Ana içeriğe atla

203- Yeni Şeyler 05.12.2019, Milliyet Gazetesi

Her gün bir yerden göçmek ne iyi,

Her gün bir yere konmak ne güzel,

Bulanmadan, donmadan akmak, ne hoş!

Dünle beraber gitti cancağzım,

Ne kadar söz varsa düne ait

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım...

Yukarıdaki dizelerin sahibi, 30 Eylül 1207’de dünyaya gelip 17 Aralık 1273’te 66 yaşında hayatını kaybetmiş Mevlânâ Celâleddîn-î Rûmî’ye aittir. 13. yüzyıldan günümüze kadar önemini korumuş, gelecek nesillere de önemini koruyarak devam edecek Müslüman, fâkif, âlim, ilahiyatçı ve Sufi mutasavvuftır. Mevlânâ konunun özü ‘yeni şeyler’ dizelerinde ‘yeni yerlerden geçmek, zamanın içinden sabit kalmadan akmak gerek’ demiştir. Zamanın içinde akmak sabit kalmamak, ideolojik siyasetin derin karanlık dehlizinde yer edinmeden aydınlığı doğru çıkmak ilerlemek lazım fikriyle de örtüşmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Londra ziyareti öncesi basın açıklamasında, NATO’nun öneminin günümüzde korunduğunu, lakin günümüze uygun bir şekilde NATO sisteminin revize edilmesi gerektiğini, dost/düşman ve görev tanımlarının yeniden zamana uygun yapılması gerektiğini vurguladı. Sayın Erdoğan’ın ifade etmek istediği, geçmişin güvenlik şemsiyesi altında kurulmuş olabilir fakat geçmiş geçmişte kalmıştır. Biz günümüze uygun bir şekilde mevcut sistemi yenileyerek geleceğe taşımalıyız demiştir. Statüko korunursa muhatap olduğu kişi, kurum, sistem ve sorun günümüz güncel siyasetinde sistem dışı kalır ve kendi olduğu yerde için için erir gider. Bireyin, siyasi sistemin, devletlerin ve siyasal sorunların statüko olarak değerlendirilen olmazsa olmazları vardır. Olmazsa olmazlar olguyu var eden öznelerdir. Fakat genel güncel siyasette bu değişimden uzak fikir sistemi, bireye ve konuya kazanç yerine kayıptır. Bunun için de geleceğe gidebilmek ve siyasal sistemde rol alabilmek için yeni şeyler söylemek lazımdır.

Federasyon ve Akıncı

Doğu Akdeniz siyaset kurumunda ve Kıbrıs siyasetinde gizli özne olarak varlık gösteren olgu ve siyasi kimlikte Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’dır. Sayın Akıncı federasyon ve birleşme fikrinde aradığı çözüm yüzünden gizli özne olarak var ve yok arasındadır. Seçildiği andan itibaren yürüttüğü müzakerelerde ‘federasyon’ ısrarı Akıncı’ya ve Kıbrıs Türkü’ne bir fayda sağlamamıştır. Ersin Tatar hükümeti kurulduğu andan itibaren ürettiği yeni söylemler ‘Kapalı Maraş - Doğu Akdeniz’ ve Türkiye ilişkileri güncel siyasette kendilerinin rol almasını sağlamıştır. Kıbrıs adasında ve Doğu Akdeniz’de siyaset üreten, yeni alanlar açacak olan kimliklere başta Cumhurbaşkanlığı ve siyasi düşüncesini inşa eden ideologlarına ‘Şimdi yeni şeyler söylemek lazım cancağızım.’ diyelim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...