Ana içeriğe atla

214- Aşk ile Federasyon 20.02.2020, Milliyet Gazetesi

Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı geçtiğimiz günlerde Nisan seçimi için eşi Meral hanımefendiyle birlikte seçim kampanyası çerçevesinde Girne sahilde PR çalışmasını gerçekleştirdi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Bunca gürültünün ardından masmavi Akdeniz’in sesi iyi geldi… Evet, biz bu adaya aşk ile bağlıyız.” dedi. Mustafa Akıncı Kıbrıs adasına aşıktır. Bunda bir bahis yoktur. Fakat siyasi yönetim biçimi olarak Akıncı federasyon modelli çözüme de aşıktır.

***

Geçtiğimiz hafta sonu Kıbrıs sorununun önemli konularından birisi olan “Kapalı Maraş” için “Hukuki, Siyasi ve Ekonomik Yönleri ile Kapalı Maraş Açılımı” başlıklı yuvarlak masa toplantısı gerçekleşti. Toplantıya Türkiye’nin Kıbrıs işlerinden sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı Sayın Abdülhamit Gül ve ilgili bürokrat ve siyasetçiler katıldı. 1974’ten itibaren kapalı olan Maraş bölgesini Sayın Oktay ve ilgili hazirûn gezerek bölge hakkında yerinde tespitler yaptılar. Sayın Oktay “Tarihi bir günde, muhteşem bir bölgedeyiz. Kıbrıs'ta yarım asırdır barış arayışı içindeyiz. Bu muhteşem manzara bir hayalet şehre dönüşmüş durumda. İki toplumun kaybettiği bir ortamdayız. Türk milletinin bir özelliği vardır: Gittiği yere barış götürür. Maraş, Kıbrıs Türkü'nün toprağıdır. Artık Kapalı Maraş'ın 'kapalı'sını kaldırmak lazım.” demiştir. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Oktay’ın hitabı, konuya bakışı, Türk’e göre ve Türk menfaati yönünde milli ve doğru bir duruştur. Maraş için Sayın Oktay “Vakıf malları satılamaz, evrensel kuraldır. Arşiv elimizde. Ciddi bir çalışmamız var. Mülkle ilgili iddialar için ‘Taşınmaz Mal Komisyonu’ var. Burada değerlendirilir, karar verilir, böyle bir mekanizma mevcut.” demiştir. Bu beyanı açık bir şekilde Maraş bölgesinin Osmanlı Vakıfları’na ait olduğunun ve uluslararası hukukta Osmanlı Vakıf senetlerini tapu olarak gördüğünün ayan beyan açıklamasıdır. İşin özün Kapalı Maraş Kıbrıs Türkü’nün hakkı ve malıdır.

 

Akıncı Açıklaması

Kıbrıs Türkü’nün hak ve menfaati doğrultusunda gerçekleşen Maraş yuvarlak masa toplantısı neden Sayın Akıncı’yı rahatsız etmiştir. Cumhurbaşkanı Akıncı yaptığı açıklamada Maronit konusunu örnekleyerek “Zamanlama yanlıştır, yapılan açıklamalar tutarsızdır, arzulanan hedefe hizmet etmeyeceği de çok açıktır.” demiştir. Cumhurbaşkanlığı siyaset üstü bir makamdır. Seçim sürecinde olunsa bile Kıbrıs Türkü için çok önemli konulardan biri olan Kapalı Maraş gündemdeyken iç siyaset ve muhalefet anlayışını bırakarak, milli ve devlet aklını temsil eder nitelikte Kapalı Maraş’a katkı sunmalıdır. Kıbrıs Türkü için Cumhurbaşkanlığı makamı, siyasi ikbal ve federasyon hayali değildir. Anavatan Türkiye ile iyi ilişkiler yürüten, bölgenin şart ve koşullarına göre devlet ve millet aklıyla siyaset yürüten bir makamdır. Nisan seçimlerine kadar, başta Kıbrıs Sorunu ve Kapalı Maraş konusu, Türkiye ile olan ilişkiler Cumhurbaşkanı Akıncı için seçime malzeme olacak ana argümanlar olacağı aşikardır. Kıbrıs Türkü uzlaşı ve diplomasi yerine, çatışma ve gerilim siyasetini tercih eden federasyona aşık siyasi kimliklere sandıkta cevap vereceği de aşikardır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...