Ana içeriğe atla

151- İstihbarat Adası Kıbrıs 06.12.2018, Milliyet Gazetesi

Olayların içinde olduğumuzda, konuyu veya vuku bulan hadiseyi tam manası ile idrak edemeyebiliriz. Siyasi coğrafyamız ve komşu ülkelerde beden bulan çatışma alanları için de bu görüş geçerli olabilir. İçinde bulunduğumuz durumu kavrayabilmek ve bu konuların neresinde olduğumuzu bilip kendimizi konumlayabilmek için büyük resmi görmeye çalışmalıyız. Büyük resmi görebilirsek siyasi coğrafyamızda siyaset yapıcı olarak rol alabilir; kurgulanmadan konuyu izleyebilir, bitmeyen çıkarlarımız ve menfaatlerimiz için yeni pozisyon belirler ya da mevcuttu korumak için pozisyon alırız. Lefkoşa’dan ya da Ankara’dan ufuk ötesi bir analitik zekâ ile durumu gözlemleyip analiz etmeliyiz.

***

Bu bağlamda siyasi coğrafyamızdaki ‘Kaşıkçı cinayeti’, ‘Paris ve Brüksel’deki Sarı Yelek gösterileri’, ‘Karadeniz’de KERÇ Boğaz’ı bölgesinde Rusya ve Ukrayna’nın gerginliği’, ‘Güneyimizde ABD’li birliklerle PKK’nın Suriye kolu YPG’nin devriye atması’ gibi gündemimizin ana konularını göz önünde bulundurmalıyız. Analitik zekâyla düşünen ve analiz eden birey ‘neden, niçin’ gibi sorulara cevap arayarak mantık yoluyla konuları yorumlamalıdır.

***

Geçtiğimiz zaman diliminde İstanbul’da Suriye’nin geleceği için yapılan konferans sonrası Paris’in karışması, Kerç Boğazı’nda Rusya-Ukrayna arasında yaşanan gerginlik ve Türkiye’nin PKK’nın Suriye kolu olarak nitelendirdiği ve terör listesinde yer verdiği YPG ile poz veren sözde müttefikimiz ABD’nin faaliyetleri analitik bir zekâ ile değerlendirilmelidir. Bunlar varsayım ve tesadüf de olabilir. Aşkın tesadüfü sevdiği gibi dış politika yapıcıları ve vuku bulan olaylar da tesadüfü sevebilir. Fakat siyasi coğrafyamız ve ülkemizi ilgilendiren bu önemli konuları kavrayabilmek için büyük resmi görmemiz gerek.

***

Peki bu resimde biz neredeyiz?

Konumumuz savunma pozisyonunda mı; gardını kaldırmış saldırı mı; yoksa bakan ama görmeyen bir durum mu?

***

Kıbrıs’ın tekrar güncel dış politika konusu olması, hidrokarbon yatakları için midir, yoksa yukarıda saydığımız varsayım üzerine olan konularda “istihbarat adası”, “dış operasyonlar merkezi” olma konumundan dolayı mıdır ki hidrokarbon yatakları üzerinden savaş ve kaostan beslenen devletlerin dış politika gündemine girmiştir?

Hepsi merakla cevaplanması gereken konulardır.

ABD ve İngiltere’nin istihbarat ve özel operasyon birliklerinin Güney Kıbrıs’ta var olduğunu düşündüğümüzde Kıbrıs adasının ve Kuzey Kıbrıs’ın öneminin sadece hidrokarbon yataklarından ibaret olmadığı aşikardır. (İngiliz Üsleri Ağratur ve Dikelya)

***

Durum böyle olunca 2. Cihan Harbi sonrası Ortadoğu’daki en büyük harita ve sınır değişimleri için fırsat kollandığı bu günlerde biz neyle meşgulüz: Federasyon mu? Tanınma mı? İç çekişmeler mi? İdeolojik ihtiras ve hırslar mı?

Sonuç olarak Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu temsilcileri garantör ülke ve anavatanımız Türkiye ile birbirine bağlı iki devlet bir millet mantığı ile dış politika siyasetini belirlemeli, KKTC’nin jeopolitik pozisyonunun verdiği avantaj ile şimdiki halinden daha ileri bir seviyede olması için çalışılmalıdır. Unutulmamalıdır ki ‘elin iyisi bizim kötümüzden daha kötüdür.’

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...