Büyük Millet Meclisi milletimizin iradesiyle kurulmuştur, “Hakimiyet, kayıtsız şartsız milletindir.” düşüncesine sahiptir. Necip milletimiz sağduyusuyla, hoşgörüsüyle dost elini muhtaçlara uzatmaktan çekinmeyendir. Ülkemizin milli birlik ve beraberliğine saldıran ve toprak bütünlüğüne göz diken terörist ve alçaklara karşı verdiği mücadele her şart ve koşulda devam edecektir. Dış politikamız, iç politikamız ve yerel yönetimlerimiz tüm gücüyle bu hedeften imtina etmeyecektir. Onların gücü bizim teminatımızdır. FETÖ üyelerinden arındırılmış, dünya ülkeleri arasında yerini almış, güçlü bir ulus olarak yolumuz ve hedefimiz daima Cumhuriyet’tir.

 

Küslerin barıştığı, dargınların konuştuğu, unutulanların hatırlandığı, büyüklerimize saygıyı, küçüklerimize sevgiyi eksik etmediğimiz günler geçirmemiz dileğiyle Ramazan Ayımız ve Bayramınız kutlu olsun!

 

Kitap Önerim:

Ramazan ayında düşünme ve okuma zamanımızın çok olacağı düşüncesiyle ve coğrafyamızda olan olayların temel düşüncesini anlayabilmemiz adına farklı bir bakış açısı için Mehmet Şahin’in Din-Dış Politika İlişkisi ABD Örneği” isimli kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...