Ana içeriğe atla

232- Doğu Akdeniz’in paydaşları 25.06.2020, Milliyet Gazetesi

2000’li yıllar sonrası dünya siyasi gündemi Ortadoğu eksenli kaos ve gerilim üzerine inşa olmuştur. Geçtiğimiz haftaki yazımda Arap Baharı üzerine kaos ve gerilimin arttığını ve Doğu Akdeniz’e komşu paydaş ülkelerde siyasi kaos ve sokak çatışmalarının yaşandığını yazmıştım. Ortadoğu olarak tanımlanan siyasi coğrafya ve Doğu Akdeniz enerji ve enerji nakil hattı olması sebebiyle gerilimin merkezi konumuna gelmiştir.

***

Suriye iç savaşıyla birlikte Türkiye güney sınırı sıcak çatışmaların yaşandığı, insanlık için utanç vesikası olacak insan hak ve hürriyetlerinin gasp edildiği bir alana dönüşmüştür. Türkiye barış ve huzurun bölgedeki teminatı olarak güney sınırında barışın ve huzurun tesisi için askeri harekatlar yapmaktadır. Şam rejimi, kendi halkına ölüm ve zülüm üzerine kurduğu iktidarıyla yönetme girişimindedir. Suriye, iç savaşı ve Doğu Akdeniz’e komşu olmadığı halde Rusya-Şam üzerinden yürüttüğü diyalogla sıcak denizler olarak tanımladığı Akdeniz’e demir atmıştır. Doğu Akdeniz’deki hakimiyet savaşında Suriye kıyı şehirleri ve Rus donanması üzerinden “Ben de varım.” demektedir.

***

Gerçekte Doğu Akdeniz’e paydaş kıyısı olan ülkeler Güney Kıbrıs, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye, Suriye, Lübnan, İsrail, Filistin, Mısır ve Libya olarak sayabiliriz. Doğu Akdeniz’deki stratejik önemiyle Kıbrıs adası paydaş bütün ülkelerle ilişki kurabilecek önemli bir aktördür. Paydaş ülkelere yancı tabir edebileceğimiz ülkeler ve askeri varlıkları da malum bölgede varlık göstermektedirler. Bunlar Şam diplomasisi üzerinde Rusya ve İran, Mısır diyaloğu üzerinde Suudi Arabistan, Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın ticari ortakları Fransız petrol şirketleri ve askeri varlığı, Kıbrıs adasında yerleşik üsleri olan İngiltere vardır. Fransa’nın Charles de Gaulle uçak gemisi, İtalya ve İngiltere’nin 2, Kanada, İspanya, Belçika, Portekiz, Yunanistan ve Hollanda’nın birer savaş gemisi Doğu Akdeniz’de varlık göstermektedir.

***

Bunlara ilave olarak Doğu Akdeniz’e kıyı şeridi itibariyle en çok muhatap olan Türkiye uluslararası hukuktan kaynaklı haklarını kullanarak Kıbrıs Türkleri ve kendi varlığını devam ettirmektedir. Yukarıda saydığım Bermuda şeytan üçgenini andıran şer odaklarının yetki ve hak gaspına karşı Türkiye Libya’yla yaptığı anlaşmayla tüm oyunları bozmuştur. Türkiye Suriye, Doğu Akdeniz ve Libya’da insan hak ve özgürlüklerine gösterdiği hassasiyetlerle faaliyetlerini barış ve huzur için sürdürmektedir.

***

Doğu Akdeniz ve paydaşlarının siyasi krizleri ve sokak olayları şiddetini arttırarak günümüz siyasetinde devam edecektir. Garantör ülkemiz Türkiye’yle Kuzey Kıbrıs siyaset aklı coğrafyayı iyi okuyarak devlet ve millet menfaatinin çizgisinde faaliyetlerini sürdürmelidir. Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde iç siyasette sağduyu ve anlayışla hareket ederek şer odaklarının ekmeğine yağ sürmeden bölgedeki varlığını sürdürmelidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...