Ana içeriğe atla

202- Berlin Duvarı 28.11.2019, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs sorunu ve müzakere aşamasında Ulaş Barış’ın heyecanıyla beklenen gün 25 Kasım Berlin görüşmeleri geldi geçti. Cumhurbaşkanı Akıncı dönemi olarak tanımlayabileceğimiz müzakereler her defasında yer ve mana bakımından diğerlerinden farklıdır. Kıbrıs Müzakere tarihi kaleme alındığında yer-mekân öneminden dolayı gizemli ve anlamlı müzakere ve zirveler Akıncı dönemindedir. Avrupa kıtasında bir sürü başkent olmasına rağmen Berlin’in seçilmesi de Kıbrıs için önemlidir. Doğu-Batı Almanya kavramını ortaya koyan Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla dili, dini, kültürü ve sosyal yaşamı ortak olan Alman halkı birleşmiştir. İnsanlık ve barış adına Berlin Duvarı’nın yıkılması doğru bir eylemdir. Berlin Duvarı’nı Kıbrıs’a uyarladığımızda duvar niteliğinde BM Barış Gücü Kıbrıs adasındaki kuzey ve güneyi ayıran duvardır. Kıbrıs’ta ise iki farklı dil, iki farklı millet, iki farklı kültür vardır. Aynı milletlerin ülke iç sorunları yüzünden birbirine kıydığı siyasi coğrafyada Kıbrıs’ta birleşme ne kadar doğru olur. Federasyon modelli çözüm fikri Türksüz Kıbrıs fikrine hizmet değil midir?

 

Berlin öncesi Akıncı

Yazılarımın öznesi Mustafa Akıncı’dır. Cumhurbaşkanı olması, müzakere sürecini yönetmesi, federasyon modelli çözümü akranı Anastasiadis’in olumsuzluklarına rağmen savunması yazılarımın öznesi olmasına yetmektedir. Sayın Akıncı iyi bir dava adamıdır. Ulaş Barış’taki heyecan harici Kıbrıs Türkü’nde federasyon modelli çözüme karşı olmayan heyecanla bile inanarak yılmadan yoluna federasyon fikrine devam etmektedir. Peki Sayın Akıncı Berlin’e gitmeden önce ne demiştir: “Açık bir gündemle, yol haritasını birlikte çizmek için gidiyoruz. Hangi noktada olduğumuzu tespit edip bundan sonra neler yapılabileceğini görüşeceğiz. Eldeki birikmiş malzeme yol göstericidir. Ucu açık süreçler artık geçmişe aittir. Sonuç odaklı, iyi planlanmış süreç gerekiyor. İşbirliği ve diyalog lazım. Gutterres'in ilgisi çok önemli. Bu inisiyatifi, gelecek nesiller için en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekiyor.” şeklinde real politik kurallarla hareket eden ihtiyatlı iyimser bir söylemdir.

 

Antonio Gutterres

BM Genel Sekreteri Gutterres üçlü yemek sonrası açıklamasında iki bölgeli, iki toplumlu siyasi eşitliğe dayalı federasyon konusunda Kıbrıslı liderlerin kararlılığının sürdüğünü ifade ederek iki tarafın da en kısa zamanda çözüm odaklı bir bağlamda müzakerelerin devam etmesi konusunda anlaşmaya vardığını ifade etti. Gutterres, gayri resmi 5+1 toplantı için çalışmayı taahhüt ettiğini de ifade etti. Garantör ülkelerinde katılım göstererek bir toplantı yapacağını dilek ve temenniler şeklinde dile getirdi. Sonuç Genel Sekreter dünya siyasi yapısını, Ortadoğu iç savaş ve krizlerini, Doğu Akdeniz enerji politikalarını göz önüne alarak 5’li için bir çalışma yapacak.

Mustafa Akıcı

Berlin yemeği sonrası Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, açıklamasında “Şu anda içinde bulunduğumuz nokta olumlu bir nokta, vardığımız nokta olumlu bir nokta” demiştir, devamında Sayın Akıncı, rayından çıkan Kıbrıs sorununa çözüm arayışının Berlin'deki toplantıda BM Genel Sekreteri'nin açıklamasıyla doğru raya yeniden yerleştirildiğini, şimdi önemli olanın çözüm istasyonuna doğru yol alınması olduğunu söyledi. Umutlar güzeldir. 2020 çıkmadan 5’li konferans yapılacağını Cumhurbaşkanı Akıncı ifade etti. Ulaş Barış’ın heyecanıyla federasyon modelli çözümsüzlük fikri devam edecektir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...