Ana içeriğe atla

162- Kayıp Tutanaklar 21.02.2019, Milliyet Gazetesi

Yarım asırlık sorun Birleşmiş Milletler’in (BM) en önemli gündem maddesi Doğu Akdeniz’in en güzel adası, Akdenizli kimliğinin en güzel örneklerinin görüldüğü topraklar... Ha çözüldü, ha çözülecek diye bakılan Kıbrıs sorunu, ‘Hade be, Denktaş çözemedi siz çözeceksiniz?’ diyen güzel insanlar. Hepsi güzel adamız Kıbrıs’ta. Bugünlerde müzakere oyununa dahil olan yeni aktör veyahut figüranlarla bir yol katedilmeye çalışılan yarım asırlık dava, sorun, kimine göre de uyuşmazlık... Adamız ve ada halkının başına türlü türlü sorun ve dertler fazlasıyla geldi durdu. Hepsine alışığız: elektrik sorunu, su sorunu (Asrın Projesi ile bu sorun bitti), Lefkoşa Türk Belediyesi’nin bir zamanlar toplamadığı çöpler, ücretli olan plajlar gibi çıkış bulunamadığında gülüp geçtiğimiz birçok olay. Fakat bunlara taş çıkaracak önemli bir konu hafta başı basın yayın organlarında okuduğumuz, güler misin ağlar mısın cinsinden. Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis ile BM Kıbrıs eski Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin görüşmesi. Konusu ‘4 Temmuz tutanakları hakkında bilgim yok.’. Eide’nin beyanına göre 4 Temmuz günü toplantı yapılmış. Fakat toplantı tutanakları hakkında bilgisi olmadığını belirtmiş. Bu beyanlar üzerine de Rum lider Nikos Anastasiadis, Politis Gazetesi’ne verdiği röportajda, referans koşullarının belirlenmesi için söz konusu belgenin önemine dikkat çekmekte ve 4 Temmuz tutanakları olmadan referans koşullarının eksik olacağını belirtmektedir. Temel fıkraları gibi hem komik hem de bir o kadar düşündürücü bir haber. Siz umutların canlandığı, çözümün kapıda olduğu, hayallerin arttığı anları Kıbrıs halkına yaşatıyorsunuz. Sonrası BM’de tutanaklar kayıtlar yok. Böyle belirsiz bir ortamda da tekrar görüşmeler kaldığı yerden başlayabilir. ‘Umutlar yüksek olsun. Federasyon umudumuz halen daha var.’ diyorsunuz. Sormaz mı yüzü güneş yanığı, gönlü ezelden yanık Kıbrıslı “Be, nereden başlayacak yahu görüşmeler?” Umarım hafta başı okuduğumuz haber şakadır. 

 

26 Şubat

Yukarıdaki fıkra veyahut diplomatik rezalet olarak adlandırılan olay orada dursun, Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı geçtiğimiz pazartesi akşamı resmi sosyal medya hesabı Twitter’dan bir açıklama yaptı. Sayın Akıncı, “Bu akşam DISY Başkanı Sayın Averof Neofitu’yu Girne’de ağırladık. Sayın Fikri Toros ve Phidias Pilides’in de hazır bulunduğu yemekte, 26 Şubat tarihinde Sayın Anastasiadis ile yapacağımız görüşme öncesinde Kıbrıs’ın geleceğine dair yararlı görüş alışverişinde bulunduk.” şeklindedir. Geleceğin planlanması, kurgulanması devlet ve Cumhurbaşkanına yakışan bir durumdur. Lakin BM’nin aracı olduğu Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Kilisesi Sayın Mustafa Akıncı’nın çözüme verdiği değer ve önemin yüzde kaçı kadar Kıbrıs sorunu ve çözüm süreci için emek ve zaman harcamaktadırlar? Sayın Akıncı’nın konuya olumlu yaklaşımının karşılığı BM nezdinde ‘kayıp tutanaklar’ Rum liderlerinin anlamsız ‘oyun bozan halleri’ midir? Sayın Akıncı bu soruların cevaplarını bulmalı, Kıbrıs Türkünün geleceği için yeni çözüm politikaları ve yöntemlerine yönelmelidir. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

125- Kuzey Kore ve ABD 14.06.2018, Milliyet Gazetesi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nde uluslararası ilişkiler-dış politika çalışan çevrelerin ve yayın kuruluşlarının ana gündemlerine konu olan üç ülke vardır: Rusya, İran ve Kuzey Kore. ABD’nin ‘ulusal güvenlik’ bağlamındaki dış politika yaklaşımının korkulu rüyası bu üç ülkedir. Üçünden gelebilecek nükleer saldırı tehdidi, ekonomik veya kültürel açıdan gelebilecek ve gelen reel saldırılardan daha önemlidir. ABD yapımı filmlerin ana konusu bu üç ülkedir. Hal böyle olunca geçtiğimiz aylarda “ABD ve Kuzey Kore Savaşın Eşiğinde” başlığıyla farklı yaklaşım ve bakış açılarıyla bolca haber olmuşlardır. ABD Başkanı Trump’ın aykırı devlet yönetme şeklide göz önüne alındığında eli kulağında ‘ABD, Kuzey Kore’yi vurur’ yaklaşımı yerini Trump ve Kim’in anlaşmasına bırakmıştır. İki lider geçtiğimiz salı günü Türkiye saatiyle 08:30 sularında Singapur’da bir ilk niteliğindeki görüşmelerinin ardından ortak bir metne imza atmışlardır. Trump anlaşma için “Çok kritik bir problemi çözmeye başladık. Anlaş...

9-Ortak Akıl Sürdürülebilir Hükümet 21.04.2016, Milliyet Gazetesi

Bir önceki yazımı siyasi sistemin ve genel olarak siyaset kurumunun neden tıkandığı ve çağın gereksinimlerini niçin karşılayamadığı, değişimini/dönüşümünü neye göre yapmaz ise başarısız olacağını ve halk iradesinin vermiş olduğu yetkiyi neden sağlıklı kullanamadığı üzerine yazmıştım.             Kuzey Kıbrıs’ta Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası, siyaset sahnesine baş karakter olarak dahil olan KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’dır. Akıncı ile başlayan müzakere, devlet aklı ve millet menfaati ile sürmektedir. Bu dönemin başarılı bir şekilde devam etmesinin arka planında iyi bir ekip vardır. Akıncı’nın yakın geçmişte bir siyasi partide aktif rol almaması da Cumhurbaşkanlığındaki rolünü, siyasi tarzını, ideolojik fikirden uzak, devlet ve millet menfaati ile görmesini sağlamıştır. Cumhurbaşkanlığı çalışmalarına paralel olarak gidemeyen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi ise siyasi çıkmaza girmiş ve geçen haftalarda hükü...