Ana içeriğe atla

198- Adil ve Kalıcı Bir Çözüm 31.10.2019, Milliyet Gazetesi

Siyasi coğrafyamız sinema filmlerinin arayıp da bulamadığı kadar heyecan ve aksiyon dolu filmlerin gerçek yaşamdaki platosudur. Uluslararası diplomasi ve müzakereler adına tarihe girmiş konu ve zirveler, Hollywood yapımı terör örgütleri ve liderlerinin kan ve gözyaşı içerin film gibi eylemleri, vatansever kahramanların toprak ve milleti için yaşayarak tarih yazdığı kahramanlıkları, bölümler ve sahneler say say bitmez. Geçtiğimiz 100 yılı gözlerimiz kapalı bir halde düşünecek olursak korku dolu anlardan göğsümüzün kabardığı anlara kadar anılar ve tarihler düşünce dünyamızdan akar gider. İbn-i Haldun’un “Coğrafya kaderdir.” mantığını benimsediğimizden olsa gerek, hiç dert tasa etmeden ’kötü de iyi de Allah’tan’ diyerek yaşayan asil bir milletiz. Bazı zaman dilimlerinde aynı duygu ve düşünceleri yaşadığımız halde kendimizi ideolojik bakıştan arındıramadığımız için yanlış ifade etmekte ve yanlış anlaşılmaktayız. Kıbrıs Sorunu, Türkiye ile olan ilişkiler ve Kıbrıs Türkü için çözümü mantık ve akıl üzerine inşa edilen duygusal bağdan arınmış fikir birlikteliğiyle ifade etmeliyiz. 

 

Büyükelçi Başçeri

Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Ali Murat Başçeri hafta başı yaptığı açıklamasında son günlerde yanlış ve talihsiz ifadelerin siyasi argümanı haline gelen 1974 Mutlu Barış Harekâtı ve güncel müzakere sürecine ışık olacak açıklamalarda bulunmuştur. Sayın Başçeri, 1974 Barış Harekâtı için Cumhuriyet tarihinin en önemli sınavlarından biri olduğunu, Kıbrıs Türk halkının her şeyden önce can güvenliğini sağlamak ve adanın asli unsuru olmaktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini teminat altına almak için gerçekleştirdiğini ifade ederek “Aynı çabayı adada adil ve kalıcı bir çözüm bulunana dek göstermeye devam edeceğiz. Bu yolda, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizle aramızdaki sarsılmaz ülkü ve gönül birliğini bozabileceğini düşünenler hayal kırıklığına uğrayacaklardır.” şeklinde net bir açıklama yapmıştır. Açıklaması siyaset kavramının üstünde devlet adamı, fikir ve düşüncesini ifade eden netliktedir. Kıbrıs Türkü’nün haklı mücadelesi iç siyasette malzeme edilemeyecek önemde bir konu ve süreçtir. 

 

Sibel Siber 

Cumhuriyet Meclisi eski Başkanı Sibel Siber de katıldığı televizyon programında müzakere süreci ekseninde devam eden sorunlar yumağını farklı bir bakış ve öneriyle yorumlamıştır. Sayın Siber “Bu ülkenin bir Cumhurbaşkanı’na ihtiyacı var, müzakereciyi Meclis de seçebilir.” şeklinde net bir beyanı olmuştur. Açıklamasının devamında “Toplumun derdi federasyon değil, çözümdür.” diyerek bir nevi Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve federasyoncu müzakere heyetine federasyon ısrarı çözümü öteliyor demiştir. Sayın Siber’in eleştirisi haklı ve yerindedir. Kıbrıs Türkü adına müzakere yürüten Cumhurbaşkanı Akıncı ve ekibi ‘federasyon’ tanımı üzerine kurulan görüşmelerin etrafında dönüp durmaktadır. Akıncı dönemi müzakereler Kıbrıs Türkü’ne çözüm adına yok hükmündedir. Belki de Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi son görüşme olacak olan Berlin görüşmesi öncesi Meclis iradesinin ortaya çıkması fikrini savunan Sayın Siber’in tespiti haklı ve yerindedir. Süreçte çözüm adına yol alınmak isteniyorsa görev ve sorumluluklar tekrardan tanımlanmalı ve erkler sınırlarını iyi kavramalıdır. Belirsizlik ve çözümsüzlük bir yarım asrın daha başlaması demektir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

125- Kuzey Kore ve ABD 14.06.2018, Milliyet Gazetesi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nde uluslararası ilişkiler-dış politika çalışan çevrelerin ve yayın kuruluşlarının ana gündemlerine konu olan üç ülke vardır: Rusya, İran ve Kuzey Kore. ABD’nin ‘ulusal güvenlik’ bağlamındaki dış politika yaklaşımının korkulu rüyası bu üç ülkedir. Üçünden gelebilecek nükleer saldırı tehdidi, ekonomik veya kültürel açıdan gelebilecek ve gelen reel saldırılardan daha önemlidir. ABD yapımı filmlerin ana konusu bu üç ülkedir. Hal böyle olunca geçtiğimiz aylarda “ABD ve Kuzey Kore Savaşın Eşiğinde” başlığıyla farklı yaklaşım ve bakış açılarıyla bolca haber olmuşlardır. ABD Başkanı Trump’ın aykırı devlet yönetme şeklide göz önüne alındığında eli kulağında ‘ABD, Kuzey Kore’yi vurur’ yaklaşımı yerini Trump ve Kim’in anlaşmasına bırakmıştır. İki lider geçtiğimiz salı günü Türkiye saatiyle 08:30 sularında Singapur’da bir ilk niteliğindeki görüşmelerinin ardından ortak bir metne imza atmışlardır. Trump anlaşma için “Çok kritik bir problemi çözmeye başladık. Anlaş...