Ana içeriğe atla

146- İlklerin Haftası 01.11.2018, Milliyet Gazetesi

29 Ekim 2018’de Cumhuriyet 95. yaşına girdi. Anadolu coğrafyasında 95 yıl önce Osmanlı Devleti’nin son subayları Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde dünya üzerinde söz sahibi olan devletlere karşı bağımsızlık mücadelesi verdiler ve sonucunda Cumhuriyet Türkiye’sini inşa ederek kurdular. Kurucu iradenin Lideri Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına Türk milletine batı ve muasır medeniyetleri hedef koydu. Bu ufuk ötesi bakış ve hedeflerle genç Cumhuriyet 95 yaşına çalışarak, üreterek geldi. Siyasi coğrafyasının zorlukları ve genel dünya siyasetindeki çekişme ve kutuplaşmaların dönem dönem arasında kalarak bugünkü bölgesel aktör olma yolunda çalışan Türkiye Cumhuriyetimiz beden buldu. Coğrafyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu durumlara inat Anadolu halkı devletine güveni ve bağlılığıyla tüm zorlukların üstesinden geldi. Cumhuriyetin 95. yıl dönümünde açılışı yapılan dünyanın en büyük havaalanlarından olan “İstanbul Havaalanı” muasır medeniyet seviyesini yakalayan Cumhuriyet Türkiye’sinin eşsiz eserlerinden birisidir. İstanbul Havaalanı’nın yapısı ve büyüklüğü hepimizin gurur kaynağıdır. Doğu ile Batı arasında köprü vazifesi gören aziz şehir İstanbul’un önemini arttıracak stratejik bir düşünce ve yapıdır. 

 

İlk Seferler

Büyük ve güçlü devletleri günümüze kadar yaşatan ana özellik devletlerin hafızası ve gelenekleridir. Ülkemiz siyaset kurumunda Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Dışişleri Bakanı ilk seçildiklerindeki yurt dışı ziyaretlerini Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) yaparlar. İlişkilerimizin “iki devlet bir millet” mantığında olduğu bu iki ülke yetkilileri de aynı ziyaretlerde bulunurlar. İstanbul Havaalanı için planlanan ilk yurt dışı uçuşlar da bu gelenek doğrultusunda Azerbaycan ve KKTC’yedir. İstanbul Havaalanı’nın ülkemize katacağı stratejik kazanımlar bu iki dost ve kardeş ülke için de geçerlidir. 

 

İlk Sondaj 

Doğu Akdeniz’de, KKTC ve ülkemizin münhasır deniz alanlarında, bu hafta içinde ilk sondaj çalışması Türk Petrolleri ’ne ait olan hidrokarbon sondaj gemisi “Fatih” ile yapılmıştır. Garantör ülkemiz Türkiye’nin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Sayın Fatih Dönmez’in kontrollerinde yapılan çalışmaya “Alanya-1” kuyusu ile başlanmıştır. KKTC’yi muhatap almadan hidrokarbon yatakları için uluslararası görüşmeler yapan Rum yönetimine karşı mütekabiliyet ilkesi doğrultusunda cevap niteliğinde bir çalışmadır. Sırasıyla Barbaros Hayrettin Paşa sismik araştırma gemisi ve hidrokarbon sondaj gemisi Fatih’in çalışması Doğu Akdeniz’de gösterdiğimiz varlığın real politikadaki göstergeleridir. Türkiye Cumhuriyeti zor olan siyasi coğrafyasında Kuzey Kıbrıs ile birlik içinde varlıklarını sürdürmeye, huzur ve barışı temsil etmeye devam edecektir. 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...