Ana içeriğe atla

138- Değişen Stratejiler ve Devlet Bekası 06.09.2018, Milliyet Gazetesi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Sayın Kudret Özersay, Anavatan Türkiye ziyareti sırasında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ile yaptığı ortak basın açıklamasında ‘’Kıbrıs’ın stratejik önemi artıyor’’ demiştir. Açıklamasının devamında Özersay ‘’dengeler değişiyor, değişen stratejik konumlamada yerimizi alacağız’’ da demiştir. Evet dünya üzerinde hiçbir güç, kudret değişimin önünde duramaz. Değişimi milli ve manevi değerler doğrultusunda ülke ve vatan menfaatiyle yönetiriz. Veyahut da değişimi Yöneten, Vatan dediğimiz siyasi coğrafyamızı kendi menfaati doğrultusunda yönetir. Sonuçta değişim kaçınılmazdır. Daha iyi ve daha güzeli için değişim şarttır. 

*** 

Dış politika ve ülke siyaseti üzerinden açık kaynaklardan derlediğim birkaç haber üzerine değişim ve değişen stratejileri örneklemek istiyorum. Garantör ülkemiz Türkiye’nin 15 Temmuz sonrası izlediği şahin dış politika modeli ortadadır. Milli Devlet ve Beka neyi gerektiriyorsa açık açık onu yapmaktadır. Okyanus ötesine rağmen Türkiye, doğu komşuları Rusya ve İran ile derin ilişki ağını arttırmakta, stratejik ortaklıklar kurmaktadır. Yine okyanus ötesine rağmen Türkiye Suriye politikasında sınır güvenliği ve komşularının huzuru adına bildiğini yapmaktadır. Buraya kadar her şey ortadadır.  

 

İran – Suriye

28 Temmuz tarihinde mynet.com’da ‘’Taşlar yerinden oynayacak! Ortak ordu kuruyorlar’’ başlıklı bir haber var. Haber içeriği; okyanus ötesine rağmen stratejik ilişkimizi derinleştirdiğimiz İran Şam yönetimi ile görüşerek Suriye ordusunun yeniden yapılandırılması ve askeri iş birliği konusunda ortak bir metinde anlaşmaya varmışlardır şeklindedir. Haberde İran Savunma Bakanı Emir Hatemi ‘’Suriye kriz aşamasından artık yeniden yapılanma aşamasına geçiyor’’ demektedir. Şimdi sormak gerek İran’a Suriye’nin Esed’ini güçlendirmek okyanus ötesine rağmen seninle ilişki kuran Türkiye 'ye iyilik midir kötülük müdür? 

 

Şansölye Merkel ve Başkan Trump

Almanya Başbakanı Merkel; döviz dalgalanması sırasında Türk ekonomisinin ayakta kalması ve devamının sağlanması Avrupa ekonomisi için de çok önemlidir. Bu önemden sebeple de bu zor günlerde Türkiye ekonomisine güvenilmeli ve desteklenmeli bağlamında açıklamaları olmuştur. Açıklamaları daha haber sitelerinde arka sayfalara düşmeden de ‘’Merkel ve Trump Suriye’nin İdlib bölgesinde insani krizin önüne geçilmesi yönünde çağrıda bulundular’’ haberi sitelere düşmüştür. Ortadoğu Uzman Rus Gusev’de ‘’bu sözlerin arkasında Batı’nın bölgedeki inisiyatifi ele geçirme arzusunun yatabileceğini’’ ifade etmiştir. tr.sputniknews.com görüşmeyi bu bağlamda okuyarak haberleştirmiştir. Almanya Başbakanı Merkel ‘’tavşana kaç, tazıya tut’’ bağlamında değişken dış politika uygulamaktadır. 

 

Kobani’de ABD radarı

Son olarakta Stupniknews’in ‘’Kobani’de ABD radarı’’ başlıklı haberinde Suriye’nin YPG kontrolündeki bölgesinde ABD’nin elektronik radar sistemi kurduğu öne sürülmüştür. ABD kaynakları sessiz kalırken YPG, iddiayı doğrulamıştır. Haber doğru ya da yanlış bir psikolojik harp argümanı da olabilir fakat burada strateji ve dengelerin çok değişken olduğu konusu iyi irdelenmelidir. 

 

Bu bağlamda; Sayın Özersay’ın söylediği ‘’değişen stratejik konumlarda yerimizi alacağız’’ düşüncesi çok defa çok farklı gözlerle irdelenmeli ve değerlendirilmelidir. KKTC 'nin askeri ve ekonomik kapasitesi bağlamında siyasi coğrafyasında ki konumu bellidir. Garantör ülke Türkiye ile bu değişimde ilk aşamada mevcudun korunması sonraki aşamada ise kaos kazançtır mantığı ile siyasi ve uluslararası kazanımlar elde edecek hamleler yapmalıdır. 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...