Ana içeriğe atla

116- PESCO – Güney Kıbrıs 12.04.2018, Milliyet Gazetesi

Siyasi coğrafyamız ve gündemimiz olabildiğince dolu ve bir o kadar da değişken bir zaman dilimindedir. Doğu Akdeniz’e komşu ülkelerdeki siyasi istikrarsızlıklar genelde Kıbrıs adasını özelde Kuzey Kıbrıs’ı yakından etkilemektedir. Anavatan Türkiye’nin güney sınırlarının güvenliği için yaptığı askeri harekatlar ve sonrası insanı yardım çalışmaları gözler önündedir. Bölgesinde aktif barış ve huzur için rol alan bir Türkiye okyanus ötesi akıl ve düşünce için potansiyel tehdit ve düşmandır. Amaçları yağma ve talan olan transatlantik aklın hedef ve amaçlarına barış ve huzur için yapılan dış politika ve askeri harekatlar terstir. Anavatan Türkiye “O ne der? Bu ne der?” düşüncesiyle dış politika ve uluslararası ilişkiler çalışmalarını çok geride bırakmıştır. Milli Güvenliği ve gelecek vizyonunun ön gördüğü düşünce ve bakışla doğru bildiklerini ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ mantığıyla hayata geçirmektedir. Coğrafyada pasif devletlerin yok olacağı düşüncesiyle de hep proaktif politikalar izlemektedir. Bu harekât tarzıyla da milli güvenliği, milli çıkarları ve tarihi bağları olan ülke ve komşuları için de lider ülke konumundadır. 

*** 

Türkiye NATO üyesidir. NATO içerisindeki en büyük ordulardan birisidir. Eğitim, insanî yardım ve askerî faaliyetlerde üye ülkelerle beraber eş güdümlü çalışmalar yürütmektedir. Türkiye’nin bölgede yapacak olduğu ve yaptığı askeri faaliyetler bir nevi NATO üyesi ülkeleri de bağlamaktadır. Üye ülkenin menfaatine ters bile olsa NATO’daki ortaklık sebebiyle karşı bir açık hamle yapamamaktadırlar. 

*** 

ABD Başkanı D. Trump’ın seçilmesi sonrası NATO için kullandığı “Avrupa ülkelerinin güvenliği için büyük katkıyı biz yapıyoruz.” demesi ya da başka görünmez nedenlerden olacak ki Almanya ve Fransa’nın önderliğinde 23 Avrupa ülkesi Kalıcı Yapılandırılmış İşbirliği (Permanet Structured Cooperation – PESCO) diye tanımladıkları bir anlaşma ile NATO dışında yeni bir savunma birliği arayışı içine girdiler. Daha öncesi AB ordusu kurma bağlamında çalışmaları başarısız olan Avrupalılar Trump’ın rahatsız edici tutumunu fırsata dönüştürerek ABD’den bağımsız kılacak bir yapı kurmak istiyorlar. 

*** 

PESCO üyesi ülkelerden İtalya Savunma Bakanı Roberta Pinott, savunma politikaları uyumlu hale gelen Avrupa ülkelerinin 21. yüzyılın beraberinde getirdiği tehditlerle daha etkin biçimde başa çıkabileceğini söyledi. Güney Kıbrıs geçtiğimiz aylarda Dış İşleri ve Savunma Bakanının katıldığı AB toplantısında PESCO üyeliği için imza attılar. Güney Kıbrıs Savunma Bakanı “Avrupa yeni savunma birliği çerçevesinde Avrupa savunma paktında mevcut olma önkoşullarını yaratarak, Güney Kıbrıs’ın herhangi bir komplo karşısında korunması kalkanının güçleneceğini öngördüğünü” ifade etti. 

***

Sonuç olarak, Türkiye’nin bölgede yaptığı faaliyetlere NATO ortağı olma sebebiyle cevap veremeyen transatlantik akıllar, PESCO ile Türkiye’nin hakimiyet alanını daraltmaya çalışırlar. Kuzey Kıbrıs’ın doğalgaz yataklarından alması gereken pay için mücadele eden Türkiye’nin karşısına PESCO adı altında bir askeri manevrayı Güney Kıbrıs’ın üyeliği üzerinden organize edebilirler. Bu bağlamda Anavatan Türkiye’nin milli güvenliğini organize eden devlet aklı Kuzey Kıbrıs’a hava ve deniz birlikleri konuşlandırarak önleyici bir hamle yapmalıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

125- Kuzey Kore ve ABD 14.06.2018, Milliyet Gazetesi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nde uluslararası ilişkiler-dış politika çalışan çevrelerin ve yayın kuruluşlarının ana gündemlerine konu olan üç ülke vardır: Rusya, İran ve Kuzey Kore. ABD’nin ‘ulusal güvenlik’ bağlamındaki dış politika yaklaşımının korkulu rüyası bu üç ülkedir. Üçünden gelebilecek nükleer saldırı tehdidi, ekonomik veya kültürel açıdan gelebilecek ve gelen reel saldırılardan daha önemlidir. ABD yapımı filmlerin ana konusu bu üç ülkedir. Hal böyle olunca geçtiğimiz aylarda “ABD ve Kuzey Kore Savaşın Eşiğinde” başlığıyla farklı yaklaşım ve bakış açılarıyla bolca haber olmuşlardır. ABD Başkanı Trump’ın aykırı devlet yönetme şeklide göz önüne alındığında eli kulağında ‘ABD, Kuzey Kore’yi vurur’ yaklaşımı yerini Trump ve Kim’in anlaşmasına bırakmıştır. İki lider geçtiğimiz salı günü Türkiye saatiyle 08:30 sularında Singapur’da bir ilk niteliğindeki görüşmelerinin ardından ortak bir metne imza atmışlardır. Trump anlaşma için “Çok kritik bir problemi çözmeye başladık. Anlaş...