Ana içeriğe atla

24-Güney Kıbrıs’taki hayalperestler 21.07.2016, Milliyet Gazetesi

15 Temmuz Cuma günü akşam saatlerinde haber kanallarına düşen görüntü ve ‘Asker, Boğaz Köprüsü’nü kapattı’ manşeti ile aklımıza ilk gelen  ülkemizin üniter yapısına birlik ve bütünlüğümüze kasteden bölücü terör örgütü PKK bombalama eylemi yapacağı ya da IŞİD terör örgütünün eylem yapacağıydı. Silahı kuvvetler mensupları tedbir ve emniyet  için köprüyü kapattı diye düşündük. Lakin biraz kanalları taradığımızda demokrasiye inanan Türk basınının doğru ve gerçek bilgi vermesiyle durumun tahminimiz gibi olmadığını gördük. Asker üniforması giymiş, askeri araç ve tesisatları millet ve memleket menfaati dışında, sözde ülkemizin içinde bulunduğu durumu kötü gördükleri ve sözde yönetime el koyma hevesleri yüzünden, okyanus ötesinden kontrol edilen F tipi örgütün cuntacılarının  darbe girişimi olduğunu anladık. 

 

Demokrasi inancı 

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan CNN Türk TV Ankara temsilcisi Hande Fırat’a telekonferans ile bağlanması ve halkı, milli iradeye, devletimize sahip çıkması için meydanlara çıkılması gerektiğini ifade etmesi, Türk Milletinin ellerinde bayrakları ile demokrasi insan haklarına inançları ve güvenmeleri sayesinde F tipi örgüt üyelerinin karşısına kararlılıkla, canları pahasına sokaklara çıkarak, milli birliğimizi dirliğimizi korumuştur. Cuntacıların darbe girişimi halk iradesi milli ve şerefli Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Emniyet Teşkilatımızın, devletine milletine ve milli iradeye ölümü pahasına bağlı olan personelleri sayesinde cuntacılar derdest edilmiştir.

 

Şanlı ordu şanlı millet

Türk Silahlı Kuvvetleri, cuntacılar harici şan ve şeref sahibi er/erbaştan en üst rütbeli komutana kadar dün olduğu gibi bugün de canı pahasına milli iradeyi ve devletini korumuştur.

42 yıl önce Kıbrıs adasına, Kıbrıs Türk halkına, darbeci/cuntacı EOKA terör örgütü militanlarının zulmünden ve eylemlerinden kurtarmak için 20 Temmuz 1974’te Barış ve Özgürlük Harekatı yaparak ada halkına barış getiren ordu, şanlı Türk ordusudur. 20 Temmuz günü Milliyet gazetesinde ki Sefa Karahasan imzalı ‘Kıbrıs’ta Rum Saldırısı Alarmı’ başlıklı haberde de öğrendiğimiz üzere, 15 Temmuz akşamı cuntacıların Türkiye’de terör örgütü eylemlerine başladıkları sıralarda, Güney Kıbrıs’taki hayalperestler, istilacı olarak gördükleri Türk askerini adadan çıkarmak için hayaller kurmuştur. Namusumuzun ve özgürlüğümüz güvencesi Mehmetçik ve Mücahitlerimiz Kıbrıs’taki sınırlarımıza yapılacak her türlü saldırıya karşı tedbir alarak hazır beklemişlerdir. 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramının 42. yılında aziz şehitlerimiz ve gazilerimizi minnet ve dualarla anıyoruz. Demokrasi ve insan haklarına bağlı kalmamız temennisiyle…

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

125- Kuzey Kore ve ABD 14.06.2018, Milliyet Gazetesi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nde uluslararası ilişkiler-dış politika çalışan çevrelerin ve yayın kuruluşlarının ana gündemlerine konu olan üç ülke vardır: Rusya, İran ve Kuzey Kore. ABD’nin ‘ulusal güvenlik’ bağlamındaki dış politika yaklaşımının korkulu rüyası bu üç ülkedir. Üçünden gelebilecek nükleer saldırı tehdidi, ekonomik veya kültürel açıdan gelebilecek ve gelen reel saldırılardan daha önemlidir. ABD yapımı filmlerin ana konusu bu üç ülkedir. Hal böyle olunca geçtiğimiz aylarda “ABD ve Kuzey Kore Savaşın Eşiğinde” başlığıyla farklı yaklaşım ve bakış açılarıyla bolca haber olmuşlardır. ABD Başkanı Trump’ın aykırı devlet yönetme şeklide göz önüne alındığında eli kulağında ‘ABD, Kuzey Kore’yi vurur’ yaklaşımı yerini Trump ve Kim’in anlaşmasına bırakmıştır. İki lider geçtiğimiz salı günü Türkiye saatiyle 08:30 sularında Singapur’da bir ilk niteliğindeki görüşmelerinin ardından ortak bir metne imza atmışlardır. Trump anlaşma için “Çok kritik bir problemi çözmeye başladık. Anlaş...