Ana içeriğe atla

118- Kilit Taşı Kıbrıs 26.04.2018, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs adasının jeopolitik konumunu özetlemek ve anlatmak için 1950’lerden itibaren kullanılan en önemli tanım “yüzmeyen uçak gemisi” yakıştırmasıdır. Ortadoğu’nun petrol ve deniz nakil yollarına yakın olmasıyla stratejik önemi, yüzölçümünün kat be kat fazlasıdır. Takvim gazetesinden Ali Değermenci’ye mülakat veren Kıbrıs Amerikan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler akademisyeni Prof. Dr. Ulvi Keser, Kıbrıs adasının önemini anlatmak adına “Dünyanın kilit taşı Kıbrıs” ifadesini kullanmıştır. Sayın Keser, mülakatında Kıbrıs adası için çok da yazılıp çizilmeyen önemli bilgileri aktarmıştır. Son günlerde gerçekleşen ABD, İngiltere ve Fransa’nın müşterek Suriye harekatının Kıbrıs adası ve Kıbrıs deniz sahasından gerçekleştiğini söylemiştir. 1950’lerde bir “uçak gemisi” benzetmesini, içinde bulunduğumuz süreçte “500 uçak gemisine bedel bir pozisyondadır” diye ifade etmiştir. Prof. Keser, mülakatı içinde Kıbrıs adası deniz alanı ve Doğu Akdeniz’in önemini izah etmek için de “Düşünün Fransa'nın sadece bir uçak gemisi var: Carl De Goul. 6 bin kalifiye personeli var. 12 ayın 11 ayı Kıbrıs adasının etrafında dolaşıyor. Bir tık geriye gidelim, 100 yıl önce 1918 itibarı ile Fransa'nın uçak gemileri vardı. Anadolu'ya saldırmıştı. 100 yıl sonra da burada uçak gemileri var. Dolayısıyla stratejide bir değişiklik yok. Çin'in uçak gemisi yoktu, Ukrayna'dan alarak 'Otel yapacağız' diye dizaynlarını tamamlayıp Akdeniz'e gönderdi. Bunun içerisine Amerika’nın 6. Filosu onun içerisindeki uçak gemileri ve Akdeniz Hazır Görev Gücü denilen donanma yerleştirildi. Adanın etrafında Fransa'nın uçak gemisi, NATO; ada içinde ABD, İngiltere, Avusturya, Yeni Zelanda, Brezilya, Hollanda var.” demiştir. Doğu Akdeniz’in önemi için Sayın Keser “İngiliz Ulusal Güvenlik Ajansı’nın Başkanı, dünyayı birbirine bağlayan 18 internet ağ sitemi var. Bunların 14’ü Doğu Akdeniz’i de içine alan coğrafyadan geçiyor. Bu fiber optik hatların giriş ve çıkışlarına müdahil olmadığımızı söyleyemem.” sözünü hatırlatarak Kıbrıs adasının ve deniz alanının stratejik önemini izah etmiştir. Prof. Keser’in mülakatından yola çıkarak Kuzey Kıbrıs siyasi aktörlerinin, yönettikleri önemli alanı iyi irdelemelerini söylerim.

 

Müşavirlik

Demokrasi sisteminin ana mekanizması seçim sistemidir. Ülkemiz ve garantörümüz Türkiye Cumhuriyeti bu zaman diliminde seçimlerle meşguldür. Adamız genelinde Rum başkanlık seçimleri ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleşen milletvekilleri seçimleri sosyal ve ticari yaşamları doğrudan etkilemiştir. Yeni kurulan hükümet ve bakanlar kurulu üyeleri koltuklarına alışma ve icra faaliyetlerine geçme dönemlerindedir. Büyük anlam yüklenen 4’lü hükümet, müşavirlik konusuyla bir hayli meşguldür. Bir nevi haklı bir meşguliyettir. Bir önceki hükümette çalışan bürokrat ve danışmanlar yeni hükümetlerde çalıştırılmadığı için müşavirlik kadrosunda bir şişme meydana gelmiştir. Anavatanımızda seçimler sonrası yasama ve yürütmede görevli siyasi aktörlerinin de danışmanlık adı altında kadroları vardır. Bir seçimden diğer seçime kadar sözleşmeli olarak yasama/yürütme alanlarında görev yaparlar, çalıştıkları seçilmişin seçilmeme ya da aday olmama durumunda kurumlarına geri ya da sivil hayat geçiş yaparlar. Ülkemizde ilgili müşavirlik tartışması yapılırken Türkiye’deki sistem bir örnek teşkil edilebilir. 4’lü hükümet bu konuyu çabuk geçmelidir. Parti tabanları ve Kıbrıs Türk halkı daha önemli konularda kendilerinden önemli icralar beklemektedirler.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...