Ana içeriğe atla

167- Golan Tepeleri 28.03.2019, Milliyet Gazetesi

Dünya siyasi tarihi ele alındığında üzerine tezler yazılan, doktora çalışmaları yürütülen, çatışma ortamları incelenen en önemli ve stratejik bölge Ortadoğu’dur. Ortadoğu dinler tarihi açısından da çok önemlidir. Tarih sahnesinde medeniyetlerin şekillendiği dünyaya yayıldığı kutsal ve zengin topraklardır. İnsanlık tarihi, yazıya geçtiği günden itibaren Ortadoğu da savaşlar, çatışma alanları ve ölümlerle tarihte yerini almıştır. Hafta başından itibaren gündemde olan ‘Golan Tepeleri’ bu kutsal ve güzel coğrafyanın değerli bir bölgesidir. 1800 km² yüz ölçümüyle sınırları Suriye, Ürdün, Lübnan ve işgalci İsrail ile çevrilidir. 1967’den itibaren siyasi tarihin gündemidir. ‘6 Gün Savaşı’nda İsrail ordusu tarafından işgal edilmiştir. Golan Tepeleri 13 Aralık 1981’de işgalci İsrail’in ilhak kararıyla resmi olarak işgal edilmiştir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 242 ve 338 nolu kararlarıyla ‘işgal altındaki Suriye toprakları’ olarak tanımlanan Golan Tepeleri, 52 yıldır İsrail işgali altındadır.

 

Golan Tepeleri İsrail için neden önemlidir?

·      Zengin su yataklarına sahip bölge İsrail’in su ihtiyacının üçte birini karşılamaktadır.

·      Suriye’nin başkenti Şam’a 60 km mesafede olması, olası İsrail-Suriye savaşında İsrail için hayati öneme sahip stratejik bir mevzi ve cephedir.

·      Yahudilere ait kutsal metinlerde Golan’a atıfların yapılması dindar Yahudiler için önemlidir.

 

Bu üç gerekçe İsrail’in bölgede yayılma politikasını desteklemektedir.

 

Pazartesi sabahı Washington DC’de İsrail lideri Benjamin Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump toplantısı sonrası “ABD’nin, Golan Tepeleri’nin İsrail’e ait olduğunu kabul eden kararnamesi”ne birlikte imza attılar. İmza sonrası Trump “İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki hakimiyetini tanıdım.” açıklaması film yıldızı edasıyla geldi. ABD’nin başkanlık tarihindeki şaibesi en bol olan başkanı Trump, 9 Nisan’da erken seçime gidecek olan Netanyahu’ya yolsuzluk ve rüşvet batağında olduğu bugünlerde can simidi atmış oldu. Amerikan sinema tarihi ele alındığında kovboy ve yerliler dönem dönem karşı karşıya gelmişlerdir. ABD kırsalındaki kasabanın kanun adamı şerifin itibara ihtiyacı olduğu dönemlerde kasabanın posta arabasını, ABD’nin gerçek yerlisi olan kızıl derililerden sözde korumasıyla ABD’ye Avrupa’dan göç etmiş beyaz Amerikalı kutsanmıştır. Bu mantık Amerikan siyasetine de sirayet etmiş olacak ki ABD’nin ileri karakolu savaş ortağı İsrail ve Netanyahu içinde bu metot kullanılmıştır. Gösterime girecek bir filmin basınla buluşma sahnesi gibi birkaç hafta sonra unutulacak bir sahne okyanus ötesinde oynandığı anlarda, İsrail savaş uçakları Gazze’ye hava saldırısında bulunmasıyla senaryo tam manasıyla hayata geçmiş oldu.

 

Golan Tepeleri ve Kıbrıs sorunu, siyaset kurumunun laboratuvar incelemesi yapması gereken benzerlikleri olan önemli konularıdır. Siyasi coğrafyadaki pozisyonları, stratejik bölgelere olan mesafesi, yeraltı zenginliklerine yakınlığı, askeri stratejik pozisyonu ortak özellikleridir. Kıbrıs adasının mevcut iki siyasi alanlı hali belki de ada için en doğru yönetim şeklidir. Aklı karışmış bir lider Kıbrıs adası ve Ortadoğu’daki menfaati için; Kıbrıs adasının gerçek sahibi Türkleri azınlık, barış ve huzurun garantisi Türk ordusuna da işgalci diyebilir. Onun için Kıbrıs müzakere heyeti ve siyaset kurumu devlet aklıyla siyaset yapmalı, bu ve buna benzer orta oyunlara mahal vermemelidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...