Ana içeriğe atla

148- Statüko 15.11.2018, Milliyet Gazetesi

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre süregelen düzenin korunması durumuna statüko denir. Statüko açık ve net bir şekilde tanımlanmıştır: Süregelen durumun korunması.

***

Manidar bir toplantı tarihi, yeni açılan iki sınır kapısı ve akşamına Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın basın açıklaması... Cumhurbaşkanı Akıncı dönemi müzakerelerde akılda kalan en önemli olgu müzakerelere ve açıklamalara yüklenen anlam ve manalardır “Crans Montana Zirvesi”, “New York görüşmeleri”. Akıncı dönemi de yarım asırdır süregelen görüşmelere yüklenen anlam ve manalarla anılarak tarihin tozlu raflarında süresi geldiğinde yerini alacaktır.

***

Cumhurbaşkanı Akıncı mevcut durumu statüko olarak tanımlamaktadır. “Statükonun devamı iki topluma zorluklar vermektedir.” demektedir. 1974’ün 20 Temmuz sabahı Kıbrıs adasına barış ve özgürlük gelmiştir. Kan ve gözyaşı durmuş, sınırlar çizilmiş ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne giden yol açılmıştır. 1974 öncesi düşünüldüğünde kötü günler; acılarla büyüyen bir nesil; yetim kalmış çocuklar; aile bütünlüğü zedelenmiş; kaybolmuş, parçalanmış yuvalar vardır. 1974 Mutlu Barış Harekâtı ve sonrasında Kıbrıslı Türklerin Cumhuriyet ve Demokratik kurallarla kendilerini yönettikleri Kıbrıs Türk Federe Devleti ve sonrasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır. KKTC ile de günümüze kadar gelmiş, ekonomik, siyasi bağımsız hukukla anayasal bir yönetimle; Cumhurbaşkanı Akıncı’nın yaptığı basın açıklama gecesi ve yazımı okuduğunuz an ve sonrası da siyasi alanda Kıbrıslı Türkler bağımsız devletleri ile var olacaktır. 1974 sonrası beden bulan yapının nesi statükodur? Mevcut sürecin devam etmesi statükonun korunması demek ne anlama gelmektedir?

***

Evet Kıbrıs adasında statüko tanımına uygun Birleşmiş Milletlerin adayı silahlı askeri varlığı ile ikiye bölmesi ve Rum yönetiminin yarım asırdır oyaladığı hakların menfaatlerin gasp edildiği siyasi oyunlar vardır. Federasyon modelli çözüm üzerine yürütülen bir müzakere ve Kıbrıs sorunu tartışmaları statükonun bir nevi destekçisi ve yoldaşı olmak demektir. Bu statüko destekçiliği iç siyasette kişisel beka için malzemeden öteye gidemeyen bir süreci yaşatmaktadır.

***

Sayın Mustafa Akıncı “Anastasiadis’e göre Doğu Akdeniz Enerji Politikalarında Kıbrıslı Türkler ve Türkiye yoktur.” demektedir. “Çözümsüz bir müzakere dönemi kapandı, sonuç almak istiyoruz artık.” diyerek de çözüme olan kararlılığını ortaya koymaktadır. Sayın Akıncı’nın kendi siyasi penceresinden baktığında sorunun nedenlerini ve çözümü tanımlaması vardır. Fakat seçildiği günden itibaren blöf için bile federasyon modelli çözüm fikrinden bir milim bile kaymamıştır. Gelinen son durumda kendi tespitleri içerisinde de federasyon modelli çözümün öldüğü gözle görünmektedir. O zaman şu soru sorulmalıdır: Sayın Akıncı’nın yeni yol haritası nedir?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...