Ana içeriğe atla

37- Beşeri Güvenlik – Enerji ve KKTC 20.10.2016, Milliyet Gazetesi

Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Ahmet Arslan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı (KKTC) Sayın Mustafa Akıncı ile geçtiğimiz günlerde görüştüler. Sayın Akıncı, 48 yıllık müzakere sürecinde doyum noktasına gelindiğini ifade ederek Rum tarafı ile olumlu bir sonuca ilerlendiğini açıkladı. Bakan Arslan ile yapılan görüşmede ulaşım ve Kıbrıslı Türkler için gereken altyapının tamamlanması konuşulurken, Bakan Arslan Rum tarafının da huzur ve refaha giden süreçte buna ayak uydurmasını umduğunu belirtti.

 

Enerji jeopolitiği ve KKTC

Doğu Akdeniz’de jeopolitik ve jeostratejik açıdan büyük önem taşıyan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Dünya Enerji Kongresi’ne katılmasıyla enerjinin Kıbrıs adasının konumu itibariyle, gelecekteki yeni projelerde kilit konudur. Kuzey Kıbrıs’ın, Rum tarafının da sürdürdüğü gibi ve hatta federal modelli devlet yapısı gerçekleştiğinde de sürdüreceği enerji politikaları, Kıbrıs adasının gelecekteki jeostratejik konumuna ve ekonomik kalkınmasında kazamım olacaktır. Kıbrıs jeostaratejik önemini açıklayacak olursam; petrol/doğalgaz yataklarına ve Akdeniz’e giriş/çıkış sağlayan üç kapıdan biri olan Süveyş kanalına yakınlığı, bölgede enerji ve uluslararası ticaret güvenliğini denetleme olanaklarına sahip olması, bölgedeki istikrarsız alanlara yakınlığı ve bu bölgelere müdahale etmek için alana sahip olması, Türkiye Cumhuriyetinin güneyinin güvenliğinde çok stratejik bir konumda olması, Kıbrıs adasının siyasi coğrafyasının önemli olmasının başlıca nedenlerindendir. Kıbrıs adasını genel olarak düşündüğümüzde yukarıda saydığım değerleriyle bölgede önemli bir siyasi yapıdır. Bu bağlamda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de bu oyunda Avrupa Birliğine üye olmamış, ambargolar altında bile kendi kendine yetebilen bir ekonomisi ile bağımsız ve bağlantısız yapısıyla Doğu Akdeniz siyaset sahnesinde yerini alır ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile coğrafyada ve Doğu Akdeniz’de siyasi varlığını devam ettirir. Cumhurbaşkanı Sayın Akıncı ve müzakere heyeti, KKTC’nin coğrafi pozisyonu ve konumunun önemini bilerek görüşmeleri başarı ile sürdürmeli ve sonlandırmalıdırlar. 

 

Beşeri Güvensizlik

Güney Kıbrıs ile yapılan toprak, mülkiyet ve mali paylaşımlar gibi evrak ve kağıt üzerinde düzenlemeler yapmak, ortak gelecek için önemli ve gereklidir. Fakat 40 yılı aşkın süredir ayrı yaşayan bu iki toplum federal bir devlet kurulduğunda nasıl iç içe yaşar bilemiyorum. Eskilerin  ortak geçen gençlik yılları söz konusu olabilir ama genç nesil belki de sadece savaş hikayeleri ile büyüdü ve düşmanlık besliyor. Toprak ve garantiler derken “sosyal yaşamdaki tehlikenin garantisi nasıl alınacak?” diye bir sorum var. 20 Temmuz 1974’te “Mutlu Barış Harekatı” ile adada tahsis edilen barış ve huzur ortamı, müzakere süreci sonrası kurulacak federasyon modelli bir Kıbrıs için çatışmaların başlama yılı olmamasını dilerim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...