Ana içeriğe atla

158- Bayrak Egemenliktir! 24.01.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz hafta sonu iç siyasetimizde en çok konuşulan konu Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın Rum tarafından gelen OPEK (Sosyal Reform Birliği) Başkanı ve yöneticilerini ziyareti sırasında görüşmenin yapıldığı salonda Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve KKTC Cumhurbaşkanlığı forsunun olduğu bayrakların yerinde olmaması ve sonrası gelen tartışmalardı. Cumhurbaşkanı Sayın Akıncı da son günlerin modası olan sosyal medya üzerinden verilen siyasi mesajlar akımına katılarak geçtiğimiz Cuma akşamı 23:12’de şahsi Facebook hesabı üzerinden “Bayrak üstünden ucuz siyaset alışkanlığı hala bitmedi.” cümlesiyle başlayan mesajını yayımladı. Mesajında Sayın Akıncı “Neymiş, Rum derneği ziyaretimize geldiği için bayraklar salondan çıkarılmış. Birkaç gün önce Spehar geldiğinde de yoktu. Lute geldiğinde de. Onu görmediniz mi? AB komisyonu başkanı Junker, AP Başkanı Shultz ve daha birçok yabancı dışişleri bakanı, devlet adamı geldiğinde de. Ve bu durum yeni değil, benden önce de hep böyle oldu.” şeklideki açıklamasıyla bayrakların olmamasına tepki gösterenlere cevap vermiştir. Yine açıklamasının içinde “Cumhurbaşkanlığında bina girişinde sabit direklerde bayraklarımız var.” demiştir. Sayın Akıncı Facebook açıklamasıyla kendisini savunmaya devam etmiştir. Sayın Akıncı savunmasında bayraksız yaptığı diğer toplantılarını da sıralamıştır. Şayet o ziyaretler de dikkat çekseydi emin olun olmayan bayraklar yine gündem olur, eleştirilere maruz kalırdınız. OPEC ziyareti için Cumhurbaşkanlığı resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada “Özellikle siyasi eşitliğin Kıbrıslı Türkler açısından vazgeçilmez ilke olduğu konusunu etraflıca izah etti.” şeklinde açıklama yapılmıştır. Bunu ‘güler misin, ağlar mısın?’ yakıştırması ile tarif etmek doğru olur. Masada konuşulan konu siyasi eşitlik, egemenlik ve bağımsızlığımızın simgesi olan bayraklarımız odada yok. KKTC Cumhurbaşkanlığı çalışanları uluslararası ilişkiler ve diplomasi çalışan akademisyenlerden uluslararası resmi görüşmelerde gelen kurum, ülke ve uluslararası örgütlerin bayrak flamaları olur mu olmaz mı diye sorulsa iyi olur. Görev sürelerinin sonlarına doğru öğrenmenin bir zararı olmaz. Bilgi bilgidir.

*** 

Bir de bahse konu resmi konutta olmuştur. Fakat Sayın Akıncı kendi şahsi hesabından cevap vermiştir. Sayın Akıncı sorumluluğu üzerine almasına gerek yoktur. Bahse konu KKTC Cumhurbaşkanlığı makamında olduğu için gündeme gelmiş ve önem arz etmiştir. 16 Ocak akşamı sözcü Burcu’nun evinde Rum tarafından gelen misafirlerle yaptığınız toplantı gündem konusu bile olmamıştır. Bayraksız olarak ister sözcü Burcu’nun evinde, ister herhangi bir sivilin evinde yapacağınız her dost sohbeti vatandaş Mustafa Akıncı’yı bağlar. Sayın Akıncı konunun gündem olması ve eleştiri almanız, egemenliğin ve bağımsızlığın simgesi olan bayrak ve makamınızın her şeyin üstünde olmasındandır. Demokrasilerde eleştiriler olmalıdır. Eğer bu gibi yorumlara muhatap olmak istemiyorsanız saydığınız diğer kişiler geldiğinde de artık bayrak ve flamaları diplomasi kurallarına göre olması gerektiği yerde tutunuz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...