Ana içeriğe atla

36- Avrasya – Enerji ve KKTC, Milliyet Gazetesi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın 23. Dünya Enerji Kongresi’ne Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti ile katılması ve birinci konuşmayı yapmış olması, mana bakımından Birlemiş Milletler zirvesinde elde edemediğimiz psikolojik ve real politik kazanımlardan çok daha değerlidir. Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile tanıştırılması ve dost ve kardeş ülke Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ile sohbeti, KKTC’nin Doğu Akdeniz enerji jeopolitiğinin Avrasya dengesi ayağının içine girmesi ve transatlantik üst akıl oyunlarından kurtulması için büyük bir atak ve kazanımdır.

***

Kıbrıs adasında ‘federasyon modelli’ çözüm için süreçte Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin samimiyetsiz ayak oyunları yapması; Tel Aviv, Kahire, Atina üçgeninde gaza ek olarak yeni enerji işbirliği arayışlarına girmesi; Cumhurbaşkanı Akıncı’nın defalarca dile getirdiği gaz çözüm sonrası ortak zenginliğimiz” ifadesinin her seferinde havada kalması; Güney Kıbrıs yönetiminin tarzı ve çözümsüzlüğü çözüm saymasının göstergesidir. Rum yönetimi her alanda olduğu gibi KKTC’siz bir enerji politikası izlemiştir. Sayın Akıncı’nın İstanbul’daki konuşmasında vurguladığı ‘Barış İçin Paylaş’ yaklaşımı nitekim Güney Kıbrıs için geçerli değildir. Yine konuşmasında Sayın Akıncı’nın Kıbrıs’ta çözümün, enerji alanında da hem bölgesel hem de global yeni ufuklar açacağı”nı belirtmesi, Kıbrıs adasını bir bütün olarak görmesi, enerji ve gaz yataklarının Kıbrıs için barış ve çözüm olacağı öngörüsü ve düşüncesindendir. Cumhurbaşkanı Akıncı’nın iyi niyeti ve bu fedakar yaklaşımına karşın Rum yönetimi hidrokarbon yataklarının işletilmesi ve ihale edilmesi sürecinde Sayın Akıncı’nın ne görüşünü almış ne de KKTC’yi içine alan bir söylem geliştirmiştir. Anadolu’da çokça kullandığımız ‘hayır bildiğimizde şer, şer bildiğimizde hayır vardır’ sözü, çözüm ve enerji alanındaki gelişmelerin merkezinde yer alan Kuzey Kıbrıs için düşündüğümüzde ‘hayırda hayır vardır’ diyebiliriz.

 

Jeostratejik Kuzey Kıbrıs

Transatlantik ve üst akıl oyunlarının stratejik derinlik çukuruna düştüğü Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’de, Avrasya enerji kartı ve koridoru bölgeye barış, huzur ve refah ortamı sağlayarak yön verecektir. KKTC olarak anavatan Türkiye’den gelen ‘asrın projesi’ diye tabir ettiğimiz su temini işi ve suyun KKTC’ye ulaşması, yine aynı yol ile Enerji Zirvesinde imzalanan deniz altından kabloyla elektrik temin edilmesini öngören anlaşmayla KKTC Avrasya enerji ayağının içerisinde yerini almaktadır. KKTC jeopolitik ve jeostratejik konumu itibari ile Doğu Akdeniz enerji yataklarının ortasında, Ortadoğu güvenliği için de kilit konumdadır. Ortadoğu zenginliklerinin deniz aşırı ülkelere nakili yolundaki konumunu iyi kullanmalıdır. KKTC için çözüm, coğrafi konumu ve anavatan Türkiye ile olan stratejik ortaklıklarında gizlidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

125- Kuzey Kore ve ABD 14.06.2018, Milliyet Gazetesi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nde uluslararası ilişkiler-dış politika çalışan çevrelerin ve yayın kuruluşlarının ana gündemlerine konu olan üç ülke vardır: Rusya, İran ve Kuzey Kore. ABD’nin ‘ulusal güvenlik’ bağlamındaki dış politika yaklaşımının korkulu rüyası bu üç ülkedir. Üçünden gelebilecek nükleer saldırı tehdidi, ekonomik veya kültürel açıdan gelebilecek ve gelen reel saldırılardan daha önemlidir. ABD yapımı filmlerin ana konusu bu üç ülkedir. Hal böyle olunca geçtiğimiz aylarda “ABD ve Kuzey Kore Savaşın Eşiğinde” başlığıyla farklı yaklaşım ve bakış açılarıyla bolca haber olmuşlardır. ABD Başkanı Trump’ın aykırı devlet yönetme şeklide göz önüne alındığında eli kulağında ‘ABD, Kuzey Kore’yi vurur’ yaklaşımı yerini Trump ve Kim’in anlaşmasına bırakmıştır. İki lider geçtiğimiz salı günü Türkiye saatiyle 08:30 sularında Singapur’da bir ilk niteliğindeki görüşmelerinin ardından ortak bir metne imza atmışlardır. Trump anlaşma için “Çok kritik bir problemi çözmeye başladık. Anlaş...