Ana içeriğe atla

123- Yetki Kimde? 31.05.2018, Milliyet Gazetesi

Siyaset ve genel konularda her ortamda bilir kişi gibi konuşmayı seven bir milletizdir. Fırsatını bulduğumuz her alanda taksi, otobüs, kahvehane hiç fark etmez gündemde olan konunun uzmanı gibi atıp tutar, konunun ilgili muhataplarından daha fazla şey bilen edasıyla konu hakkında hüküm bile veririz. Her atıp tutulan boş olmasa da kendi birey olarak değerlendirebileceğimiz zamanı, yetki ve etkimiz olmayan bir alanda konuşarak en büyük israfı yapmış oluruz. Bunun sebebi ise düşünce dünyamızda var olan tüm konuları dilimizin ucundan dışa vurmamızdır. Bunun bize en basit zararı ‘zaman’ gibi değerli bir olguyu haddimiz olmayan işle harcamak da olabilir. 11. yüzyılın en önemli Türk şair ve düşünürleri arasında olan Balasagunlu Yusuf olarak bilinen Kutadgu Bilig, eseri sonrası ‘Has Hacib’ unvanı alır. Birey, toplum ve devlet yönetimi ile ilgili değerlendirmeleri olan Yusuf Has Hacib, dilin erdemini, kusurunu, yararını ve zararını şöyle ifade eder: “Anlayış ve bilgiyi ulaştıran dildir. İnsanı aydınlatan dilin değerini bil. Kişiyi dil yüceltir, mutluluk verir. Kişiyi dil ucuzlatır, başını götürür.” demiştir.

***

Sanırım yetkisi ve bilgisi olup olmadan siyasi coğrafyamızın en önemli konusu ‘Kıbrıs Sorunu’ hakkında milletçe fikir ve yorum sahibiyizdir. Geçtiğimiz günlerde Kıbrıs sorununun bam teli niteliğinde olan Garanti ve İttifak Anlaşmaları hakkında Türkiye Cumhuriyeti 26. Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ, Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı ve konu hakkında konuşanlara kasıtla, katıldığı bir televizyon programında “Akıncı’nın bu konuda hukuksal yetkisi yok. Bu anlaşma 3 devleti ilgilendiriyor. Kıbrıs’ta Garanti Anlaşması’nın kısmen kalması önerisi var. Garanti ve İttifak anlaşmaları konusunda KKTC Cumhurbaşkanı’nın söz söylemeye hiçbir hakkı yok. BM Genel Sekreteri ‘Garanti anlaşmaları kalksın’ diyor, Cumhurbaşkanı ‘Konuşabiliriz’ diyor. Birisi de çıkıp demiyor ki ‘Sayın Cumhurbaşkanı, sen bu konuda söz söylemeye yetkili misin?’ Garanti ve ittifak konusunu ne KKTC halkı ne de KKTC Meclisi konuşabilir. Bu TBMM’nin konusudur ve tek söz söyleyecek olan odur.’’ demiştir. Garantör ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti 26. Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ’un bu açıklamasından yola çıkarak Kıbrıs sorunu gibi önemli bir konu hakkında konuşma, hüküm verme ve söz söyleme hakkı evrensel hukuk kuralları içerisinde kimdedir? Etki ve yetkisizler konu hakkında yorum ve konuşma yaparak çözüm ve tanınma yolunda Kıbrıs Türk halkını manipüle ederek demoralize etmemelidirler. Konunun yetkili kişileri konuşarak yarım asrı geçen sorun bölge ve ülke menfaati gözetilerek çözüme gitmelidir.

***

Etki ve yetkisiz konuşanlara da Yusuf Has Hacib’in dil üzerine söylediği şu mısraları hatırlatalım: “Dil aslan gibidir, eşikte yatar. Dikkat etmezsen eğer, başını yer.” demiştir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...