Ana içeriğe atla

159- Han ve Yolcu 31.01.2019, Milliyet Gazetesi

“Günlerden bir gün, zamanın ünlü bir bilgesi hükümdarın sarayının kapısına gelir. Muhafızların hiçbiri saygıları nedeniyle onu durdurmaya çalışmazlar. Bilge sonunda hükümdarın tahtında oturduğu odaya girer. Ziyaretçisini hemen tanıyan kral saygıyla ayağa kalkıp sorar:

-       Ne istiyorsun? Sana nasıl yardım edebilirim?

-       Bu handa uyuyacak bir yer istiyorum, cevabını verir bilge.

-       Ama burası han değil ki! der kral hafif kızgınlıkla. Benim sarayım.

-       Sorabilir miyim, senden önce bu sarayda kim yaşıyordu?

-       Babam, ama o öldü.

-       Ondan önce kim yaşıyordu?

-       Büyükbabam. O da öldü.

-       O zaman burası insanların kısa bir süreliğine gelip kaldığı, sonra da terk edip gittiği bir yer değil mi? Neden buraya han demeyeyim?”

 

Bu dünya da genel olarak bir han, bizler ise yaşımız, rolümüz ve pozisyonumuz kadar yolcuyuz. Bize biçilmiş rollerle ve bizden istenen davranış ve karakterle kendi hanımızın yolcusuyuz. Bizden öncekinden devralan bizden sonrakine devredecek dönemsel aktörü, rol modeli ve oyuncularız. Asıl baki olan handır, devlettir, sistemdir, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’dir.

***

Bugünlerde KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı, ‘Cumhurbaşkanlığı Makamı’ ve Cumhurbaşkanı olmasından dolayı eleştiri ve saldırı oklarının haklı haksız hedefine girmiştir. Yapıcı eleştiriler de almakta, yıkıcı sadece eleştiri olsun diye lakırdılar da duymaktadır. Bu boş ya da anlamlı söz ve eleştirilerden ötürü kendini savunma adına yanıt vermekte, bir nevi kendini ifade etmek istemektedir.

***

Sayın Akıncı bu savunma ve saldırı karışımı yorumlarını Twitter üzerinden paylaşmaktadır. Çözüm metodu ve şekli üzerine yapılan eleştirilere karşı “Nihai karar toplumların iradeleriyle biçimlenecektir. Zaman hızla daralmaktadır. Ya mümkün ve makul olanda uzlaşmayı başaracağız ya da statüko, yani kurulu düzendeki bölünmüşlük daha da kalıcı hale gelecektir. Toplumlar bunun bilincinde olmalı, durumun ivediliğini kavramalıdır.” demiştir.

***

Bu mesajdaki zaman kimin için daralmaktadır? Yolcu için mi hancı için mi? Bunun açıklaması da yapılmalıdır. Eğer nihai hedef büyük fotoğrafta baki olan Kıbrıs Türkünün geleceği, toplumun siyasal örgütlenişinin beden bulduğu KKTC devleti ise acele etmeye ve zamana oynamaya gerek yoktur. Birey için, yolcu için üç beş yıl insan ömründe uzun bir zaman olabilir. Fakat devlet sistemi ve toplumun genel refahı ve huzuru başarısı için bu süreler an kadar kısadır. Hem acele işe şeytan karışır. Akıncı döneminde müzakerelerdeki görüşmeler birden hızlanmış, anlam ve manalar yüklenen şehir ve yer isimleri müzakerelere gizem ve önem katmış, Kıbrıs Türkünün beklentisini yükseltmiştir. Sonuçta gelinen durum bilge ile kralın han mı saray mı, tartışmasına varmıştır.

Unutmayalım devlet baki, birey fanidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...