Ana içeriğe atla

134- BEREKETÇİLER 09.08.2018, Milliyet Gazetesi

Şan ve şerefle dolu Erenköy Direnişinin 54. Yıldönümü dün kutlandı. Kıbrıs Türkünün mücadele tarihi için mihenk taşı niteliğinde olan Erenköy gelecek nesillere aktarılması gereken önemli gurur tarihlerimizden birisidir. 21 Aralık 1963 ’ten itibaren Kıbrıs Türkünü yok etmek isteyen Rum çetelerine karşı Kıbrıs Türkünün direnişine destek vermek isteyen İstanbul, Ankara ve Londra’da yükseköğrenimlerini yürüten Kıbrıslı Türk öğrenciler Kıbrıs’a dönmüşlerdir. 31 Mart 1974 tarihinden başlayarak Kıbrıs’ın Anadolu’ya açılan kapısı niteliğinde olan silah ve mühimmat ikmali için köprübaşı konumunda ki Erenköy’e Kıbrıslı Türk öğrenciler çıkmaya başlamışlardır. Kıbrıs mücadele tarihinde Erenköy direnişi olarak geçen bu tarihsel süreç Kıbrıs Türkünün genç üyelerinin yurt savunmasında ki büyük başarı örneğidir. 

*** 

Erenköy direnişi için çok sayıda kahramanlık destanı ve mücadele vardır. Bunlardan kamuoyuna yansıyanı ve zaman içerisinde ‘’Bereketçiler’’ adıyla anılan grubun gözleri yaşartan gelecek yıllara gurur ve mücadele umudu olan destansı mücadelesi vardır. Bu mücadeleyi Prof.  Ulvi Keser’in ‘’Türkiye ve Kıbrıs’ta TMT ’nin Bereketçileri, Vehbi Mahmutoğlu, A. Oğuz Kotoğlu ve Reşat Yavuz Kaptan’a Kitlesel Bir Bakış’’ başlıklı makalesinden aktarayım. Sayın Keser makalesinde konuyu çok detaylı aktarmıştır. Ben bazı bölümleri okumanız için size aktaracağım. Bereketçiler olarak anılan gençler anavatan Türkiye’den Kıbrıs Türkünün can ve mal güvenliğinin sağlayabilmek için ilk silah sevkiyatını hiçbir kurum ile bağ kurmadan yapan ekiptir. Bereketçiler her Türkiye’ye gitmelerini ‘’arı hareketi’’ olarak tanımlarlar. Getirdikleri silah ve mühimmatları ‘’çanak-1, çanak-2’’ diye numaraladıkları gizli depolara kaldırırlar. Zaman içerisinde Türk Mukavemet Teşkilatı’nın önemli bir parçası olan Bereketçiler için TMT ’nin Ankara’daki planlayıcısı ve beyni, ayrıca Ankara’da ki sorumlusu Binbaşı İsmail Tansu da o ilk silah sevkiyatını anılarında şöyle anlatmıştır. ‘’Bir gün Millî Emniyet'ten bir haber geldi. Ziya Selışık bizi ilgilendireceği düşüncesiyle haber göndermiş. Habere göre Kıbrıs'tan sandalla gelen üç genç; 'Türkiye'den silah almaya geldiklerini' söylemişler. Teşkilatı aradık, böyle birilerini gönderdiniz mi diye, haberleri yok. Bunlar kendi başlarına yola düşmüşler. O günlerde Dr. Burhan Nalbantoğlu da Türkiye'de bizimle çalışıyor. Derhal Ankara'dan kalktık Mersin'e geldik. Nalbantoğlu bunları sorguya çekti. Bunların vatanperver gençler olduğunu tespit ettik, Erenköylü Celal ve Vehbi Mahmut'un kayığı. Bir miktar silahı aldık, Mersin'e götürdük. Silahları Kıbrıs'ta toprağa gömeceğimiz için özel, balmumuna benzer bir plastik ile korumaya almıştık. Kıbrıs'a ilk silah ikmali 8 makineli tüfek, 20 tabanca ve 6200 adet mermi oldu. Malzemeyi kayığa doldurduk. Derme çatma bir kayık. Üç tane de delikanlı. Dalga başlamış. Açıldılar. Onların o kudurmuş dalgalara karşı şevk ve heyecanla savaştığını gördüğümüzde Dr. Nalbantoğlu ile gözlerimiz yaşararak birbirimize baktık. Bu manzara bize bu işte muvaffak olacağımızı gösteren en gerçek kanıt olmuştu.”

*** 

Erenköy şehitleri ve TMT ’nin tüm kahramanlarını rahmet ve minnetle anarım. Kıbrıs Türk’ü zor günlerinde bile yoktan var ederek bugünlere gelecek irade ve kahramanlığı ortaya koymuştur. Mücadele yıllarının kahramanları günümüz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bireyleri, Türkiye ile ortak devlet aklıyla Kıbrıs Türkünün tanınma mücadelesinden zaferle çıkacaktır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...