Ana içeriğe atla

188- Yeşil Ada’da Kara Para 22.08.2019, Milliyet Gazetesi

Rum Lider Nicos Anastasiadis, geçtiğimiz günlerde Rum basını ve ülke gündemimizde kara para aklama iddiasıyla bir sürü habere manşet oldu. Tarif edildiğinde yeşil ve barış adası olan Kıbrıs adası, Rum Yönetim liderine atılan bu iddiayla yeşil adada kara para olarak anılacak gibi durmaktadır. Rum lider Anastasiadis’in 2013 yılında avukatlık yaptığı süreçte Rus milyarder Aleksander Abramov adına iki paravan tabela şirketi kurarak Panama ve Bahamalar’daki Virgin Adaları’nda açtıkları off-shore hesap ve tabela şirketleri üzerinden 4.6 milyar dolar akladığı öne sürülüyor. Hukuk önünde iddia kesinleşene kadar suçsuzluk karinesi geçerlidir. Fakat atılan iddia ve girilen ilişki yumağa hayli ilginçtir.

Mali Polis Gücü

Geçtiğimiz 2019 Mart ayında Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa Birliği (AB) ’nde mali suçları araştırmakla görevli bir polis gücü kurulması talebinde bulunmuştur. AB sınırları ve paydaşları arasında vergi skandalları sonrası mali suçları incelemek üzere kurulan özel komitenin raporu Strazburg’daki Genel Kurul oturumunda oylanmıştır. Oylama sonrası “Mali suçlarla mücadeleye yönelik tedbir ve tavsiyeler” içeren rapor 63’e karşı 505 oyla kabul edilmiştir. Raporda mali suç polisi kurulması talep edilmiş ve Birleşmiş Milletler (BM) yapısı içinde vergi konusunda da küresel bir yapı kurulması gibi önemli bir istek de dile getirilmiştir. Raporda Rum Yönetimi’nin yaşadığı kara para aklama konusuna ışık tutacak mahiyette bir cümle geçmektedir. O da ‘Belçika, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Macaristan, İrlanda, Hollanda, Lüksemburg ve Malta’nın vergi cenneti özelliği taşıdığı’ belirtilmiştir. Avrupa siyasi kurumlarının en üst düzeyinde hazırlanan bir rapor GKRY yönetimi için şaibeli bir durumun olduğunu belirtmiş ve ilgili cümlenin geçtiği rapor 505 oyla kabul görmüştür.

***

Günümüze ve siyasi yol haritamıza geri dönecek olursak şaibe ve ciddi ithamlar altında kalan Rum Yönetim lideri Nicos Anastasiadis’le Kıbrıs sorunu üzerine müzakere ve görüşmeler yapmak sürece ve Kıbrıs Türkü’ne ne sağlayacaktır? Rum siyaset kurumu ve muhalefet partileri Anastasiadis’le uğraşacakları açık ve nettir. Rum siyaseti hidrokarbon ve iç çekişmelerine yoğunlaşacağı bir süreçte çözüm ve federasyon adına bir yol alınmayacağı da ‘görünen köy kılavuz istemez’ misali ortadadır.

Bu bilgi ve güncel siyaset üzerine Kuzey Kıbrıs için çözümü özetlediğim geçmiş yazılarımda AB ekonomik batağına batmamış tertemiz ekonomisiyle KKTC coğrafyada siyaset yapan yapmak isteyen devletler için birer ortaktır demiştim. Rum Yönetimi AB ekonomik ve finans sistemine entegre olması ve kirlenmiş haliyle iç sorunları olan müzakere ve çözümden uzak bir yapıdadır. Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu çözüm ve tanınma stratejisini iletişime açık temiz devlet yapısını avantaja çevirerek kurmalıdır.

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...