Ana içeriğe atla

59-‘O Adam’ların hikayesi… 16.03.2017, Milliyet Gazetesi

KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın göstergeleri ve müzakere süreci hakkında geçen Perşembe bir yazı kaleme almıştım. Kendi penceresinden baktığında gördüğü göstergelerin yeterince sağlıklı olmadığını, garantör ülkelerin bakışıyla da göstergeleri ve şartları yenilemesini dile getirmiştim. Bu geniş bakış ve büyük resimdeki şartları görmek realpolitikte çözüme daha yakın olunacağının işaretleridir demiştim. Üzerinden bir hafta geçmeden garantör ülke Türkiye’nin, Kıbrıs sorununa taraf Avrupa Birliği ve üyesi Hollanda ile yaşadığı sorun, Kıbrıs sorunu için de önemli bir olaydır. AB’de yükselen ırkçı söylemler ve din üzerine kurulan siyaset, islamafobiyi de yükselterek uluslararası bir sorun olmaktadır. AB ülkelerinin iç politikalarında başka bir inanç ve ırka tahammül edemezken Kıbrıs adasında yakın tarihi acılarla dolu iki milleti ve inancı nasıl federasyon modelli bir yapıda birleştirirler.

***

Cumhurbaşkanı Akıncı bir açıklamasında ‘çözüm çabalarından vazgeçmediklerini’ söyledi. Beraber aynı tarihi paylaştığı Rum lider Anastasiadis’ten umutlu bir şekilde masada olduğunun imasını yapmaktadır. Aynı yaşlarda ve semtlerde yaşayan bu iki liderin durumlarını tarihte olmuş güzel bir hikâyeyle özetleyelim.

***

Bir zamanlar hali vakti yerinde iki arkadaş, siyaset yapmak için karar alırlar. İkisi de dünya görüşlerine uygun siyasi partilerden aday olurlar ve seçim evresine girerler. İki arkadaş birbirlerine rakip iki partide seçilmek için canla başka çalışırlar. Bu süreçte birbirlerine bir söz verirler. Hangisi seçilirse, seçilmeyenle dostluğunu ve ilişkisini bozmayacaktır ve her zaman seçilmeyenin isteklerini seçilen yerine getirecektir. Birbirlerini de hep hatırlayabilmek için bir parola geliştirirler. Parola da ‘O Adam’dır. Seçim günü gelir, sandıklar açılır. Güney partisinden seçime giren ‘O Adam’ milletvekili seçilir. Kuzey partisinden giren ‘O Adam’ seçilemez. Günler geçer ve seçilemeyen Kuzey partisinin adayı, seçilen arkadaşı Güney partisi milletvekilini makamında ziyaret etmek için sütlü böreğini eline alır ve yanına gider. Sekreterine der ki “Be söyle ona, ben Mustafa. Bir kahve içmeye, hayırlı olsuna geldim.”. Sekreteri de vekiline söyler, ancak adam tanımaz. Sekreteri “Bugün işi çok, git yarın gel.” der. Bizim kuzeyin seçilemeyeni böyle aylarca gelir gider ve görüşemez. Son bir kez yine sütlü böreğiyle makamın yolunu tutar ve sekreter kızcığa “Be, söyle ona, ben Mustafa, yanına gireceğim.” der. Sekreter kız “Mustafa bey, sizi tanımadı.” der. Bizim seçilemeyen Mustafa “Tabi tanımaz be yahu!” der, “Git söyle ‘O Adam’a, ‘O Adam’ geldi, beni alır yanına.” diye ekler. Sekreter kız içeri girer ve “Nicos bey, yine aynı adam, ama bu sefer dedi ki, ‘Söyle ona ‘O Adam’ geldi.’ diyeyim.” der. Milletvekili tanımıştır ve sekreterine der ki, “Kızım ‘O Adam’, ‘O Adam’ da, bu adam ‘O Adam’ değil artık.’’

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...