Ana içeriğe atla

216- Bahar Kalkanı Harekâtı 05.03.2020, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz yazılarımda birkaç defa Kıbrıs sorunu üzerine müzakere ve diplomasi yürüten Kıbrıs Türk siyaset kurumunun seçilmiş ve atanmışlarına, garantör ülkemiz Türkiye’nin Suriye nezdindeki diplomasi ve müzakerelerini örnek olarak vermiştim. Habil ile Kabil’in birbirine kıydığı bu güzel coğrafyada tutunmak, varlık göstermek, huzur ve barışı tesis etmek yeryüzündeki en zor diplomasi sahası olsa gerek. Türkiye güney sınırı, Suriye’nin kuzey bölgesinde Akdeniz’e kıyısı olması hayaliyle, coğrafyadaki huzur ve barışa zarar veren terör grupları uzunca bir süredir bahse konu alanda koridor bir uydu devlet için can alıp can vermektedirler. Cumhuriyet Türkiye’si sınırlarının hemen yanında olup biten vesayet savaşlarını dikkatle incelemiş, bölge insanının huzur ve sıhhati için sınırlarını açmıştır. Kaos ve kargaşanın hüküm sürdüğü coğrafyada bölge insanı ve milli güvenliği adına askerî harekâtlar yapmıştır. İnsan hak ve özgürlüklerini ön planda tutarak, askeri faaliyetleri sonrası bölge insanı için kamu hizmeti mahiyetinde hastane, bankacılık, eğitim öğretim faaliyetleriyle de dosta güven, düşmana korku veren kimliğiyle varlığını sürdürmektedir. Suriye iç savaşına bakışı ve müdahalesi, Suriye krizinin son bulması, dikta yönetimi Eset ve kabinesinin demokratik seçimlerle görevi Suriye halkına devretmesi içindir. Nitekim Cumhuriyet Türkiye’sinin terörle mücadele ve milli güvenliği için yaptığı “Fırat Kalkanı”, “Barış Pınarı”, “Zeytin Dalı” ve son olarak da “Bahar Kalkanı” askerî harekâtıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tüm birlikleriyle ‘etkin ve caydırıcı’ olarak tanımlanabilen harekât tarzıyla faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu askerî faaliyetlerini de başta Rusya olmak üzere uluslararası alanda yürüttüğü diplomasiyle de desteklemekte ve meşru zeminde yürütmektedir. Geçtiğimiz hafta Suriye rejim güçleri bölgede huzur ve barışın tesisi için görev yapan Mehmetçiklerimize hava saldırısı gerçekleştirmiş, 35 kahraman vatan evladımız şehit olmuştur. Sonrasında Türk Silahlı Kuvvetleri Bahar Kalkanı Harekatı’yla terör gruplarının temsilcileri ve Eset’e bağlı rejim güçlerine misliyle cevap vererek masumu korur bir tarzda operasyonlara başlamıştır. Diplomasi ve sahada etkin ve caydırıcı olarak görev yapan Türkiye dış politika yapıcıları ve askeri komuta kademesi siyasi iradenin tam desteğiyle bölge huzuru, milli güvenliği için faaliyet yapmaktadır. Başta da dediğim gibi kardeş kanının aktığı bu coğrafyada tutunmak ve var olmak çok zordur. Devlet ve millet aklıyla faaliyet yürütmek, ideolojiden arınmış siyaset kurumu milli güvenlik siyasetinde tek beden olmuştur.

 

Bir Kırılma Noktasındayız

Siyaset coğrafyamızda duygusal bağdan ziyade mantık, analitik, zekâ, barış ve huzur için plan yapılmalıdır. Kuzey Kıbrıs Başbakanı Cumhurbaşkanı adayı Sayın Ersin Tatar, coğrafyamızdaki yaşanan tehlikeleri ve gerilimlere atıfla “Bir kırılma noktasındayız. Ya Türkiye ile birlikte haklarımızı savunacak daha güzel, daha refah günlere doğru ilerleyeceğiz ya da başkalarının oyunlarına kanıp güvenliğimizden, özgürlüğümüzden olacağız.” demiştir. Sayın Tatar devlet adamına yakışır bir liderlikle süreci okumakta ve yönetmektedir. Kıbrıs müzakerelerinin son 4-5 yılı göz önüne alınarak gelinen nokta değerlendirmelidir. Türkiye’nin Suriye diplomasisi ve askeri harekatları Kıbrıs siyaset kurumu aktörlerine gelecek için öngörü olmalıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...