Ana içeriğe atla

221- Öncesi ve Sonrası 09.04.2020, Milliyet Gazetesi

İlköğretim yaşamımızdan itibaren tanıştığımız kısaltma M.Ö. (Milattan Önce) ve M.S. (Milattan Sonra) şeklindedir. Hz. İsa’nın doğumunun öncesi ve sonrası olarak tanımlanır. Hristiyan aleminin referans aldığı sıfır noktasıdır. Hz. İsa’dan önce ve sonra olarak da tanımlanır. İnsanlık tarihi için genel kabul görmüş bir tanım ve zaman dilimidir. Ondan öncesi ve sonrası diye tabir ettiğimiz insanlık için farklı birçok referans tarihleri vardır. Savaşlar, barışlar, bilimsel önemli buluşlar, atom bombasının bulunup kullanılması gibi bir sürü referans alabileceğimiz zaman ve olay vardır. Birey olarak da evlilik tarihimiz, çocuğumuzun doğumu, aile büyüklerimizin vefatı gibi değişik anlamlar yüklediğimiz bir sürü sıfır noktamız vardır.

***

Devletlerin ve çok uluslu şirketlerin de farklı anlamlar yükledikleri sıfır noktası, öncesi ve sonrası vardır. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) için 2. Cihan Harbine girmesine sebep olan 7 Aralık 1941 sabahı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri’nin ABD’nin Oahu adasında bulunan Pasifik Filosu ve Pearl Harbor askeri üslerine saldırması ABD için bir sıfır noktasıdır. Franklin D. Roosevelt “7 Aralık 1941 tarihi rezalet içerisinde yaşanılacak bir gün olacak. Amerika Birleşik Devletleri aniden ve kasıtlı bir şekilde Japon İmparatorluğu’nun deniz ve hava kuvvetleri tarafından saldırıya uğradı. Ordu ve donanmanın komutanı olarak güvenliğimiz için tüm önlemlerin alınması emrini verdim.” şeklinde tarihi bir konuşması vardır. ABD’nin yakın tarihimizin ikinci sıfır noktası da 11 Eylül Dünya Ticaret Merkezi saldırılarıdır. İnsanlık tarihi için savaşın olmadığı bir ortamda insanlığı travmaya sokan 9/11 olarak da anılan terör saldırısıdır. 9/11 sonrası ABD ve NATO savaş stratejileri üzerinde değişiklikler yapmış, NATO için yeni görev tanımlaması yüklenmiştir. Siyasi coğrafyamız ve Kafkaslar 11 Eylül öncesi ve sonrası farklı bir sürece girmiştir.

***

Avrupa siyasi tarihi ve insanlığını yakinen ilgilendiren öncesi ve sonrası olarak tanımlayabileceğimiz olaylar vardır: Roma Katolik Kilisesini reforma gitmeye zorlayan, Fransa’daki monarşinin devrilip, yerine cumhuriyetin kurulmasını sağlayan 1789-1799 tarihleri arasında vuku bulan Fransız Devrimi’dir. Devrim sonrası halk saray ve iktidarın kontrolünden çıkarak kendi yaşamının şekillenmesi adına öncesi ve sonrası diyebileceğimiz önemli bir olaydır.

***

Avrupa siyasi tarihinin bir önemli olayı da Berlin Duvarı’nın yıkılmasıdır. Berlin Duvarı Doğu Almanya ve Batı Almanya’yı birbirinden ayıran 13 Ağustos 1961 yılında Berlin’de yapımına başlanan 46 km uzunluğundaki duvardı. Aynı ülke aynı şehri ikiye ayıran ‘utanç duvarı’ Demokratik Almanya Cumhuriyeti’nin seyahat düzenlemesini değiştirdiğini açıklaması sonrası 9 Kasım 1989 akşamı doğu ve batı da yaşayan Almanlar tarafından yıkımına başlanmıştır. İnsanlık için Berlin Duvarı’nın yıkılması, ulusların arasında siyasi sınırların kalkması ve küreselleşmenin başlaması adına sıfır noktası kabul edilir.

***

Bizans İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet Han tarafından 6 Nisan’da başlayıp 29 Mayıs 1453’te tamamlanan fethi insanlık ve İslam dünyası için çok önemli, öncesi ve sonrasıdır.

 

Günümüz dünya siyaseti, para politikaları ve insanlığı için öncesi ve sonrası diyebileceğimiz Covid-19 korona virüs vakasıdır. Uzak Doğu’dan başlayıp, Amerika ve Avrupa’yı etkisi altına alan virüs, ekonomileri ve insanlığı kaos ortamına sürüklemiştir. İnsanlığın değer yargılarından tutun da önceliklerine kadar her şeyi değiştirecek bir olaydır. Bizler bu zor günlerde kural ve kaidelere uyarak kendimizi ve ailemizi korumalıyız. Sonrası belki de yeni dünya düzenine hoş geldin diyeceğiz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...