Ana içeriğe atla

189- İstikrar, Güven ve Birlik 29.08.2019, Milliyet Gazetesi

Siyaset yapıcı ana aktör, büyük resimde rol almak ve siyasi coğrafyasında edilgen değil de etken olmak istiyorsa Cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrası gibi bir şef ve çok sayıda çalgının ortak müzik icra ettiği gibi yönetilmelidir. Siyaset, doğası gereği farklı kültür ve kimliklerin sahada uygulayıcı olduğu, aynı hedefe farklı kimlik ve renklerin ulaşmaya çalıştığı demokrasi ve evrensel hukuka inanmış bir organizmadır. Farklı renkler ve sesler tek bir amaç için ortak akıl ve mantıkla yönetildiğinde ortaya başarı, huzur, refah ve devamlılığı olan bir siyaset kurumu çıkmış olur.

***

Siyasi coğrafyamız yarım asırdır kan, göz yaşı ve istikrardan uzak bir düzeni kabul etmiş halde dünya siyasetinde zamanını beklemekte veyahut geçirmektedir. Doğu Akdeniz hidrokarbon yatakları son yıllarımızın ana tartışma ve üzerinde en az Kıbrıs sorunu kadar uzlaşılması gereken argümanıdır.

***

Garantör ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti 1980’li yıllardan itibaren bölücü terör örgütüyle iç güvenlik ve sınır ötesi harekatlarla mücadele etmektedir. Günümüzdeyse küresel ihanet şebekesi olan hain yapının psikolojik harekatları, politik ve ekonomik manipülasyonları ve son olarak da konvansiyonel saldırısıyla yüzleşerek 2. Cihan Harbi galip devletlerine cevap niteliğinde olan bir tokatla bu saldırıyı da bertaraf etmiştir. Türkiye’nin güney sınırlarında olası bir koridor devletin önüne geçmek ve ülke güvenliği için siyasi irade, terörle mücadele metodunu ülke sınırlarının dışına taşıyarak şer odaklarının oyunlarını bozmaktadır.

***

Siyasi coğrafyamız, Kuzey Kıbrıs’ın geleceğini etkileyecek, garantör ülkemiz Türkiye’nin birliğine, dirliğine zarar verecek ve görünür görünmez gladyo menşeili yapılanmaların oyun ve savaş sahası konumundadır. Şer ve nifak odaklarının ana hedefi bellidir. İstikrar ve devamlılığı Ortadoğu siyasetinde beden bulmuş hali Cumhuriyet Türkiye’sini zayıflatmak, etki alanını daraltmak, kurucu iradeden güç ve kuvvet alan yurt dışı Türklerini öksüz bırakmak ana hedeftir.

***

Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu içerisinde büyük fotoğrafı gören ve tehlikenin farkında olan hükümet vardır. Başbakan Ersin Tatar ve Dışişleri Bakanı Sayın Kudret Özersay oynanan oyunun ve tehlikenin farkındadır. Bu sebeple çözümsüzlük haline gelen federasyon modelli çözüm fikrinin çöktüğünü dile getirmektedirler. Başbakan Tatar’sa uzunca bir aradan sonra iki devlet bir millet mantığıyla garantör ülke Türkiye ile ilişkileri iyileştirmiştir. Türkiye’de il ziyaretleri yaparak sohbet toplantılarıyla Kıbrıs sorunu ve gelinen noktayı anlatmakta ve çözüm yollarını dile getirmektedir. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a resmi ziyarette bulunmuş ve akabinde Muş’ta Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü kutlamalarına katılmıştır.

***

Muş’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Okçular Vakfı’nın bu yılki kutlama programını KKTC’den başlatmasıyla Türkiye ile Kıbrıs Türkleri arasındaki dayanışmanın seviyesinin dost düşman herkese gösterildiğini söylemiştir. Kuzey Kıbrıs ve Türkiye ilişkileri dün olduğu gibi bugün de ‘istikrar, güven ve birlik’ üzerine inşa edilmiştir. Kıbrıs Türkü için çözüm ve Doğu Akdeniz enerji çanağından haklı olduğu payı almak tek bir orkestra şefiyle dış politikanın argüman ve enstrümanlarının ortak hedefe yönelmesiyle olacaktır. Rum siyaset kurumundan ve aktörlerinden veyahut okyanus ötesinden çözüm aramak beyhude bir arayıştır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...