Ana içeriğe atla

18-Cumhur İttifakı Millet Aklı, inAydın, Haziran 2018

Ramazan ayının bereketiyle bir bahar mevsimini ve yaza geçişi yaşamaktayız. Güzel Aydın’ımızın sıcağı ile gelen bahar ve yaz mevsimine bir de 27. dönem milletvekilliği seçimleri eklenmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin hayata geçmesi, millet ve devlet menfaatindeki yürütmenin daha sağlıklı çalışması için erken seçimlere ihtiyacımız vardı.

 

“Cumhur İttifakı Millet Aklı” mantığı üzerine inşa edilen siyasi söylemin baş mimarı Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli’dir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup konuşmasında yaptığı erken seçim çağrısı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından olumu yanıtlanmış, ortak bir tarih olarak 24 Haziran’da uzlaşmışlardır.

 

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte çok partili siyaset yaşamımız, ittifaklar üzerinden iki partili ya da iki bloklu bir hal alacağı izlenimini 24 Haziran’a giden bu yolda göstermektedir. Cumhur İttifakı bloğunda AKP, MHP ve BBP vardır. Diğer blokta ise CHP, İP, Saadet Partisi’nin başını çektiği diğer partiler vardır. Siyasi tarihimize çatı isimlerle giren bu partiler gelecek süreçte tek bir çatı isim altında toplanabilirler. Veyahut 24 Haziran seçimlerinde olduğu gibi seçim dönemlerinde tek bir isim altında ortak sıralarla yasamada görev almak için yarışabilirler.

 

Devlet aklının, millet ve devlet bekamız için en iyisini düşündüğünü varsayarak gelecek ve yarınların daha güzel ve daha mutlu olacağını temenni ediyorum.

 

24 Haziran seçimlerinde tüm seçmenlerimiz partilerine oy vermek için sandığa gitmelidirler. Katılımcı demokrasi modern yaşamın olmazsa olmazı olmalıdır. Sandığa küsülmeden %100 katılım oranı ile oyumuzu kullanmalıyız.

 

Hallacı Mansur

 

Ene'l-Hakk, Arapça “Ben Hakk'ım”, “Hak'tan gayrı değilim.” demektir. Hallacı Mansur kendinden geçtiği bir sırada “Ene’l Hakk” diye seslenmiştir. Sonrası hikâyede olduğu gibi taşlanarak cezalandırılmıştır. Yaşadığı şehirdeki eşrafa haber salınır. Herkes bir taş atmak için gelir. Hallacı Mansur’un yakın arkadaşı da alana gelmek ve taş atmak zorundadır. Fakat dostu “Ene’l Hakk” diye seslenen Hallacı Mansur’un niyetinin anlaşıldığı gibi olmadığını bilir, taş yerine gül atar. Atılan taşlara sessizce, vakurca direnen Hallacı Mansur komşusundan gelen gül sonrası sessizliğini bozar. Kan revan içinde kalan Mansur’un dudaklarından şu anlamlı kelimeler dökülür “Taş atanlar beni anlamayanlar, beni tanımayanlar. Bunlar birileri tarafından yönlendirilenlerdir. Onun için onlara kızmıyorum. Onların taşları da bana acı vermiyor. Ama o gülü atan benim dostumdu. Beni bilen, beni anlayan din kardeşimdi. Onun da o furyaya katılması beni kahretti. Attığı gül de olsa onların taşlarından daha çok bedenime acı, ruhuma ızdırap verdi.” demiştir.

 

Bazı tarihi kıssalar, anılar ve yaşanmış olaylar günümüzde içinde bulunduğumuz durumu güzel bir şekilde özetlemektedir. Söylenmek, dertlenmektense geçmiş hatıratlarda şu an içinde bulunduğumuz durumu izah eder ve özetleyebiliriz. Bedenini ve ruhunu şeytana ve kötülüklere satan kişilerin günümüzde yaptıkları anlaşılabilir. Onlar kötülük ve ihanet için vardırlar; fakat ihtiras ve kişisel ben duyguları için biz ve birlik yolunu seçen kişilere kötülük yapanlar, iftira atanlar, şer odaklarının değirmenine su taşıyanlara ne denilmelidir?

 

Vicdan ve ruhları ile onları baş başa bırakalım. Belki bir gün başlarını yastığa koyduklarında yanlış yolda olduklarını anlarlar ve doğruların olduğu saflara karışırlar. Malum “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır.”

 

“Olur ki bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.”

Bakar Süresi 216. Ayet

 

Kitap: Yusuf Has Hacip, 11. yüzyıl şairlerindendir. Karahanlılar döneminde Balasagun’da yaşamıştır. Yusuf Has Hacip’in Türk edebiyatında ve düşünce tarihinde önemli bir yere sahip olan eseri “Kutadgu Bilig”i okumanızı tavsiye ediyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...