Ana içeriğe atla

157- Trump Diplomasisi 17.01.2019, Milliyet Gazetesi

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump uluslararası ilişikler ve kamu diplomasisinde iletişim metodu olarak “Twitter” kullanmaktadır. İç siyasetinde “görevden alma ve atamaları, kabine değişikliklerini” kendisi ‘twit’ atarak duyurmaktadır. Büyük devlet ABD, Başkan Trump’la birlikte bu metot ve uygulamalara uyum sağlama sürecindedir. Rivayete göre de Başkan Trump’ı geç saatlere kadar çalıştırarak kendi şahsi hesabı Twitter’dan uzak kalması sağlanmaya çalışılıyormuş. Fakat yaramaz çocuk gibi Trump’tan telefonu saklamak sanırım zor. Kaçamak attığı ‘twit’ler Amerika devletini bağlar mı bilemeyiz. Bu kaçamak sırasında hafta başı Twitter üzerinden ülkemizi tehdit etti. Başkan Trump’ın attığı ‘twit’in özü şu şekildedir: “Kürtler'e saldırırlarsa Türkiye'yi ekonomik olarak mahvedeceğiz.”. ABD Başkanı olmanın verdiği yüksek özgüven ve şımarıklıkla Trump, ABD’nin NATO’daki en önemli müttefiki Türkiye Cumhuriyeti’ni tehdit etmiştir. Twitter üzerinden yapılan bu açıklama ABD’yi ne kadar bağlar bilinmez; ama Trump’ı bağladığı kesindir. Meksika sınırına duvar örme sebebiyle iki haftaya yakındır ABD kamu hizmeti verememekte, duvara ayrılan bütçe nedeniyle de maaşlar yatmadığı için kamu personeli sokaklara döküldü. Başkan Trump da kendi iç siyasi sorununu perdelemek için sosyal medyayı kullanarak kamuoyunun ilgi ve algısını farklı bir yöne çekmek istemiş olacak ki seviyesiz bir metotla ülkemizi tehdit etmiştir. Siyasi yaşamı başkanlıkla resmi olarak başlayan Trump’a, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Ortadoğu barışı için yaptığı büyük hizmetleri danışmanlarına, Birleşmiş Milletler yetkililerine ve Pentagon’a sormasını tavsiye ederiz. Kadim toprakların güçlü devleti Türkiye, ABD askeri unsurları ile birlikte “eğit-donat” adı altına bölge barışı ve huzuru için faaliyet göstermektedir. Bir başka husus da okyanus ötesi şer odaklarının kurulduğu günden itibaren destek olduğu bölücü terör örgütü PKK ile de Türkiye kurulduğu ve ilk terör eylemini yaptıkları 1984’ten itibaren mücadele etmekte, milli güvenliği ve devlet bekası için iç güvenlik harekâtları ve sınır ötesi faaliyetlerle terör unsurlarını bertaraf etmektedir.

***

Türk milletinin ve devletin bekası söz konusu olduğunda din, dil ve ırk gözetmeksizin tüm terör unsurlarına karşı üstün cesaret ve kararlılıkla Türkiye terörle mücadeleyi sınırları içi ve dışında yapacak kudret ve güce sahiptir. Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet teşkilatı görev ve yetki alanlarında ‘dosta güven düşmana korku’ mantığıyla üstün caydırıcılıkla canı pahasına terörle mücadele etmektedir. Başkan Trump’ın kastettiği grup ve terör yapılanması Türk devleti için terör örgütleri listesinde devlet ve millet bekası için birinci tehdit unsuru olmaktadır. Suriye’nin terör unsurlarının kontrolünde olan bölgede terörle mücadele etmek ülkemizin bekası için birinci önceliktir. Başkan Trump iç siyasetini perdelemek için başka bir argümanla ‘twit’ atmaya devam etmelidir.

***

Bir başka husus da Ukrayna Devlet Başkan Poroşenko, Türkiye’den İHA alımı anlaşması imzaladığını Twitter hesabından duyurduktan sonra Başkan Trump’ın ‘twit’i gelmişti. Türkiye milli ordusu ve milli savaş sanayisi ile bölgede barış ve huzurun temsilcisi olacaktır. Yerli ve milli sloganıyla da bölge komşu devletleriyle tüm askeri ve ticari iş birliklerine de devam edecektir.

Sonuç olarak siyasi coğrafyamız karmakarışık bir ilişki ağına sahiptir. Bu bağlamda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dış politika yapıcıları bu dönemi güvenlik ve barışı koruma dönemi olarak geçirmeleri büyük resimde doğru yerde olduklarının göstergesi olacaktır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...