Ana içeriğe atla

205- Ezberler Bozuldu! 19.12.2019, Milliyet Gazetesi

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta Cumhuriyet Türkiye’sinin stratejik hamleleri ezberleri bozdu. İçerideki işbirlikçi ve duygusal zekayla milli hassasiyetten yoksun güruhların hesapları alt üst oldu. Kıbrıs adasındaki federasyoncuların planları iptal, hayalleri kâbus ve ezberleri bozuldu. Devlet ve millet aklıyla hareket eden Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ve Ersin Tatar hükümeti hidrokarbon hamleleri, Libya mutabakatı ve Geçitkale Havaalanının İHA ve SİHA’lara açılmasıyla Doğu Akdeniz’de kartlar tekrardan karıldı.

***

Hafta başı sabah saatlerinde Türkiye Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri’nin kullanımındaki İHA Kuzey Kıbrıs semalarında Kıbrıs Türkü’nü selamlayarak yeni evi Geçitkale Havaalanına iniş yaptı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti iki devlet bir millet mantığıyla devlet aklı millet menfaati siyasetini Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta başarıyla yürütmektedir. Bu başarının gözle görünür, elle tutulur örnekleri Geçitkale Havaalanı ve hidrokarbon arama faaliyetleridir. Kıbrıs Sorunu ve müzakere üzerine yazdığım yazıların temasında tanınmamanın ve coğrafyadaki pozisyonunun Kıbrıs Türkü’ne KKTC’nin tanınması adına büyük avantaj olduğunu defalarca yazmıştım. Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki sorunlu ülkelere yakınlığı, enerji yataklarını kontrol etmesi ve deniz ticareti için çok önemli olan Süveyş Kanalı’nı kontrol eden durumu çok önemlidir. Bizler içinde Kıbrıs Türkü’nün adada var olması, huzur ve güvenliği her şeyin üstünde olduğu için Kıbrıs adası hayati önemdedir.

 

Türk Dışişleri

 

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, hidrokarbon zenginliklerde KKTC ve Kıbrıs Türk halkının hakkı olduğu vurgusunu yapmaktadır. Bakan Çavuşoğlu “Eskiden bunları oturur, konuşur, kınardık ve sismik araştırma gemisi gönderirdik ama şimdi sondaj gemilerimizi göndererek orada da dengeleri değiştirdik.” diyerek dış politikamızın edilgen değil de etken olduğunu teyit etmiştir. Cumhuriyet Türkiyesi içinde bulunduğu durumu analitik zekâ ile analiz ederek devlet ve millet menfaatine çevirecek şekilde çalışmaktadır.

 

Deniz Üssü

 

Kıbrıs adası ve Kuzey Kıbrıs’ın huzur ve güvenliği, hidrokarbon yataklarının işletilmesi gibi önemli konularda KKTC ve Türkiye’nin varlığı hayati önemdedir. Türkiye; askeri ve diplomatik olarak var olduğu alanlarda diplomasi metoduyla huzur tesis edilmektedir. Deniz Kuvvetlerine ait İHA’nın Geçitkale Havaalanı’na konuşlanmasıyla Kıbrıs Türkleri’nin siyasi pozisyonu da güçlenmiştir. Bu olumlu gelişmeye ilave olarak Kıbrıs’ın güvenliği için Doğu Akdeniz’de faaliyet yapan Deniz Kuvvetlerine ait gemilerin kullanabileceği bir Deniz Üssü de KKTC’ye kurulması hayati önemdedir. Dosta güven, düşmana korku veren Türk Silahlı Kuvvetleri 1974 ve öncesi olduğu gibi Kıbrıs Türkü’nün çözüm bekleyen müzakere ve tanınma yolculuğuna da olumlu katkısı olacaktır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...