Ana içeriğe atla

190- Penrose Üçgeni 05.09.2019, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs müzakere süreci, tekrar başlama düşüncesinin gündemde olduğu bir dönemdedir. Penrose üçgeni gibi üç köşede, üç farklı görüşle yaşama tutunmaya çalışmaktadır. Bu üçgenin bir köşesinde komşu siyasi liderlik ve kilisesi, diğer köşesinde Birleşmiş Milletler (BM) özel temsilciliği ve perde gerisi, diğer bir köşesindeyse Kıbrıs Türk müzakere heyeti ve federasyoncuları vardır. Mekik diplomasi metoduyla BM Genel Sekreterinin geçici özel danışmanı Jane Holl Lute liderlerle görüşmektedir. Hafta başı yapılan Lute görüşmeleri sonrası Rum liderliği olumlu açıklamalarla tekrar masada görüşme toplantısı yapma gayretindedir. Bu gayret somut bir sonuca gider mi bilinmez ama yeniden masanın kurulma isteğinin arkasında neler olduğu iyi hesaplanmalıdır. Kısa vadeli çözüm hayalinin kime siyasi rant, kime fayda sağlayacağı iyi analiz edilmelidir. Müzakere sürecinin yazılı kaynaklarını taradığımızda karşımıza defalarca güvenlik, garantiler, mülkiyet, siyasi eşitlik gibi anahtar sözcükler çıkmaktadır. Günümüzün popüler anahtar sözcüğüyse ‘referans şartlar’ olmuştur. Yarım asırlık Kıbrıs sorunu inişleri çıkışları, ha oldu ha olacakları, sonrası geldiği nokta referans şartlardır. Süslü cümle ve argümanları milletçe sevdiğimiz gibi müzakere üzerinde söylenen sözlerin süsü ne kadar fazlaysa önemi de o kadar artar mantığıyla hareket etmekteyiz.

***

Gelelim Penrose üçgenine. 1930’lu yıllarda İsveçli sanatçı Oscar Reutersvaed tarafından keşfedilen ‘imkânsız cisim’lerden biridir üçgen. 1950’lerde matematikçi Roger Penrose tarafından yeniden keşfedilerek popüler hale gelmiştir. Penrose bu üçgeni ‘imkansızlığın en saf formu’ olarak tanımlamıştır. Soyut olarak var olan bu üçgen somut olarak imkansızdır. İmkansızlığı da her bir kenarı oluşturan prizmasının, ikili ikili olacak şekilde birbiriyle 90 derecelik açılarda kesişiyor olmasıdır. Bu şekilde bir üçgen yaratmak geometrik olarak Öklidyen uzayda ve 3 boyut içerisinde imkansızdır. İllüzyon sayesinde var hissiyatıyla olabilir. Penrose üçgeni videolarında üçgen üzerinde ilerleyen top izlenecek olunursa ‘aslında böyle bir üçgen somut olarak mümkündür’ izlenimine kapılmaktasınız. Bu yanılgıya kafa yorduğunuzda göz yanılması mı, illüzyon mu, yoksa gerçek mi fikri arasında başınız ağrıyana kadar düşünebilirsiniz.

***

Penrose üçgeninden yola çıktığımız müzakere sürecini ve üçgen üzerindeki topu da federasyon modelli çözüm olarak görürsek, çözüme olan yakınlık illüzyon mu yoksa gerçek mi arasında bir 50 yıl daha federasyon üzerine geçer gider. İlk keşfeden Oscar’ın dediği ‘imkânsız cisim’ veyahut Penrose’nin ‘imkansızlığın en saf formu’ tanımlaması federasyon ve federasyon üzerine çözüm aramak fikrini özetleyen iki cümledir.

***

Siyasi coğrafyamız duygusal bağdan uzak, analitik zekanın işlediği, makyevelist siyaset ve politikaların yol kat ettiği kıldan ince kılıçtan kesin bir mevzidir. Kıbrıs Türkleri konvansiyonel olmayan bir psikolojik harbin içinde yaşamaktadırlar. Çözüm ise sürece ve şartlara gerçeklikle bakmakla mümkündür. Kıbrıs Türkü için Cumhurbaşkanlığı seçimine gidilen zaman diliminde referans şartlar sahneye konan oyunun son perdesidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...